Ayetel Kürsi'nin okunuşu, manası ve faziletleri...

Güncelleme: 05.07.2020 17:12

Ayetel Kürsi Bakara suresinin 255. ayeti kerimesidir. Ayetel Kürsi'de Allah'ın kürsüsü anlatılmaktadır. Ayetlerin en faziletlisi olan Ayetel Kürsi'nin okunduğu yere şeytan giremez. İşte Ayetel Kürsi'nin okunuşu, manası ve faziletleri..

Ayetel Kürsi Bakara suresinin 255. ayeti kerimesidir. Ayetel Kürsi'de Allah'ın kürsüsü anlatılmaktadır. Ayetlerin en faziletlisi olan Ayetel Kürsi'nin okunduğu yere şeytan giremez. İşte Ayetel Kürsi'nin okunuşu, manası ve faziletleri..

Ayetel Kürsi’nin Sırları ve Faziletleri Nelerdir?

Bakara Suresi’nin 225. ayeti olan Ayet-el Kürsi aslında Ayet-ül Kürsi olarak adlandırılır. Kürsi Arapçada iki anlama gelmektedir:
1. Üzerine oturulacak eşya, taht, koltuk.
2. Güç, ilim, egemenlik ve sultan.

Allahu Teâlâ tarafından bize gönderilen bu ayetlerde Kur’anı Kerim’in kürsisi görevindedir. Yani diğer ayetlerin üzerine oturtulduğu ve bu ayetler ile göklerde ve yerde olan her şeyin kuşatıldığı anlamı çıkarılabilir. Ayrıca Fahreddin Razi, Hasan el-Basri gibi âlimler ise kürsi hakkında âlemi kuşatan arş ve arşı da kaplayan bir yapı şeklinde yorumlamışlardır. Allah’ın kudreti, Allah’ın ilmi ve Allah’ın yüceliği gibi yorumlarda yapılmıştır.

Hadislerde Ayetel Kürsi
Müslim, Ebu Davud ve İbn Hanbel’de geçen bir rivayete göre:

‘’Hz. Peygambere adamın biri gelerek Kur’an’ın en faziletli ayeti hangisidir? diye sordu. Resulullah (s.a.v.) ise şöyle buyurdu:

-Allahu la ilahe illa huve’l Hayyul Kayyum.’’

Buradaki ayetin bahsi geçen ayetlerin başında yer alması dikkat çekicidir. Ayrıca Tirmizi’den yapılan bir rivayete göre: ‘’Kur’an’ın en faziletli ayetinin Bakara Suresi’nde geçen Ayet-ül Kürsi olduğu ve bu ayetin okunduğu yerden şeytanın uzaklaştığı’’ bildirilmiştir. Yine Tirmizi’den bir rivayete göre Peygamberimiz ‘’Ayet-ül Kürsi Kur’an ayetlerinin şahıdır.’’ şeklinde buyurmuştur.

Ayetel Kürsi’nin Sebebi Nüzulü (İndiriliş Sebebi)
Medine’de inen Bakara Suresi’nin bir bölümü olan Ayet-el Kürsi ile ilgili kaynaklarda herhangi bir indiriliş sebebi yoktur. Ancak Bakara Suresi ile anlatılan Tevhid akidesini en güçlü şekilde ortaya koymasından dolayı oldukça büyük önemi vardır.

Ayet-el Kürsi’nin verdiği anlam açısından Allahu Teâlâ hakkında bilgiler verdiği gibi Allah’a ait isimlerin bulunmasından dolayı da âlimler tarafından güçlü bir dua olarak görülmüştür. Namazların sonunda ve gün içerisinde sürekli olarak okunan Ayet-el Kürsi okuyanlar için oldukça fazla faziletinin bulunmasından dolayı Müslümanların inançları arasında önemli bir yer edinmiştir.

