TATİL GELİYOR, DİKKAT

0

Ramazan'ın insanlara verdiği huzur iklimi, duyarlılıklara kattığı hassasiyet az da olsa yaşamaya devam ediyor. İster istemez az da olsa demek zorunda kalıyorum çünkü ramazan bile bazılarının kendisine çeki düzen vermesi için yeterli olamıyor.

Bir hafta geçti ramazandan ama bakıyoruz ki sokaktaki sıradan insanlardan tutun da göz önünde olan insanlara kadar bir umursamazlık söz konusu. Artık oruç tutmayanlar rahatlıkla açık alanlarda yiyip içiyorlar, bundan bir rahatsızlık da duymuyorlar. Ramazanı sadece aç kalmak olarak görerek her türlü fenalığa devam edenler de var ki o da ayrı bir vaka.

Son bir hafta yaşananlara bakarsak, Kemal Kılıçdaroğlu'nun teröristleri ziyaret ettiğini yüzü kızarmadan söylemesi hala gündemi meşgul ediyor. Ramazan ayında olmak, her gün şehit haberlerinin geliyor olması umurunda olmadan Kılıçdaroğlu'nun teröristleri ziyaret ettiğini söylemesi bugün şehit cenazelerinde yaşananların tek sebebidir. Durup da düşünmüyorlar ki biz teröre destek verdiğimiz için bu tepkiler var, biz sözümüzü ve tavrımızı değiştirelim. Hala aynı desteğe devam ediyorlar.

Bir de diploma meselesi var ki evlere şenlik. Cumhurbaşkanı'nın diploması sahte diyenler, üniversite mezunu değil diyenler bir ayak tutturdular, aynı türküyü söyleyip duruyorlar. Yapılan açıklamalara da kulak tıkamaya devam ediyorlar. Her işini sahte yollardan ve hile hurda ile yapanlar elbette hiçbir açıklamaya inanmayacak, kendilerine ezberletilen cümlelerle aynı nakaratı tekrarlayıp duracaklar. Bir yanda ülkeyi dünya lideri yapmak için içten ve dıştan gelen bütün tehlikelere karşı mücadele verenler var, öbür yanda diploma sahte mi gerçek mi diyerek boş bir mücadelenin tarafı olmaya devam eden aklını kiraya vermiş gruplar var. Allah zihin açıklığı versin demekten başka bir şey gelmiyor elden.

Ülke gündemi bu işlerle meşgulken; okulların son haftasına girdik. Bu karmaşadan çocukları uzak tutup çocukların tatili dopdolu geçirmeleri için geç kalmadan bir şeyler yapmak lazım. Büyük bir yangının tam da ortasındayız. Herkes öncelikle kendi çevresinden sorumludur.

Çocuklarımızı tatilde boş bırakmak, bırakalım da dinlensin demek onlara yapacağımız en büyük fenalıktır. Artık şehirlerin her köşesinde çocuklar için açılan yaz etkinlikleri var. Bunların içinde bizim önceliğimiz çocuklara manevi bir iklimi de sunan yaz kursları olmalı. Çocukların tam da yetişme çağlarında öğrenmesi gereken dini bilgileri alabilmeleri için yaz kurslarına bir göz atmak gerek.

Birçok vakıf, dernek, kuruluş yaz kursları düzenliyor. Bakıyoruz içeriklerine, Kuran derslerinden tutun da hadis derslerine, ilmihal çalışmalarından ilahi korolarına kadar birçok etkinlik var. Bunlar asıl olması gerekenler. Bunların yanında çocuklara kursları cazip hale getirecek faaliyetler de yok değil. Yüzme kursları, enstrüman dersleri, tiyatro çalışmaları, model uçak, futbol kursları gibi birçok aktivite de çocuklarımızı bekliyor.

Zaman geçince birçok şey için geç olacak ve "eyvah" diyeceğiz ister istemez. Bunun farkında olarak daha fazla geç olmadan fırsatları değerlendirmek gerek. Görüyoruz ki dinden ve imandan yoksun bir nesil yetişince ortaya yazımın başında bahsettiğim boş gündemlerle uğraşan bir güruh karşılayacak bizi. Ülke menfaatleri yerine kendi menfaatini gözeten, ülkesinin liderlerini takip etmek varken şeyhinin ağzının içine bakan akıl tutulması yaşayan gençler meşgul edecek gündemimizi.

Tatili fırsata çevirmek için bir an önce çocuklarımızı dopdolu bir tatil geçirecekleri alanlara adapte etmek gerek. Bizler yaz Kuran kurslarında Kuran öğrenmiş, bütün sureleri bu kurslarda ezberlemiş bir zamandan geliyoruz. Günümüzde daha zengin bir içerik var çocuklarımıza sunulan. Çocuktur, çocukluğunu yaşasın deyip çocukları bir yaz boyunca başıboş bırakmak, çocukların akıllarına sızacak birçok faydasız uğraş için zemin hazırlamış olacak.

Kuran ahlakıyla yetişen, peygamberi tanıyarak büyüyen bir nesil için üzerimize düşeni yapalım. Bu, bir anne ve babanın çocukları üzerindeki en asli görevlerinden biridir.