Google'ın yapay zeka moduna böyle diyorlar şimdilerde:
Trafik katili!
Haksız da değiller, çünkü arama motorlarından web sitelerine gelen okur trafiğini bıçak gibi kesti.
Bilhassa haber siteleri bu duruma çok öfkeli.
Google'a dayatmacı diyen mi dersin gazeteciliğe kurşun sıktı diyen mi...
Kusura bakmayın ama Google bu meselede ne dayatmacı ne de silahşör!
Elbette İsrail destekçisi bir firmayı savunmuyorum, fakat gerçeği söylemek gerekirse; işleri bu noktaya bizimkiler getirdi.
Bizimkiler derken, medya ve habercilik camiasından bahsediyorum.
Yıllardır kaliteli habercilik yapmak yerine SEO'ya asıldılar. İnterneti 'çöp içeriklerle' doldurdular.
**
Bilmeyenler için SEO'yu şöyle açıklayayım:
Hani sen Google'a bir şey yazıyorsun, sonra karşına çıkan sitelerden birine tıklıyorsun, o site de küçücük bir bilgi için sana 20 sayfa okutuyor ya; işte o SEO içerik.
Haber siteleri bunu Google'da üst sıralara çıkmak için yapıyor. Neticede kullanıcının karşısına ilk çıkan, en çok okuru çeker.
Tam da bu yüzden haber siteleri haberciliği bıraktı algoritmacı oldu. Editörler de içerik mühendisi...
Rekabet öyle tuhaf bir yere ulaştı ki, memleketteki en seküler gazetenin internet sitesi bile millete 'Surelerin mealini' okutmaya başladı. Fırsat buldukça İslam'a ve Müslümanlara kılıç sallayan gazetenin internet sitesinde 'En değerli Cuma mesajları' diye bir içerik var mesela.
Şaka gibi...
**
Google'dan sitelere okur aktıkça haberin de habercinin de kıymeti azaldı. Haliyle maaşlar da...
Maaşlar azalırken iş yükü arttı. Haftada 6 gün, günde en az 9 saat, yoğun tempoyla ekran başında, hatta çoğu sitede bayram - seyran dinlemeden...
Malum; bayramda bir fırınlar çalışır bir de medyacılar.
Sonuç:
Haberi koklamayı, yazmayı, takip etmeyi bilen o tecrübeli gazeteciler o güzel atlara binip çekip gittiler; basın danışmanı ya da PR'cı olmaya. Onlar gidince geride kalan gençleri yetiştirecek adam da kalmadı. Şimdi habercilikte kalite ortada. Bir duble yolun memlekete faydalarını anlatamaz oldu koca sektör.
Özetle; gazeteciliğe kurşunu bizzat sektörün kendi temsilcileri sıktı.
Bendeniz, sektörün temsilcilerine bugünlerin geleceğini çok önce söyledim. Kanıtım da aşağıda...
Yapay zeka çağında haberciliği akademik olarak incelediğim bu çalışmada SEO'culuğun sona yaklaştığını yazmakla kalmadım, sektörde temas ettiğim oyunculara bizzat anlattım. Gerçi çoğu inanmak istemedi ama netice ortada.
Hatta bu çağda medyayı, toplumu ve ulus devletleri bekleyen avantajları ve riskleri de belirttim. Risklere karşı olası çözümlere, dünyada denenmiş formüllere değindim.
**
Tüm bu araştırmalardan sonra diyorum ki; muhtemelen gazeteler için yarın bugünden daha zor olacak. Ama gazeteciler için değil...
Zira serbest gazeteciliğin altın çağı kapıda. Sosyal medya platformlarının gazetecilere ödediği ücretlere bakarak bunu şimdiden anlayabilirsiniz. Öyle görünüyor ki, ilerleyen dönemde gelir kaynakları sosyal medyayla sınırlı kalmayacak.
Üstelik okurlar da artık haber sitelerine girmek yerine gelişmeleri sosyal medyadan takip ediyor. Google AI'den önce gelişen bu durum zaten okur trafiğini düşürmeye başlamıştı.
Dolayısıyla; okurların haberleri sosyal medyadan takip etme isteği ve bağımsız gazeteciliğin cezbedici hale gelmesi bilhassa medya sektöründe 'kış mevsimi'ni başlatabilir.
**
Yine de medya şirketleri için bir ışık yok değil...
Bir müsibet bin nasihatten iyidir derler ya; Google'dan yedikleri darbe haber kuruluşlarına asıl işlerinin ne olduğunu hatırlatmak için iyi bir fırsat.
Özel içeriğin ve kalifiye habercinin kıymetini anlayanlar kendini toparlayabilir. Ayrıca haberi sunuş tarzı da, sosyal medyaya kayan ilgiyi yeniden web sitesine çekebilir. Sonuçta ne dediğin kadar nasıl dediğin de önemli...
Üstelik; medya kuruluşlarının toparlanması için sahip oldukları araçlar bunlarla sınırlı değil!
Son olarak; medyanın içine düştüğü durumun sebebi de, bu cendereden çıkışın reçetesi de şu cümlede saklı:
Marifet iltifata tabidir.