Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Genel Kurulu, çocuk suçlarının önlenmesi amacıyla hazırlanan kritik yasayı onayladı. Kamuoyu vicdanında derin yaralar açan Ahmet Minguzzi ve Atlas Çağlayan cinayetlerinin ardından hızlandırılan bu düzenleme ile çocuk suçlarında tamamen yeni bir döneme giriliyor. Yasa, özellikle çocuklarının bakım ve eğitim yükümlülüğünü ihlal eden ebeveynlere çok sert yaptırımlar getiriyor.
"Suça sürüklenen" yerine "Adli süreçteki çocuk" kavramı
Yeni yasanın getirdiği en dikkat çekici yapısal değişikliklerden biri hukuki terminolojide yaşandı. Bugüne kadar kullanılan ve doğrudan suç isnadı içererek çocuklar üzerinde önyargı oluşturduğu düşünülen "suça sürüklenen çocuk" kavramı tarihe karıştı. Düzenlemeyle birlikte, adli süreçlere dahil olan tüm küçükler yasa kapsamında artık sadece "adli süreçteki çocuk" ibaresiyle tanımlanacak.
Yaş gruplarına özel yeni ceza sistemleri
Düzenleme, 18 yaş altındaki çocukların ceza ve indirim mekanizmalarını baştan aşağı yeniliyor. 12 yaşını doldurmuş ancak 15 yaşını doldurmamış olup işlediği suçun hukuki anlamını kavrayamayan çocukların ceza sorumluluğu tamamen kaldırılırken, bu grup için yalnızca çocuklara özgü güvenlik tedbirleri uygulanacak. Ancak eyleminin bilincinde olan 12-15 yaş aralığındaki çocuklar için, ağırlaştırılmış müebbet gerektiren durumlarda on üç yıldan on sekiz yıla, müebbet hapis gerektiren durumlarda ise on yıldan on iki yıla kadar hapis cezası verilebilecek. Diğer suçlarda ise cezalar yarı oranında indirilerek her bir fiil için üst sınır dokuz yıl olarak belirlendi. Ayrıca hâkimlere, gerekli gördükleri takdirde bir üst grubun ceza rejimini uygulama konusunda takdir yetkisi tanındı.
15 ile 18 yaş grubu arasındaki adli süreçteki çocuklar için ise cezalar çok daha ağırlaştırıldı. Bu gruptaki faillerin ağırlaştırılmış müebbetlik suçlarında ceza on dokuz yıldan yirmi yedi yıla, müebbetlik suçlarında ise on beş yıldan on sekiz yıla kadar çıkabilecek. Özellikle kasten adam öldürme veya mağdurun bitkisel hayata girmesi, organ kaybı yaşaması gibi neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçlarında yaş indirimlerinin uygulanmayabilmesinin önü açıldı. Böylece bu yaş grubunun kasten cinayet ve ağır yaralama eylemlerinde doğrudan müebbet hapis cezası alabilmeleri hukuken mümkün kılındı.
Ebeveyn ihmaline 2 katına kadar ceza artırımı
Yeni düzenlemenin en çarpıcı ayaklarından birini ailelere yönelik ihmal yaptırımları oluşturuyor. Çocuğuna karşı bakım, eğitim ve destek olma yükümlülüğünü yerine getirmeyen ebeveynlere doğrudan üç aydan iki yıla kadar hapis cezası verilebilecek. Uyuşturucu kullanımı, sarhoşluk veya onur kırıcı tavırları nedeniyle çocuğun ahlak, güvenlik ve sağlığını tehlikeye atan anne ve babaların alacağı hapis cezasının sınırı ise bir yıldan üç yıla kadar çıkacak. Daha da önemlisi, ailenin bu yükümlülük ihlalleri sonucunda çocuk kasten öldürme veya ağırlaşmış yaralama suçu işlerse, hiçbir şikâyet şartı aranmaksızın ebeveyne verilecek yaptırımlar yarı oranından iki katına kadar artırılabilecek. Öte yandan, çocuk hakkında verilen koruyucu ve destekleyici tedbir kararlarına uymayan ebeveyn, vasi veya bakım sorumlularına üç günden on güne kadar tazyik hapsi uygulanacak.
Silahı ortada bırakana ve hamile eşi terk edene hapis
Yasada silah güvenliği ve aile içi hassasiyetlere dair de kritik maddeler yer alıyor. Kahramanmaraş'ta yaşanan ve çocukların ailelerine ait silahlarla suç işlediği vahim olayların tekrarını önlemek amacıyla, ateşli silahını dikkatsizce muhafaza edip çocuğunun eline geçmesine neden olan kişilere, fiil daha ağır bir suç oluşturmuyorsa, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası verilecek. Bunun yanı sıra, hamile eşini veya kendisinden gebe kalan resmi nikahlı olmayan kişiyi terk eden kişilere de altı aydan iki yıla kadar hapis yaptırımı getirildi.
Adalet Bakanlığı'ndan kararlılık mesajı
Yasanın TBMM'den geçmesinin ardından uygulamanın hedeflerine dair ilk resmi değerlendirme Adalet Bakanı Akın Gürlek'ten geldi. Sosyal medya hesabı üzerinden kamuoyuna seslenen Bakan Gürlek, yeni düzenleme sayesinde ağır suçlarda yaptırımların çok daha caydırıcı hale geldiğini vurguladı. Çocukların suç örgütleri tarafından kullanılmasına karşı yürütülen mücadelenin güçlendirildiğini belirten Gürlek, 15 yaşından küçük çocuklar için sosyal inceleme raporunun da artık zorunlu kılındığına dikkat çekerek, adaletin gereğinin büyük bir kararlılıkla yerine getirileceğinin altını çizdi.