Terörün coğrafyası değişiyor. Suriye’de bitirilmesine az bir süre kaldı. Avrupa’da ise PKK şehirleri yakıp yıkarak Batılıları canından bezdiriyor. Kısa süre sonra bütün oklar Kandil’e yönelecek. PKK’nın İran uzantısı PJAK, rejime karşı isyancıların yanında. Buna rağmen İran, Türkiye ile işbirliğine yanaşmıyor. Suriye’de de PKK/YPG’ye kamikaze dronlar veriyor.
Son günlerde baş kaldıran gruplardan biri Barzani Aşireti oldu. Meğer Türkiye’nin yanında gibi gözükerek alttan alta PKK eliyle Suriye’yi sömürmüşler. YPG’nin çıkardığı ham petrolün varilini 5 – 10 dolara alan Barzaniler, işleyerek 50 – 60 dolardan satmış. Aynı teklifi Şara’ya da yapıp red cevabı aldılar. Suriye tahılını da PKK’dan yok pahasına alıp makarna üretmişler.
Ahmet Şara’nın yönettiği operasyon Suriye ve Irak’ta taşları yerinden oynattı. Kandil baronlarının uzlaşmadan yana olmadıkları bir kez daha tescillendi. PKK ve Barzani, Irak’ta Şii Maliki’nin yeniden başbakan olması için çalışıyor. Ancak ABD, Irak ve Barzani’yi bu konuda sert bir dille uyardı. Irak’ta Şii taassubuna sahip İran kopyası bir yönetim istemiyorlar.
***
Otuz yıldır terörü gözlemliyorum. 1994 yılı terörün zirvede olduğu bir yıldı. Nusaybin’e gitmek üzere minibüse bindiğimde herkesin gözü üzerimdeydi. “Gazeteci” olduğumu açıklayınca, yanımdaki delikanlı sordu: “Korkmuyor musun, Nusaybin’e gidip dönmemek de var!” Kimden korkacağım, diye sordum. “PeKeKe veya Hizbullah” diye cevap verdi.
“Olağanüstü hal” vardı ama bölgede terör örgütlerinin sözü geçiyordu. Minibüs yola çıkınca sohbete başladık. Aşiret olarak PKK’yı destekliyorlarmış ama bir ay önce taraf değiştirmişler. Sebebi, köyden çıkan bir minibüsün mayına basarak havaya uçmasıymış. Araştırmışlar, mayını PKK’nın döşediğini öğrenmişler. “Şimdi devletin yayındayız, korucu olduk” dedi.
Koruculuk sistem şimdi “Güvenlik Korucusu”na dönüştü. Buna ihtiyaç da var. Devlet her an, her dakika herkesi koruyamaz ama temel bir eğitim aldıktan sonra teröre karşı herkes köyünü, ailesini koruyabilir. Koruyor da… Şimdi Kürt halkı silahlı, PKK silahsız olacak. PKK, Esed rejimi, ABD ve Avrupa’nın akıttığı paralarla yarım asır Türkiye’ye kana buladı, nefesini kesti.
***
Herkesin oturup kalkıp, Türk askerini sokmadan Suriye’de YPG terörünü bitirdiği için Cumhurbaşkanı Erdoğan’a dua etmesi lazım. Kaldı İran’da PJAK, Avrupa’da yüzlerce vakıf ve dernek. Batılılar da PKK’yı temizleyecek, çünkü Türk gücüne ihtiyaçları var. Türkiye artık elini uzattığı her ülkede taşları yerinden oynatıyor. Son olarak Sudan terörden temizlendi.
Şimdi Basra Körfezi ve İran’da ateş yükseldi. Yayılmacı bir politika ile Yemen, Lübnan ve Suriye’deki milislere oluk oluk para akıtan İran şimdi perişan durumda. Şehirlerinde su yok, halk fakirlikten kırılıyor. Hamaney’in yanlış politikaları hem bölgeyi hem ükeyi perişan etti. Şimdi ABD’nin ağır baskısı ile karşı karşıyalar. Ya anlaşacaklar, ya İran daha da karışacak!
Batının amacı Türkiye’nin de içinde bulunduğu bölgeyi bir terör bataklığına çevirerek Orta Doğu’daki tüm ülkeleri küçük parçalara bölüp sömürmeye devam etmekti. Ama başlarına bir Trump belası çıktı, birbirlerine düştüler. O ne istiyorsa veriyorlar. Önce Venezulea, sonra Görönland, sırada İran var. Bir tek Suriye’de sözleri geçmedi, çünkü önlerine Türkiye çıktı.