Amr bin Cümûh (r.a.) kimdir? Sahabelerin hayatı

Güncelleme: 06.05.2019 10:33

Sahabe, Efendimiz (SAV)'in yol arkadaşları sırdaşları olan ''sahabeler'' İslam'ın ilerlemesinde büyük rol oynamış ve İslam tarihinde de önemli yere sahip olan insanlardır. Günümüz Müslümanları onların hayatlarını, Allah ve resulüne olan taat ve bağlılıklarını örnek alarak yol çizmeye çalışırlar. Müslümanlar hatta Müslüman olmayanlar bile ''sahabeler''deki büyük aşkı ve bağlılığı araştırıp kendi inanışlarınca hayatlarında uygulamaya çalışmışlardır. Sahabelerin hayatları merak ediliyor. Ne yapmışlarda tarihe nam salmışlar günümüz Müslümanlarına ayna olmayı başarmışlar diye kaynak yayınlardan okuyup öğrenmeye çalışıyorlar. Peki bu sahabeler kimler? Sahabe nedir? Kimlere sahabe denir? Âmir bin Ebî Vakkas (r.a.) kimdir? Sorularının cevabı merak konusu oldu. Yeni başladığımız ve hayatlarını sizlere aktarmaya çalışacağımız bu seriyi okumayı, ömürleri büyük mücadelelerle geçmiş, sistemden beslenmeyip sistem değiştiren ''sahabeler''in şanlı hayatlarını beraber öğrenelim.

Sahabe, Efendimiz (SAV)'in yol arkadaşları sırdaşları olan ''sahabeler'' İslam'ın ilerlemesinde büyük rol oynamış ve İslam tarihinde de önemli yere sahip olan insanlardır. Günümüz Müslümanları onların hayatlarını, Allah ve resulüne olan taat ve bağlılıklarını örnek alarak yol çizmeye çalışırlar. Müslümanlar hatta Müslüman olmayanlar bile ''sahabeler''deki büyük aşkı ve bağlılığı araştırıp kendi inanışlarınca hayatlarında uygulamaya çalışmışlardır. Sahabelerin hayatları merak ediliyor. Ne yapmışlarda tarihe nam salmışlar günümüz Müslümanlarına ayna olmayı başarmışlar diye kaynak yayınlardan okuyup öğrenmeye çalışıyorlar. Peki bu sahabeler kimler? Sahabe nedir? Kimlere sahabe denir? Âmir bin Ebî Vakkas (r.a.) kimdir? Sorularının cevabı merak konusu oldu. Yeni başladığımız ve hayatlarını sizlere aktarmaya çalışacağımız bu seriyi okumayı, ömürleri büyük mücadelelerle geçmiş, sistemden beslenmeyip sistem değiştiren ''sahabeler''in şanlı hayatlarını beraber öğrenelim.

Sahabe nedir? Sahabenin tarifi

Sahabe, sahabî kelimesinin çoğuludur ve dostlar, arkadaşlar, beraber bulunanlar manalarına gelir. Aynı manada kullanılan ashab kelimesi ise, “sâhib” (dost, arkadaş) kelimesinin çoğuludur.

Sahabe, terim olarak Hazreti Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem’i, peygamberliği sırasında gören, Onunla konuşup görüşen, O’na iman eden ve müslüman olarak ölen kimselere verilen isimdir.

İslam âlimlerinin çoğu sahabeyi böyle tarif etmişlerdir. Buna göre sahabe olmak için;

Hazreti Peygamberle görüşmek,
Onunla sohbet etmek,
O’na iman etmek,
Müslüman olarak ölmek şarttır.

Sahabî olabilmenin ilk ve gerekli şartı Müslüman olmak olduğuna göre,  O’nu mü’min olarak görüp de sonradan dinden çıkan kimse (mürted), sahabî sayılmaz. Aynı şekilde kâfirken Hazreti Peygamber’i görüp o öldükten sonra müslüman olan kimse de sahabî olarak kabul edilmez.