Ayetel Kürsi Faziletleri Neler?
Okunması ile Allahu Teâla tarafından karşılıksız bırakılmayacak olan Ayetel Kürsi içerdiği anlamlar nedeniyle oldukça büyük sırlar içermektedir. Okuyana da dinleyene de faydaları olan Ayetel Kürsi’nin faziletlerini şöyle sıralayabiliriz:

♦Ayetel Kürsi okuyan kişi Allahu Teâlâ tarafından korumaya alınır ve şeytan bu kişiye yaklaşamaz.
♦ Allah’ın yüce isimlerinin bulunduğu bu ayetlerle dua edenin duası kabul olur.
♦ Geçmişten bu yana âlimler tarafından kalkan duası olarak bilinen Ayet-el Kürsi gün içerisinde 7 kere okunup etrafa üflendiğinde o kişiyi belalardan, musibetlerden koruduğu gibi korunmasını niyet ettiği diğer kişileri de kalkan içerisine alır.
♦ Kur’an ayetlerinin efendisi olduğu söylenen Ayet-el Kürsi okuyana sevap kazandırdığı gibi kalbindeki tevhid tohumunu da güçlendirir.
♦ Ayetel Kürsi okuyan kişi için meleklerin gökyüzünden inerek bu kişiyi koruyacağı ve günahlarını silip sevaplarını yazacağı söylenir.
♦ Namazlarından sonra okuyan kişi öldükten sonra cennete girer.
♦ Ayette geçen anlamdan dolayı okuyan kişinin kalbi Allah’ın azameti, kudreti ve celali ile dolar.
♦ Ayetel Kürsi okumaktan dolayı şeytan bu kişiden ve haneden uzaklaşır.
♦ Ayetel Kürsi okuyan kişinin gönlü huzura kavuşur, bu dünyada da öteki dünyada da yüksek makamlara kavuşur.
♦ 313 defa Ayet-el Kürsi okuyanın dileği neyse yerine gelir.
♦ Ayet-el Kürsi okuyan kişinin cesareti artar.
♦ Ayetel Kürsi okuyanın yüzü nurlanır ve etrafındaki kişilere sözü geçer.
♦ 313 Ayetel Kürsi’nin bereketlenmesi istenen yiyeceğe okunması sonucu yiyecek bereketlenir.
♦ Her gün Ayet-el Kürsi okuyan kişinin günahları bağışlanır.
♦ Ayetel Kürsi okuyan kişi Allah’ı zikretmiş olur.
♦ Ayetel Kürsi içerisinde Allahu Teâlâ’nın ilahi isimleri vardır. Bu isimlerle dua edenin duası kabul olunur.
♦ Ayetel Kürsi okuyan kişinin günlük işleri kolaylaşır.
♦ Bu ayeti okuyan kişi için Allah’ın hayır kapıları sonuna kadar açılır.
♦ İlim isteyene ilim verilir, rızık isteyene rızık verilir.
♦Ayetel Kürsi okuyarak bunu vefat eden kişiye bağışlamak kabir azabının hafiflemesini sağlar. Okuyan kişiye sevap yazıldığı gibi bu kişinin kalbi de genişletilir.
♦ Ayetel Kürsi okumak hafızayı güçlendirir. Anlayış gücünü artırır.
♦ Ayetel Kürsi okuyanın düşmanı olmaz, olan düşmanları da bu kişiye zarar veremez.
♦Yolda kalmışlar okursa fayda bulur, derdi olanlar okuduğunda bu derdinden kurtulur.
♦ Deliler ve ya aklını yitirenler için Ayet-el Kürsi okumak bu kişilerin düzelmesini sağlayacaktır.
♦ Ahlakı bozuk olan ve şehvetine yenik düşen kişiler için okunursa bu kişiler Allah’ın izni ile düzelecektir.
♦ Gece yatarken hem kendi için hem de hane halkını korumak için niyet eden kişiyi sabaha kadar melekler korur.
♦ Ayetel Kürsi namazlardan sonra okunduğunda cennet kapılarından biri bu kişi için açılır.
♦ Allah bu ayeti okuyanlara Sıddıklar sevabı verir.
♦ Her namazdan sonra okuyan kişi diğer namazını kılıncaya kadar koruma altına alınır.
♦ Evden çıkarken okunduğunda Allahu Teâlâ bu haneyi her türlü belaya karşı koruyacaktır.
♦ Gecede ve gündüzlü 10 İhlas Suresi ve bir Ayet-el Kürsi okumayı adet edinen kişi mahşer günü peygamberlerle birlikte olacaktır.
♦ Ayetel Kürsi okumayı adet edinen kişinin canı tatlılıkla alınır ve kişi şehitlik makamına ulaşır.
♦ Ayetel Kürsi okunduğunda okuyan kişiyi dinlemek için melekler gökyüzünden inerler ve saf tutarlar.
♦ Gecede ve gündüzde toplam 1000 Ayet-el Kürsi’yi 40 gün boyunca okuyan kişiye ruhani âlem açılır ve kişi melekleri görmeye başlar.
♦ Ayetel Kürsi okuyan kişi Peygamberimizi rüyasında görür.
♦ Ayetel Kürsi herhangi bir kaba ve ya çantaya ve ya kasa türü bir şeye okunduğunda onu cin, şeytan kimse açamaz ve içindekilere zarar veremez.

