Temizlik

İbra; kavramı herhangi bir olayda isnat edilen suçlamalardan temize çıkarmak demektir. Yani aklanmak... Bu temizlik deterjan ya da sabunla yapılan bir temizlik değildir elbette! Bu temizlik ahlaki bir temizlik yani manevi temizliktir. Kişinin üzerine atılı suçlardan uzak olması gerekir ki temizlenmiş olsun. Hırsız eve girer ve toplanan komşular ev sahibine başlarlar sorular sorup onu olayın sorumlusu olarak göstermeye çalışırlar. Zavallı ev sahibi neye uğradığını şaşırır ve komşularına hiddetle şunu sorar: “Yahu komşular insaf edin, hırsızın hiç mi suçu yok? Bütün suç benim mi?” Şimdi gelelim esas meseleye; esas mesele şu: Bir partinin genel başkanı delegelerinin oylarıyla seçilmesi yerine; iddia odur ki genel başkan adaylarından biri seçilebilmek için bu delegeleri deyim yerindeyse satın alıp lehinde oy kullandırması işi şaibeli hale getiriyor. Aynı partinin kazanamayan ve o ana kadar genel başkanlığını yapmış olan adayı bu şikenin farkına varıyor ve şikâyet ediyor. Bu şikâyet sonucu yapılan seçim iptal edilir ve dananın kuyruğu burada kopar. “Efendim, bu iptal kararı siyasete bir darbedir; bu iktidar partisinin bir müdahalesidir vs. İşte tam da burada yukarıdaki soruyu sorabiliriz: “Hırsızın hiç mi suçu yok? ” Sen delegeleri ayarla onlara çeşitli çıkarlar sağlayarak hukuksal suç işle ve suçtan ötürü görevden ol ve bu olayın altında mağduriyet ara! Bunun adı: “Öküzün altında buzağı aramaktır!” Şunu da unutmamalıyız ki Ateş olmayan yerden duman çıkmaz! “ Sen temizsen, suçun yoksa bütün dünya aleyhinde olsa eninde sonunda suçsuzluğun ortaya çıkar ve arınırsın!

İşin ilginç yönü iktidar partisiyle bir şekilde kavgalı olan ya da iktidarla alıp veremediği olan yazarçizer takımı köşe başlarında oturup söz konusu genel başkanı mağdur göstermek, haksızlığa uğradığını ileri sürerek akılları sıra adalet dağıtmaya; hak hukuk savunucusu olmaya gayret göstermeye çabalarken farkında olmadan adaletsizliği savunur duruma geliyorlar! İyi güzel de birinin mağduriyetini savunurken farkında olmadan diğerinin mağduriyetini göz ardı ediyorsunuz! “Merd-i Kıpti şecaat arz ederken; farkında olmadan sirkatin açığa çıkarır!” Bu genel başkan mağdur oluyor da diğeri vaktiyle mağdur olmamış mıydı? Bu olayda önemli olan sadece şimdiki genel başkan mı? Eski genel başkanın ki mağduriyet değil mi? Demek ki size dokununca önem kazanıyor. Siz o zaman da bu şaibeleri duyduğunuzda harekete geçseydiniz belki şimdiki çabanız değerli ve hatırı sayılır olurdu. Demek oluyor ki sizin amacınız görevine son verilen genel başkanın hakkını savunmaktan çok fırsattan istifade “Abalıya vurmaktır.” İktidarla alıp veremediğinizin intikamını böyle alıyorsunuz! Yani sizin amacınız; “Üzüm yemek değil; bağcıyı dövmektir.” Neyi, kimi savunduğunuzun farkında mısınız? Daha açık bir ifadeyle; birini savunurken diğerini mağdur ettiğinizin farkında mısınız?

Hem siz suçluysanız; başkasını kötülemek sizi paklamaz! Herkes kendinden sorumludur. Yani başkası kötüdür demekle sen iyi olmuyorsun! Başkasının aynı suçu işlemiş olması senin suçunu ortadan kaldırmaz ya da seni temize çıkarmaz; seni haklı yapmaz!

Suçu başkasına atmakla sen suçsuz ve değerli olmazsın! Başkalarını kötülemekle sen iyi olmazsın!