Enfal suresi okunuşu, anlamı, fazileti

Güncelleme: 25.03.2019 11:16

Kuran'ı Kerim'in 8. suresi olan Enfal suresi Medine döneminde inmiştir. 75 ayet olan Enfal suresi 1. ayetinde geçen Enfal kelimesinden dolayı Enfal suresi adını almıştır. Enfal suresinde Bedr harbinde elde edilen ganimetlerin dağıtılmasına dair emirler, Peygamber efendimiz ve diğer peygamberlerle ilgili bazı hususlardan bahsedilmektedir. Peki Enfal suresinin okunuşu, anlamı nasıldır? Enfal suresini okumanın faziletleri nelerdir? Enfal suresi neden indirilmiştir? İşte Enfal suresinin sırları ve Enfal suresi hakkında bilgiler...

Kuran'ı Kerim'in 8. suresi olan Enfal suresi Medine döneminde inmiştir. 75 ayet olan Enfal suresi  1. ayetinde geçen Enfal kelimesinden dolayı Enfal suresi adını almıştır. Enfal suresinde Bedr harbinde elde edilen ganimetlerin dağıtılmasına dair emirler, Peygamber efendimiz ve diğer peygamberlerle ilgili bazı hususlardan bahsedilmektedir. Peki Enfal suresinin okunuşu, anlamı nasıldır? Enfal suresini okumanın faziletleri nelerdir? Enfal suresi neden indirilmiştir? İşte Enfal suresinin sırları  ve Enfal suresi hakkında bilgiler...

Enfal suresinin fazileti : Kim Enfâl ve Berâe sûrelerini okursa, kıyâmet gününde ben ona şefâat ederim ve onun nifâktan kurtulduğuna şehâdet ederim. (Hadîs-i şerîf-Envâr-üt-Tenzîl)

EN-nfal suresinin konusu : Kur’ân-ı Kerîm’in bir özeti olan Fâtiha sûresinde Allah’ın lutfuna mazhar olanlarla O’nun gazabına uğrayanlardan ve doğru yoldan sapanlardan söz edilmiş, yalnız Allah’a kulluk eden ve sadece O’ndan yardım dileyenlere doğru yoldan ayrılmamaları telkin buyurulmuştu. Kulluk yolundan sapanların bir kısmı bu yolda sebat edenlere düşman oldukları ve onlara hayat hakkı tanımadıkları için tarih boyunca hak ile bâtılın mensupları arasında mücadele devam etmiştir. Bu mücadelenin bazan kaçınılmaz hale gelen şekillerinden biri de savaştır. Sûrenin asıl konusu Bedir örneğinden hareketle genel olarak savaşın amacı, barış, savaşta ele geçen esirler ve ganimetle ilgili hükümlerdir. Kur’an’ın temel amacı insanlara iman, ibadet ve ahlâk değerlerini kazandırmak olduğu için sûrede yeri geldikçe bu doğrultuda şu konulara yer verilmiştir:

1. Gerçek bir müminde bulunması gereken nitelikler,

2. Hicret,

3. Allah’ın ihlâslı ve fedakâr kullarına müstesna yardımları,

4. Allah ve resulüne itaatin gerekliliği ve sonuçları,

5. Takva ahlâkı ile hakkı bâtıldan ayırma bilinci arasındaki ilişki,

6. İnkârın dünya ve âhiret hayatında insana getirdikleri, 7. Allah’ın lutuf, nimet ve cezasının, kulların kendilerini değiştirme veiyileştirme çabalarıyla bağlantısı,

8. Maddî ve mânevî değerleri koruyabilmek ve meşrû savunmayı gerçekleştirebilmek için gerekli olan stratejik donanım ve hazırlık,

9. Müminler arasındaki birlik ve dayanışma ilişkisinin (velâyet) şartları ile boyutları.

ENFAL SÛRESİ TÜRKÇE OKUNUŞU

Bismillahirrahmanirrahim

1. Yes’eluneke anil enfal kulil enfalu lillahi ver rasul fettekullahe ve aslihu zate beynikum ve etîy’ullahe ve rasulehu in kuntum mu’minîn

2. İnnemel mu’minunellezîne iza zukirallahu vecilet kulubuhum ve iza tuliyet aleyhim ayatuhu zadethum îmanev ve ala rabbihim yetevekkelun

3. Ellezîne yukîymunes salate ve mimma razaknahum yunfikun

4. ulaike humul mu’minine hakka lehum deracatun înde rabbihim ve mağfiratuv ve rizkun kerîm