♦ Ayetel Kürsi okumayı adet edinen kişi günde 170 defa okuduğunda:
1. Borçlu ise borcunu öder.
2. Hapiste ise kurtulur.
3. Fakirse rızkı artar.
4. Namazdan sonra okursa dileği hemen kabul olur.
5. Gece okuduğunda ise manevi olarak genişler ve duaları geri çevrilmez.
6. İnsanlar arasında itibarı artar ve sevilir.

♦ Her gün okuyanın yanına şeytan uğrayamaz.
♦ Ayetel Kürsi’yi Zuhal saatinde okuyan kişi makam ve mevki sahiplerinin yanında yer edinir.
♦ Ayetel Kürsi düşmanın helakı için okunduğunda düşmanı zelil eder.
♦ Yağmur suyuna ve ya zemzeme 50 defa Ayet-el Kürsi okunup bu su içilirse hafıza kuvvetlenir.
♦ Ayetel Kürsi’yi yazarak üzerinde taşıyan kimse her türlü afet ve beladan korunur ve bu kişiye hayırlı olan yollar gösterilir.
♦ Hırsızın girmesinin istenmediği yere yazıp koyulması yeterli olur.
♦ Ayetel Kürsi yazılı olan bir kaba su koyulur ve yazı silinince suyu hastaya içirilirse hasta şifa bulur.
♦ Rüyasında korkan kişi yatağına yattığında 3 Ayet-el Kürsi okur ve her okuyuşunda da son kısımda bulunan ‘vela yeuduhu hıfzıhuma ve hüvel aliyyül azim’ kısmını da 3 kere tekrar ederse bu durumdan kurtulur.
♦ Sara nöbeti geçiren kişiye 21 Ayet-el Kürsi okumak şifa verecektir.
♦ Sınavlardan önce 7,11 ve ya 21 kere Ayet-el Kürsi okumak sınavın iyi geçmesini sağlayacaktır.
♦ Ticarethanede yazılı olarak bulunan Ayet-el Kürsi kazancın bereketli olmasını sağladığı gibi içerisinde Ayet-el Kürsi okunan ticarethanelerde de müşteri artar.
♦ Haşerelerin bulunduğu yere bir kâğıda Ayet-el Kürsi yazılıp buraya koyulursa haşereler dağılacaktır.
♦ Bir kâğıda 21 Ayet-el Kürsi, 21 Salavat ve 3 İhlas Suresi yazılıp tarlanın ortasına gömülürse o tarlada bereket olur ve korunur.

Ayet-El Kürsi Arapça Okunuşu

Arapça bilenler için bu ayetin okunuşu şöyledir:

اللّهُ لاَ إِلَـهَ إِلاَّ هُوَ الْحَيُّ الْقَيُّومُ لاَ تَأْخُذُهُ سِنَةٌ وَلاَ نَوْمٌ لَّهُ مَا فِي السَّمَاوَاتِ وَمَا فِي الأَرْضِ مَن ذَا الَّذِي يَشْفَعُ عِنْدَهُ إِلاَّ بِإِذْنِهِ يَعْلَمُ مَا بَيْنَ أَيْدِيهِمْ وَمَا خَلْفَهُمْ وَلاَ يُحِيطُونَ بِشَيْءٍ مِّنْ عِلْمِهِ إِلاَّ بِمَا شَاء وَسِعَ كُرْسِيُّهُ السَّمَاوَاتِ وَالأَرْضَ وَلاَ يَؤُودُهُ حِفْظُهُمَا وَهُوَ الْعَلِيُّ الْعَظِيمُ

Ayet-El Kürsi Latince Okunuşu

Arapça bilmeyenler için, Ayetel Kürsi Latince okunuşu aşağıdaki şekildedir ve ezberlenirken de bu şekilde ezberlenir. Samimi ve içten bir şekilde okunması lazım gelir.

