Tebrik etmek lazım

Bir yandan Hürmüz’deki kavga yeniden başlarken diğer yandan kuzeydeki bela, yani Rusya-Ukrayna Savaşı iki tarafında hepten acımasızlaşmasıyla farklı bir boyuta geçmiş halde devam ediyor.

İki büyük yangının ortasında kalan Türkiye, yeni konjonktüre uygun şekilde bölgesinde daha aktif rol oynayacağı bir planın aktörü olmaya heveslense de ne yazık ki bu defa da önümüzü iktisadi gerçekliklerimiz kesiyor.

37 aydır uygulanan ekonomi planı çerçevesinde ülkenin iktisadi merkezine oturan yüksek faiz artık herkeste bıçakların kemiklere dayanmasına vesile olmuşken, bölgenin ve dünyanın değişen kaderine uyum sağlamak ve başat aktörlerden biri olmak açıkçası çok da mümkün değil. Çünkü bu tip döngülerde iktisadi güç en az askeri gücü kadar önemlidir.

Dışarda bölgemize yönelik planlarımızın peşinde koşarken içerde nakitin de piyasadan çekilmesiyle ortaya çıkan sonuç çok tutarsız. Piyasa can çekişiyor. Ücretliler ayrı, emekliler ayrı, evde oturan milyonlarca genç işsiz ayrı, öğrenciler ayrı sıkıntıda. Elbette başta sanayiciler olmak üzere iş verenlerin dertlerini de unutmamak lazım.

İlerleyen süreçte dövizin canımızı sıkacağın dair sinyallerde birer ikişer görünmeye başladı. Bence en kötüsü de bu. Cari açık rakamlarıyla net hata noksan rakamlarını toplayınca JP Morgan’ın son raporunda yaptığı döviz konulu uyarı gerçekten dikkate değer olmalı.

Ucuz döviz ve ucuz enerji üzerine tasarlanan ekonomi planının ucuz enerji tarafı çoktan bitti. Birileri hala 60 dolarlık petrol rüyaları görmeye devam ederken programın diğer ana direği olan döviz de kontrolden çıkma eşiğine gelmiş durumda.

Aslında her şey çok farklı olabilirdi. 37 ay bir ekonomi programının başarılı olması için fazla fazla yeterli bir süreçti. Fakat yüksek faiz üzerine kurulu olduğu için en baştan beri ifade ettiğim üzere program ölü doğdu. Bile isteye diriymiş gibi davranıldı. Sonucu da elbette hüsran oldu.

Yine de ülkemizi, vatandaşlarımızı ve iş dünyasını tebrik etmek lazım. Ekonomi tarihinde hatırlanacak ve hatta incelenecek derecede uzun bir süre bu kadar yüksek faize dayanmış Türkiye çapında tek bir ülke ekonomisini örnek göstermek bile mümkün değil…