5. Kema ahraceke rabbuke mim beytike bil hakkî ve inne ferîkam minel mu’minîne le karihun

6. Yucadiluneke fil hakkî ba’de ma tebeyyene keennema yusakune ilel mevti ve hum yenzurun

7. Ve iz yeîdukumullahu îhdet taifeteyni enneha lekum ve teveddune enne ğayra zatiş şevketi tekunu lekum ve yurîdullahu ey yuhîkkal hakka bi kelimatihî ve yaktaa dabiral kafirîn

8. Li yuhîkkal hakka ve yubtîlel batîle ve lev kerihel mucrimun

9. İz testeğîysune rabbekum festecabe lekum ennî mumiddukum bi elfim minel melaiketi murdifîn

10. Ve ma cealehullahu illa buşra ve li tatmeinne bihî kulubukum ve men nasru illa min îndillah innellahe azîzun hakîm

11. İz yuğaşşikumun nuase emenetem minhu ve yunessilu aleykum mines semai mael li yutahhirakum bihî ve yuzhibe ankum riczeş şeytani ve li yerbita ala kulubikum ve yusebbite bihil akdam

12. İz yuhîy rabbuke ilel melaiketi ennî meakum fe sebbitullezîne amenu seulkîy fî kulubillezîne keferur ru’be fadribu fevkal a’nakî vadribu minhum kulle benan

13. Zalike bi ennehum şakkullahe ve rasuleh ve mey yuşakîkîllahe ve rasulehu fe innellahe şedîdul îkab

14. Zalikum fe zukuhu ve enne lil kafirîne azaben nar

15. Ya eyyuhellezîne amenu iza lekîytumullezîne keferu zahfen fe la tuvelluhumul edbar

16. Ve mey yuvellihim yevmeizin duburahu illa muteharrifel li kîtalin ev mutehayyizen ila fietin fe kad bae bi ğadabim minellahi ve me’vahu cehennem ve bi’sel mesîyr

17. Fe lem taktuluhum ve lakinnellahe katelehum ve ma rameyte iz rameyte ve lakinnellahe rama ve li yubliyel mu’minîne minhu belaen hasena innellahe semîun alîm

18. Zalikum ve ennellahe muhinu keydil kafirîn

19. İn testeftihu fekad caekumul feth ve in tentehu fe huve hayrul lekum ve in teudu neud ve len tuğniye ankum fietukum şey’ev ve lev kesurat ve ennellahe meal mu’minîn

20. Ya eyyuhellezîne amenu etîy’ullahe ve rasulehu vela tevellev anhu ve entum tesmeun

21. Ve la tekunu kellezîne kalu semî’na ve hum la yesmeun

22. İnne şerrad devabbi îndellahis summul bukmullezîne la ya’kîlun

23. Ve lev alimellahu fîhim hayral le esmeahum ve lev esmeahum le tevellev ve hum mu’ridun

24. Ya eyyuhellezîne amenustecîbu lillahi v lir rasuli iza deakum lima yuhyîkum va’lemu ennellahe yehulu beynel mer’i ve kalbihî ve ennehu ileyhi tuhşerun

25. Vetteku fitnetel la tusîybennellezîne zalemu minkum hassah va’lemu ennellahe şedîdul îkab

26. Veskuru iz entum kalîlum musted’afune fil erdî tehafune ey yetehattafekumun nasu fe avakum ve eyyedekum bi nasrihî ve razekakum minet tayyibati leallekum teşkurun

27. Ya eyyuhellezîne amenu la tehunullahe ver rasule ve tehunu emanatikum ve entum ta’lemun

28. Va’lemu ennema emvalukum ve evladukum fitnetuv ve ennellahe îndehu ecrun azîym

29. Ya eyyuhellezîne amenu in tettekullahe yec’al lekum furkanev ve yukeffir ankum seyyiatikum ve yağfir lekum vallahu zul fadlil azîym

30. Ve iz yemkuru bikellezîne keferu li yusbituke ev yaktuluke ev yuhricuk ve yemkurune ve yemkurullah vallahu hayrul makirîn

31. Ve iza tutla alehim ayatuna kalu kad semî’na lev neşau le kulna misle haza in haza illa esatîyrul evvelîn

32. Ve iz kalullahumme in kane haza huvel hakka min îndike fe emtîr aleyna hîcaratem mines semai evi’tina bi azabin elîm

33. Ve ma kanellahu li yuazzibehum ve ente fîhim ve ma kanellahu muazzibehum ve hum yestağfirun

34. Ve ma lehum ella yuazzibehumullahu ve hum yesuddune anil mescidil harami ve ma kanu evliyaeh in evliyauhu illel muttekune ve lakinne ekserahum la ya’lemun