Bismillahirrahmânirrahîm.
Allâhü lâ ilâhe illâ hüvel hayyül kayyum.
Lâ te’huzühu sinetün velâ nevm.
Lehu mâ fissemâvâti ve ma fil’ard.
Men zellezî yeşfeu indehû illâ bi’iznih.
Ya’lemü mâ beyne eydîhim vemâ halfehüm velâ yühîtûne bi’şey’in.
Min ilmihî illâ bimâ şâe vesia kürsiyyühüssemâvâti vel ard.
Velâ yeûdühû hıfzuhümâ ve hüvel aliyyül azîm.
Ayetel Kürsi ile ilgili merak ettiğiniz ne varsa öğrenmek için tıklayınız…

Ayetel Kürsi Anlamı (Meali) Nedir?

Bu ayetin içinde açık ve örtülü olarak Allah’ın isimleri yer alır. O yüzden anlamını bilerek okumak her zaman daha hayırlıdır. Çünkü bu şekilde daha içten olarak dua edilebilir.

Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın adıyla.
Allah ki, O’ndan başka ilah yoktur. O hayydır, kayyûmdur.
Kendisine ne uyku gelir ne de uyuklama.
Göklerde ve yerdekilerin hepsi O’nundur.
O’nun izni olmadan katında kim şefaat edebilir?
O, kullarının yaptıklarını ve yapacaklarını bilir. (Hiçbir şey O’na gizli kalmaz.)
O’nun bildirdiklerinin dışında insanlar,
O’nun ilminden hiçbir şeyi tam olarak bilemezler.
O’nun kürsüsü gökleri ve yeri içine alır, onları koruyup gözetmek kendisine zor gelmez.
O, yücedir, büyüktür.

Ayet-El Kürsi Faziletleri

Bu ayetin fazileti oldukça çoktur. Her zaman içinden gelinen zamanda okunan ayet, okuyan kişiyi kötülüklerden korur. Başlıca saymak gerekirse Ayet-el Kürsi faziletleri aşağıdaki şekilde sıralanabilir:

Bu ayeti okuyanın evine şeytan girmez, büyücü girmez,
Her aklına geldiğinde okuyan kişi sıkılmaz, yanlış şeyler yapmaz, işleri rast gider,
Ekmek, buğday ve pirinç gibi şeylere 313 kere okunursa bereketini arttırır,
Sürekli bu ayeti okuyan kişinin günahları af olur,
Hem tevhid hem tilavet yerine gelir, en üstün zikirdir,
17 açık 17 kapalı Allah’ın ismi vardır,
Ayet-el Kürsi’yi okuyan kişiye Allah tarafından gizli ilimleri öğrenme yolu gösterilir,
Kabre okunursa ölünün derecesi artar,
Şehvete düşkün kişiler okursa durumları düzelir,
Sürekli okuyan kişi arzularına ve isteklerine kavuşur,
Gece yatarken okuyan hem ailesini hem de komşularını korumuş olur,
Akıl ve anlayışın artması için 50 kere zemzem ve yağmur suyuna okunursa v bu su içilirse, bu gerçekleşir,
Kötülüklerden ve şerlerden korumak için okunur ve birçok dua ve esma ile birlikte okunduğunda bin türlü derdin devası olur.

Ayet-El Kürsi Okumaları

Ayetin durak yerleri sayısına göre birçok farklı okuma seçeneği vardır. Durak yerlerine göre 17, kelimelere göre 50, harflere göre 170, resuller ve kiramlara göre 313 kez okuyan kişinin her arzusunun yerine getirildiği söylenir.

Peygamber efendimizin S.A.V. isimleri sayısı olan 201 kez okunduğunda dünya ve ahretteki istekleri yerine gelir. 1000 defa okuyan kişiye ruhani alemin kapıları açılır ve tüm sırlar öğrenilir. Ayeti okuyan kişi okurken, melekler yanında oturur ve onu dinlerler.

8 kere okuyan ve etrafına üfleyen, yedincide okuyup içine çeken, sekizincide çevresine daire çizen koruma altına alınmış olur. Bu koruma halkası sayesinde düşman karşısında görünmez olur.

Birçok kereler ayetin okunması, çeşitli faziletleri yerine getirir. Mesela 170 kere Ayet-el kürsi okuyanın sıkıntısı varsa geçer, hapisteyse hapisten kurtulur.

Bir dileği olan kişi günde 50 kez okursa şeytandan korunur. 170 kere okunduğunda 3000 defa Ya Kafi, Ya Ğani, Ya Fettah, Ya Rezzak isimleri zikredilerek hayırlısıyla dua edilir. 170 kere Merih saatinde okunursa her türlü beladan ve günahtan korunur.