İslamiyet’ten önce de Kâbe’ye hizmet kutsi bir vazife kabul edilirdi. Bu mukad­des vazifeyi Kureyş’in asil ailelerinden olan Hz. Abbas’ın ailesi yerine getirirdi. Kâbe’yi tamir eder, ziyaret edenlere su dağıtırlardı. Kâbe’ye hizmet, bu ailenin bir geleneğiydi.

Amr bin Cümûh (r.a.) kimdir? 

Medine’de İslam nuruyla şereflenenler günden güne çoğalıyordu. İkinci Akabe Biatı’ndan dönen Müslümanlar, şevkleri daha da artmış bir vaziyette İslam’ı teb­liğ etmeye ve halkayı günden güne genişletmeye devam ediyorlardı.

Biata katılmış olan genç Müslümanlardan birisi de Muâz bin Amr (r.a.) idi. Hazreç kabilesinin Benî Seleme koluna mensuptu. Kendisiyle birlikte, aynı ka­bileye mensup ve aralarında Muâz bin Cebel’in de bulunduğu birkaç genç daha vardı. Gece gündüz demeden, şevkle İslam’ı tebliğ için çalışıyorlardı. Sık sık bir araya geliyorlar, başkalarını hidayete erdirmek için yeni yeni planlar yapıyor­lar, sonra da o planları hemen tatbike koyuyorlardı. Muâz bin Amr’ın bütün ar­zusu, Benî Seleme’nin reisi olan babası Amr bin Cümûh’un Müslüman olmasıydı.

Amr, cömertliğiyle meşhur bir kimseydi. Kabilesi için bir puthane yaptırmış, oraya büyükçe bir put yerleştirmişti. “Menât” adını verdiği bu puthaneyle bizzat kendisi alakadar oluyor, temizlik ve bakım işlerini bizzat kendisi yapıyordu.

Muâz ve arkadaşları, Amr bin Cümûh’u İslam’a girmeye teşvik için, önce onu putlardan soğutmak gerektiğine inandılar ve şöyle bir plan tatbik etmeye karar verdiler:

Her akşam, el ayak çekildikten sonra gizlice puthaneye girerek, puta çeşitli şeyler yapacaklar ve kendisini korumaktan âciz olan bir putun, ona ta­panlara bir şey veremeyeceğini, Amr ve oraya devam edenlere anlatmış olacak­lardı.

Her akşam gizlice puthaneye giriyor, kâh putu yere deviriyor, kâh putun üze­rine bazı pislikler sürüyor, kâh bir tarafını kırıyorlardı. Sabahları puthaneye ge­len Amr da, putu temizliyor, kokular sürüyor, kızgın ve şaşkın vaziyette bu işi kimin yaptığını araştırmaya koyuluyordu. Ancak bir türlü bu işi kimin yaptığını tespit edemiyordu.

Neticede büyük putun boynuna bir kılıç asarak şöyle dedi:

“Eğer sende bir kuvvet varsa, bu kılıçla sana bu hakareti yapanlara karşı koyarsın.”

Gece vakti puthaneye gelen Muâz ve arkadaşları, üzerindeki kılıcı alıp, putu bir köpek leşiyle birlikte bağladılar, sürükleyerek götürüp, Benî Seleme kuyularından birisi­nin içine attılar.

Ertesi gün büyük putu yerinde göremeyen Amr, hemen aramaya koyuldu. Bu arada halk da kuyuda bulunan köpek leşinin kokusundan rahatsız olmuş, leşi çı­karmaya çalışıyorlardı. Amr kuyu kenarına vardığında bir de ne görsün? Büyük put, köpek leşiyle birlikte kuyudan çıkarılmış, ortada durmuyor mu! Amr bin Cümûh o esnada putlarda bir güç ve kudret bulunmadığına kanaat getirdi ve Müslüman oldu. Muâz ve arkadaşları­nın planı netice vermiş, Benî Seleme’nin reisi Müslüman olmuştu. Artık sevinçlerine diyecek yoktu.[1]

Amr bin Cümûh, başından geçen bu hadiseden sonra Müslüman oluşunu bir şiirle anlatmış ve kendisine hidayet bahşettiği için Cenâb-ı Hakk’a şükretmişti.