35. Ve ma kane salatuhum îndel beyti illa mukaev ve tasdiyeh fe zukul azabe bi ma kuntum tekfurun

36. İnnellezîne keferu yunfikune emvalehum li yesuddu an sebîlillah fe seyunfikuneha summe tekunu aleyhim hasraten summe yuğlebun vellezîne keferu ila cehenneme yuhşerun

37. Li yemizellahul habise minet tayyibi ve yec’alel habîse ba’dahu ala ba’dîn fe yerkumehu cemîan fe yec’alehu fî cehennem ulaike humul hasirun

38. Kul lillezîne keferu iy yentehu yuğfer lehum ma kad selef ve iy yeudu fe kad medat sunnetul evvelîn

39. Ve katiluhum hatta la tekune fitnetuv ve yekuned dînu kulluhu lillah fe inintehev fe innellahe bi ma ya’melune besîyr

40. Ve in tevellev fa’lemu ennellahe mevlakum nî’mel mevla ve nî’men nesîyr

41. Va’lemu ennema ğanimtum min şey’in fe enne lillahi humusehu ve lir rasuli ve lizil kurba vel yetama vel mesakîni vebnis sebîli in kuntum amentum billahi ve ma enzelna ala abdina yevmel furkani yevmel tekal cem’an vallahu ala kulli şey’in kadîr

42. İz entum bil udvetid dunya ve hum bil udvetil kusva ver rakbu esfele minkum ve lev tevaadtum lahteleftum fil mîadi ve lakil li yakdîyellahu emran kane mef’ulel li yehlike men heleke am beyyinetiv ve yahya men hayye am beyyineh ve innellahe le semîun alîm

43. İz yurîkehumullahu fî menamike kalîla ve lev erakehum kesîral le feşiltum ve le tenaza’tum fil emri ve lainnellahe sellem innehu alîmum bi zatis sudur

44. Ve iz yurîkumuhum izil tekaytum fî a’yunikum kalîlev ve yukallilukum fî a’yunihim li yakdîyellahu emran kane mef’ula ve ilellahi turceul umur

45. Ya eyyuhellezîne amenu iza lekîytum fieten fesbutu veskurullahe kesîral leallekum tuflihun

46. Ve etîy’ullahe ve rasulehu ve la tenazeu fe tefşelu ve tezhebe rîhukum vasbiru innellahe meas sabirîn

47. Ve la tekunu kellezîne haracu min diyarihim betarav ve riaen nasi ve yesuddune an sebîlillah vallahu bi ma ya’melune muhîyt

48. Ve iz zeyyene lehumuş şeytanu a’malehum ve kale la ğalibe lekumul yevme minen nasi ve innî carul lekum felemma teraetil fietani nekesa ala akîbeyhi ve kale innî berîum minkum innî era ma la teravne innî ehafullah vallahu şedîdul îkab

49. İz yekulul munafikune vellezîne fî kulubihim meradun ğarra haulai dînuhum ve mey yetevekkel alellahi fe innellahe azîzun hakîm

50. Ve lev tera iz yeteveffellezîne keferul melaiketu yadribune vucuhehum ve edbarahum ve zuku azabel harîyk

51. Zalike bima kaddemet eydîkum ve ennellahe leysi bi zallamil lil abîd

52. Kede’bi ali fir’avne vellezîne min kablihim keferu bi ayatillahi fe ehazehumullahu bi zunubihim innellahe kaviyyun şedîdul îkab

53. Zalike bi ennellahe lem yeku muğayyiran nî’meten en’ameha ala kavmin hatta yuğayyiru ma bi enfusihim ve ennellahe semîun alîm

54. Kede’bi ali fir’avne vellezîne min kablihim kezzebu bi ayati rabbihim fe ehleknahum bi zunubihim ve ağrakna ale fir’avn ve kullun kanu zalimîn

55. İnne şerrad devabbi îndellahillezîne keferu fehum la yu’minun

56. Ellezîne ahedte minhum summe yenkudune ahdehum fî kulli merrativ ve hum la yettekun

57. Fe imma teskafennehum fil harbi fe şerrid bihim men halfehum leallehum yezzekkerun

58. Ve imma tehafenne min kavmin hîyaneten fembiz ileyhim ala seva’ innellahe la yuhîbbul hainîn

59. Ve la yahsebennellezîne keferu sebeku innehum la yu’cizun

60. Ve eîddu lehum mesteta’tum min kuvvetiv ve mir ribatîl hayli turhibune bihî aduvvellahi ve aduvvekum ve aharîne min dunihim la ta’lemunehum allahu ya’lemuhum ve ma tunfiku min şey’in fî sebîlillahi yuveffe ileykum ve entum la tuzlemun