Çeşitli Niyetler için Ayetel Kürsi Okumaları

Birçok farklı niyet için okuyabileceğiniz ayetin “vela yeuduhu hıfzuhuma ve hüvel aliyyül azim” kısmı arka arkaya 70 defa tekrar edilip yürekten okunduğunda, kötülük ve tehlike ortadan kalkar.

Ev ve iş yerinin kapısının üst kısmına yazıldığında o yere hırsız giremez. Safran mürekkebiyle bir kağıda 3 kez yazılıp bir suyun içine konursa ve bu su hastaya içirilirse, hasta iyileşir. Bir niyeti olan kişi abdest alıp gece yarısından sonra 170 kez Ayet-el Kürsi okursa ve dilek dilerse, dileği kabul olur.

Cuma günü sabah namazından evvel tenha bir yerde kıbleye yönelip diz üzerine oturularak 313 defa Ayet-el Kürsi okunduğunda Ya Rabbel Azim bu ayeti kerime niyetine 313 ehli bedir ve 313 ashabı talut hürmetine muradımı kabul et diye niyet edilirse dua kabul olur.

Bir kağıda 3 kere misk amber safran mürekkebi ile Ayetel Kürsi yazıp, üzerine 1289 defa Ya Allah, Ya Hayy, Ya Kayyum, Ya Ali, Ya Azim okunur, sonra muşamba veya naylona sararak taşınması, kısmeti ve rızkı açar, o kişiyi düşman şerrinden korur.

Büyü Bozmak İçin Ayet-El Kürsi

Büyü bozmak için de çok yararlanılan Ayet-el Kürsi sadakatle okunması gereken bir ayettir ve sürekli okunduğunda büyü bozma etkisi vardır.

Cin musallat olan çocuğa 18 kere okunursa çocuk Allah’ın izniyle şifa bulur. 313 kere okunması her muradın kabulünü sağlar. Ancak ne bir eksik, ne bir noksan okunmamalıdır. Deli üzerine Bakara suresinin ilk 4 ayeti, Ayetel Kürsi, Ayetel Kürsi son iki ayeti, Bakara son 5 ayeti okunması gerekir.

Bunu okuyan her kimse kendisine ve ailesine bir kötülük gelmez. Bu nedenle kendini güven içine almak isteyen kişinin ayeti okuması uygun olur. Birçok kişi büyü bozmak için Ayet-el Kürsi okur ve günde en az 41 kere okunması ve “Allah’ım üzerimde bir sihir, ağırlık ya da nazar varsa bunları kaldır” diye niyet etmesi durumunda büyü etkisinden kurtulur.

Sınavlarda Başarılı Olmak için

Pek çok öğrenci sınavlarda başarılı olmak için bu ayeti okur. Düzenli olarak Ayet-el Kürsi okunduğunda, unutkanlığı giderdiği bilinmektedir. Her sınavdan evvel 170 kez okunur ve niyet edilerek Allah’ın yardımı dilenirse, sınavlarda Allah’ın izniyle başarılı sonuçlar alınır.

Ayrıca niyet ekip Allah rızası için 2 rekat hacet namazı kılınarak, 313 kere okunması da niyeti gerçekleştirecektir. Ancak ne bir eksik, ne de bir fazla okunmamasına dikkat edilmelidir.

Ayet-el Kürsi
ٱللَّهُ لَآ إِلَٰهَ إِلَّا هُوَ ٱلْحَىُّ ٱلْقَيُّومُ ۚ لَا تَأْخُذُهُۥ سِنَةٌ وَلَا نَوْمٌ ۚ لَّهُۥ مَا فِى ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَمَا فِى ٱلْأَرْضِ ۗ مَن ذَا ٱلَّذِى يَشْفَعُ عِندَهُۥٓ إِلَّا بِإِذْنِهِۦ ۚ يَعْلَمُ مَا بَيْنَ أَيْدِيهِمْ وَمَا خَلْفَهُمْ ۖ وَلَا يُحِيطُونَ بِشَىْءٍ مِّنْ عِلْمِهِۦٓ إِلَّا بِمَا شَآءَ ۚ وَسِعَ كُرْسِيُّهُ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضَ ۖ وَلَا يَـُٔودُهُۥ حِفْظُهُمَا ۚ وَهُوَ ٱلْعَلِىُّ ٱلْعَظِيمُ