Amr bin Cümûh’un bir ayağı sakattı. Ama bütün kalbiyle Bedir Savaşı’na ka­tılmak istiyordu. Re­sû­lul­lah, sakat olması sebebiyle, ısrarına rağmen, Bedir’e katılmasına izin vermedi.

Aradan bir müddet geçti. Uhud hazırlıkları başlamıştı. Amr artık kesin karar­lıydı. Harbe mutlaka katılacaktı. Ancak kendisi gibi fedakâr ve kahraman birer Müslüman olan dört oğlu da onun harbe katılmasına müsaade etmiyorlardı. Amr, Re­sû­lul­lah’a gidip, oğullarını şikâyet etti:

“Yâ Re­sû­lal­lah! Oğullarım beni seninle Uhud’a göndermek istemiyorlar. Al­lah’a yemin ederim ki, bu topal ayağımla cennetin yolunda gitmek istiyo­rum!”

Resûl-i Ekrem, “Sana cihat farz değildir. Allah seni mazur kabul etmiştir.” dediyse de, Amr mutlaka Uhud’a katılmak istiyordu. Daha sonra Amr’ın çocuk­larını çağıran Re­sû­lul­lah onlara şöyle dedi:

“Ona mâni olmaya çalışmayın. Herhâlde Allah ona şehadet şerbetini içirecek.”[2]

Re­sû­lul­lah’a ısrarlı müracaatları neticesinde müsaadeyi alan Amr, sevinçle Uhud’a iştirak etti. Harp başladığında oğullarıyla birlikte düşmana öyle dehşetli hücumlar yapıyordu ki, görenler şaşkın vaziyette seyrediyorlardı. Bir zamanlar kavmine puthane yapan Amr bin Cümûh, şimdi Allah yolunda savaşıyor ve bütün ruh u canıyla şehit olmayı arzuluyordu. Düşmanın içlerine kadar dalıp epeyce zayiat verdikten sonra arzusuna nail oldu. İki oğlu da kendisiyle birlikte şehit olmuştu. Hz. Ömer (r.a.), Amr’ın ve oğullarının cesetlerini düşmanların arasından çıkarıp getirdi.

Onların şehit olduğunu öğrenen Re­sû­lul­lah şöyle müjde vermişti:

“Arar ve oğlulları şimdi cennete ayak basmıştır.”

Re­sû­lul­lah, Amr bin Cümûh’un oğullarıyla beraber aynı kabre defnedilmele­rini emretti.[3]Bu manzaradan, belki herkesten ziyade, Amr’ın oğlu Muâz hislenmişti. Bir zamanlar puthane yaptıran babasının hidayete gelmesi için gayretler gösteren Muâz, şimdi iki kardeşiyle birlikte onu şehit olarak görüyordu.

Allah hepsine rahmet eylesin!

[1]Üsdü’l-Gàbe, 4: 93-94.
[2]İsâbe, 4: 291.
[3]age., 4: 93-94; Tabakât, 3: 562.

Sahabe - Hazreti Ebubekir kimdir?

Sahabe - Hazreti Ömer kimdir?

Sahabe- Hazreti Osman kimdir?

Sahabe – Hazreti Ali kimdir?

Sahabe – Abdullah Bin Cübeyr kimdir?

Sahabe - Abbas bin Abdülmattalip

Sahabe- Ayyaş Bin Ebi Rabia kimdir?

Sahabe - Âsım bin Sâbit (r.a.) kimdir?

Sahabe- Âmir bin Füheyre (r.a.) kimdir?

Sahabe - Âmir bin Ebî Vakkas (r.a.) kimdir?

Sahabe - Amr bin Ümey­ye (r.a.) kimdir?

Sahabe - Amr bin Sâbit Uhayrim (r.a.) kimdir?

Salaten tüncina duası anlamı ve fazileti

Lut kavmi neden ve nasıl helak oldu?

Jennifer Aniston kimdir?

Kuş üzümünün bilinmeyen faydaları..
İŞKUR 53 bin işçi ve personel alımı başvuru şartları neler?

Kehf suresi ne anlatıyor?

Karadut pekmezi hangi hastalıklara iyi gelir?

Parapenin zararları nelerdir?