Ayetel Kürsi Türkçe Okunuşu
Allâhu lâ ilâhe illâ huve’l-hayyu’l-kayyûm. Lâ te’huzuhû sinetun ve lâ nevm. Lehû mâ fi’s-semâvâti ve mâ fi’l-ardı men zellezî yeşfe’u ‘ındehû illâ bi iznih. Ya’lemu mâ beyne eydîhim ve mâ halfehum ve lâ yuhîtûne bi şey’in min ‘ılmihî illâ bimâ şâe vesi’a kursiyyuhu’s-semâvâti ve’larda ve lâ yeûduhû hıfzuhumâ ve huve’l-‘aliyyu’l-‘azîm.

Ayet-el Kürsi Anlamı
Allah, kendisinden başka hiçbir ilâh olmayandır. Diridir, kayyumdur. O’nu ne bir uyuklama tutabilir, ne de bir uyku. Göklerdeki her şey, yerdeki her şey O’nundur. İzni olmaksızın O’nun katında şefaatte bulunacak kimdir? O, kulların önlerindekileri ve arkalarındakileri (yaptıklarını ve yapacaklarını) bilir. Onlar O’nun ilminden, kendisinin dilediği kadarından başka bir şey kavrayamazlar. O’nun kürsüsü, bütün gökleri ve yeri kaplayıp kuşatmıştır. (O, göklere, yere, bütün evrene hükmetmektedir.) Gökleri ve yeri koruyup gözetmek O’na güç gelmez. O, yücedir, büyüktür.

Ayetel Kürsi Tefsiri
İçinde Allah’ın kürsüsü zikredildiği için “Âyetü’l-kürsî” adıyla anılan bu âyet hem muhtevası hem de üstün özellikleri sebebiyle dikkat çekmiş, hakkında hadisler vârit olmuş, çok okunmuş, şifa ve korunmaya vesile kılınmıştır. Kelime-i şehâdet ve İhlâs sûreleri nasıl İslâm inancının özünü ihtiva ediyor ve insanlara Allah Teâlâ’yı tanıtıyorsa Âyetü’l kürsî de –onlardan daha geniş ve detaylı olarak– bu özelliği taşımaktadır. Bir önceki âyette peygamberlerin getirdiği bunca âyet ve “beyyine”ye (imana götüren işaret ve delil) rağmen insanların ihtilâfa düştükleri, kiminin küfrü kiminin imanı tercih ettiği zikredilmişti. İnsanı imana götüren deliller, aklını kullanarak üzerinde düşüneceği “kendisinde ve yakından uzağa çevresinde (enfüs ve âfâk)”, peygamberleri desteklemek üzere Allah’ın onlara lutfettiği mûcizelerde ve vahiy yoluyla yapılan “sağlam delillere dayalı sözlü açıklamalar”da görülmektedir. Bu âyet gerçek mâbudu arayanlar için eşsiz ve başka hiçbir kaynaktan elde edilemez bir açıklamadır, delildir.

Şevkânî’nin Buhârî, Müslim, Nesâî, Ahmed b. Hanbel gibi sahih kaynaklardan derlediği hadislerden birkaçı bile bu âyetin önemi hakkında bir fikir edinmeye yetecektir: Hz. Peygamber, Übey b. Kâ‘b’a “Allah’ın kitabından hangi âyet en büyüğüdür” diye sorup “Âyetü’l-kürsî’dir” cevabını alınca onu tebrik etmiştir (Müslim, “Müsâfirîn”, 258).

Yine Übey’in hurmasına şeytana tâbi bir cin musallat olmuş; vermeyi, dağıtmayı seven Übey’i bundan vazgeçirmek üzere hurmayı aşırmaya başlamıştı. Übey mahlûku takip ederek yakaladı. Garip bir şekli vardı. Onunla konuşunca kimliğini ve maksadını anladı. Kendilerinden nasıl kurtulabileceğini sorunca “Bakara sûresindeki kürsü âyeti ile” dedi ve ekledi: “Onu akşamda okuyan sabaha kadar, sabahta okuyan akşama kadar bizden korunmuş olur.” Sabah olunca Übey durumu Hz. Peygamber’e aktardı. Resûlullah, “Habis doğru söylemiş” buyurdu.

Buhârî’de de Ebû Hüreyre’den naklen yukarıdakine yakın bir rivayet vardır. Hz. Peygamber’e hadiseyi anlatınca şeytan olduğunu öğrendiği hırsız Ebû Hüreyre’ye şöyle demiştir: “Yatağına yatınca Âyetü’l-kürsî’yi oku, devamlı olarak Allah’tan bir koruyucun olacak ve sabaha kadar sana şeytan yaklaşamayacaktır.”

Allah varlığı ezelî, ebedî, zaruri ve kendinden olan, her şeyi yaratan, her şeyin mâliki ve mukadderatının hâkimi, her şeyi bilen ve her şeye kadir olan... yüce mevlânın öz ismidir. Bu öz isim zikredildikten sonra hem O’nun vahdâniyeti (birliği, tekliği) hem de İslâm’ın getirdiği imanın tevhid (Allah’ı birleme, bir bilme) özelliği açıklanmak üzere “O’ndan başka tanrı yoktur” buyurulmuştur.

Müşrikler elleriyle yaptıkları putlara tapmakta idiler. Bunlar cansız eşyadan yapılırdı. Canı bile olmayan varlığın ilâh olamayacağını ifade etmek üzere hemen arkasından “O diridir” buyurulmuştur. Evet Allah diridir, O’nun hayat sıfatı vardır ve tıpkı diğer isimleri ve sıfatları gibi bunun da mahiyetini ancak kendisi bilmektedir.

Gerek Araplar’daki gerekse diğer kavimlerdeki müşriklerin çoğu büyük bir Allah’a inanmakla beraber bunun yanında –her birine bir işlev tanıdıkları– sözde tanrılara inanmışlardır. Bu inanç tevhide aykırıdır. Tevhidi açıklayarak başlayan âyet, Allah Teâlâ’nın “kayyûm” sıfatını zikrederek “küçük, aracı, özel görevli... tanrılar”a gerek bulunmadığını ifade etmektedir. Çünkü kayyûm, “bütün varlıkları görüp gözeten, yöneten, bir an bile onları bilgi ve ilgisi dışında tutmayan” demektir.

“Onu ne uyku basar ne uyur” cümlesi, hay ve kayyûm sıfatlarını pekiştirmekte ve biraz daha anlaşılmasını sağlamaktadır. Uyku basan veya fiilen uyuyan birinin gözetim, yönetim, koruma gibi işleri yerine getirmesi mümkün değildir. Allah Teâlâ’nın kayyûmluğu kâmil ve kesintisiz olduğuna, daha doğrusu kayyûm sıfatı bunu ifade ettiğine göre O’nu ne uyku basar ne de uyur.

Yerde ve gökte ne varsa –başka hiçbir kimseye değil– O’na aittir; yaratanı da gerçek sahibi de O’dur. Âyetin bu mânayı ifade eden parçası “Yalnız O’na aittir” kısmıyla tevhidi öğretirken “başkasına değil” mânasıyla de şirkin çeşitlerini reddetmektedir. Çünkü müşrik toplumlar varlıkları yaratılış, aidiyet ve yetki bakımlarından çeşitli tanrılar arasında paylaştırmışlar; meselâ yıldız, gök, yer... tanrılarından söz etmişlerdir. “Yerde ve gökte” tabiri Arapça’da “bütün varlıklar” mânasında kullanılmakta, adına yer ve gök denilmeyen veya maddî mânada yere ve göğe dahil bulunmayan mekânlar ve buradaki varlıklar da bu ifadenin içine girmektedir.

Allah’a ortak koşan kâfirlerin bir kısmı, bu ortakların O’na denk olduklarına değil, O’nun nezdinde reddedilemez şefaat, geri çevrilemez aracılık hakkına sahip bulunduklarına inanmakta ve putlara bu anlayış içinde tapınmaktadırlar. “Allah katında, O izin vermedikçe hiçbir kimse şefaat edemez” mânasındaki cümle bu inancın asılsızlığını ortaya koymakta; şefaatin de izne bağlı bulunduğunu, O izin vermedikçe ve dilemedikçe kimsenin böyle bir yetki ve imkâna sahip olamayacağını özlü ve etkili bir şekilde zihinlere yerleştirmektedir. Allah katında kendisine şefaat izni verilenlerin durumu ve yetkileri, ödül törenlerinde ödülleri vermek üzere kürsüye çağrılan şeref konuklarınınkine benzemektedir. Ödülün kime verileceğini bilen ve belirleyen onlar değildir. Ancak bu merasimi tertipleyenlere göre onlar, şerefli, saygıya lâyık, büyük kimseler olduklarından kendilerine böyle bir imtiyaz verilmiştir. Allah katında şefaatlerine izin verilecek olanlar da Allah’a yakın ve sevgili kullar olacaktır.

Allah’tan başka bütün şuur ve bilgi sahiplerinin bilgileri sınırlıdır, doğru da yanlış da olmaya açıktır. Bu genel gerçek şefaat meselesine uygulandığında kimin şefaate lâyık olduğunun da ancak Allah tarafından bilineceği anlaşılır. Çünkü dış görünüşü (mâ beyne eydîhim) itibariyle şefaate lâyık görülenlerin, kullar tarafından görülemeyen ve bilinemeyen iç yüzleri (mâ halfehüm) itibariyle böyle olmamaları mümkündür. Allah birdir ve yalnızca O ibadete lâyıktır; çünkü O’ndan başka olmuşu, olacağı, gizliyi, açığı, geçmişi, geleceği, görüleni, gaybı bilen yoktur.

Kürsî (kürsü), “koltuk, sandalye, taht” anlamlarına gelir. Mecazi olarak saltanat, hükümranlık, mülk mânalarında da kullanılmaktadır. Allah Teâlâ’nın üzerine oturulan maddî alet mânasında kürsüsü olamayacağından –bu O’nun bizzat açıkladığı yüce sıfatlarına aykırı düştüğünden– burada kürsüden bir başka mânanın kastedilmiş olması gerekir. Esasen Kur’an’da Allah’a nisbet edilen, “Allah’ın...” denilen her şeyi, O’nun varlığına dahil veya kullandığı bir şey olarak anlamak da doğru değildir. Meselâ “Allah’ın evi, Allah’ın ruhu, Allah’ın emri, Allah’ın kölesi” tamlamalarında Allah’a ait olan şeyler böyledir. Bunlar ne O’nun varlığının bir parçasıdır ne de kullandığı araçlardır; önem ve şereflerinden dolayı O’nun” diye tanımlanmışlardır. İbn Abbas’a göre kürsüden maksat ilimdir. O’nun ilmi her şeyi kaplar. Âyetin bu kısmını, “kürsüden maksat O’nun hükümranlığıdır ve buna sınır yoktur, hiçbir şey O’nun dışında kalamaz” veya “Allah semavatı, arzı, arşı Kur’an’da zikretmiş, fakat bunlardan maksadın ne olduğunu açıklamamıştır. Kürsüsü de böyle bir varlıktır, yerleri ve gökleri içine alacak kadar geniştir. Ne ve nasıl olduğunu ise ancak kendisi bilmektedir” şeklinde anlamak mümkündür.

Yüce, kâmil, eşsiz sıfatlarının bir kısmı âyette zikredilen yüce Allah’a, kulların sonsuz gibi gördükleri kâinatı korumak, gözetmek ve yönetmek elbette güç gelmeyecek, O’nu yormayacak, meşgul bile etmeyecektir. Çünkü O yücelerden yücedir, kimse bilmez nicedir.

Ekskavatör nedir? Ne amaçla kullanılır?

Vişne sapı çayının inanılmaz faydaları

Kantaron yağının faydaları nelerdir? Nasıl kullanılır?

Kanserin en önemli 3 belirtisi

Browni kurabiye nasıl yapılır?

Esmaül Hüsna'dan El Mukit zikrinin faziletleri

Ekskavatör nedir? Ne amaçla kullanılır?
Vişne sapı çayının inanılmaz faydaları
Kantaron yağının faydaları nelerdir? Nasıl kullanılır?
Kanserin en önemli 3 belirtisi
Browni kurabiye nasıl yapılır?
Esmaül Hüsna'dan El Mukit zikrinin faziletleri
Bugün hava nasıl olacak?
Altın fiyatlarında son durum...(07.08.2020)
Dolar ne kadar? 07.08.2020
Konuşamayan çocuğa okunacak dua ve sureler
Sarımsak suyu nasıl tüketilir?
Melisa yağının faydaları nelerdir? Nasıl kullanılır?
Moringa çayının faydaları nelerdir?
Enbiya suresi, Enbiya suresinin okunuşu ve anlamı
Maide suresinin faziletleri ve faydaları
Maide suresinin nüzul sebebi