61. Ve in cenehu lis selmi fecnah leha ve tevekkel alellah innehu huves semîul alîm

62. Ve iy yurîdu ey yahdeuke fe inne hasbekellah huvellezî eyyedeke bi nasrihî ve bil mu’minîn

63. Ve ellefe beyne kulubihim lev enfakte ma fil erdî cemîam ma ellefte beyne kulubihim ve lakinnellahe ellefe beynehum innehu azîzun hakîm

64. Ya eyyuhen nebiyyu hasbukellahu ve menittebeake minel mu’minîn

65. Ya eyyuhen nebiyyu harridîl mu’minîne alel kîtal iy yekum minkum işrune sabirune yağlibu mieteyn ve iy yekum minkum mietuy yağlibu elfem minellezîne keferu bi ennehum kavmul la yefkahun

66. El ane haffefellahu ankum ve alime enne fîkum da’fa fe iy yekum minkum mietun sabiratuy yağlibu mieteyn ve iy yekum minkum elfuy yağlibu elfeyni bi iznillah vallahu meas sabirîn

67. Ma kane li nebiyyin ey yekune lehu esra hatta yushîne fil ard turîdune aradad dunya vallahu yurîdul ahîrah vallahu azîzun hakîm

68. Lev la kitabum minellahi sebeka lemessekum fîma ehaztum azabun azîym

69. Fe kulu mimma ğanimtum halalen teyyibev vettekullah innellahe ğafurur rahîym

70. Ya eyyuhen nebiyyu kul limen fî eydîkum minel esra iy ya’lemillahu fî kulubikum hayray yu’tikum hayram mimma uhîze minkum ve yağfir lekum vallahu ğafurur rahîym

71. Ve iy yurîdu hîyaneteke fe kad hanullahe min kablu fe emkene minhum vallahu alîmun hakîm

72. İnnelezîne amenu ve haceru ve cahedu bi emvalihim ve enfusihim fî sebîlillahi vellezîne avev ve nesaru ulaike ba’duhum evliyau ba’d vellezîne amenu ve lem yuhaciru ma lekum miv velayetihim min şey’in hatta yuhaciru ve inistensarukum fid dîni fe aleykumun nasru illa ala kavmim beynekum ve beynehum mîsak vallahu bi ma ta’melune besîyr

73. Vellezîne keferu ba’duhum evliyau ba’d illa tef’aluhu tekun fitnetun fel erdî ve fesadun kebîr

74. Vellezîne amenu ve haceru ve cahedu fî sebilillahi vellezîne avev ve nesaru ulaike humul mu’minune hakka lehum mağfiratuv ve rizkun kerîm

75. Vellezîne amenu mim ba’du ve haceru ve cahedu meakum fe ulaike minkum ve ulul erhami ba’duhum evla bi ba’dîn fî kitabillah innellahe bi kulli şey’in alîm

ENFAL SURESİ ANLAMI

Bismillâhirrahmânirrahîm.

1. Resulüm! Sana savaş ganimetlerine dair soru soruyorlar. De ki: “Ganimetler Allah’ın ve Resul’ünündür.” O halde siz gerçekten müminler iseniz Allah’tan korkun. Aranızı düzeltin. Allah’a ve Resul’üne itaat edin.

2. Müminler o kimselerdir ki, Allah zikredilince kalpleri titrer, kendilerine Allah’ın âyetleri okunduğu zaman bu onların imanlarını artırır ve yalnız Rablerine tevekkül ederler.

3. Onlar namazlarını dosdoğru kılarlar ve kendilerine rızık olarak verdiğimiz şeylerden bağışta bulunurlar.

4. İşte onlar gerçek müminlerin tâ kendisidir. Onlar için Rableri katında nice dereceler, bağışlanma ve tükenmez bir rızık vardır.

5. Nitekim Rabbin seni hak uğrunda evinden savaş için çıkarmıştı. Oysa müminlerden bir kısmı bundan hoşlanmamış, isteksizlik göstermişti.

6. Hak apaçık ortaya çıktıktan sonra bile onlar bu hususta, sanki gözleri göre göre ölüme sürükleniyorlarmış gibi seninle mücadele ediyorlardı.

7. Hani Allah size iki tâifeden birinin muhakkak sizin olacağını vâdediyordu. Siz ise güçsüz ve silahsız olanın sizin olmasını istiyordunuz. Oysa Allah sözleriyle hakkın yerine gelmesini, kâfirlerin kökünü kesmeyi istiyordu.

8. Ki mücrimler hoşlanmasa bile hakkı hak olarak ortaya koysun, bâtılı boşa çıkarıp hükümsüz kılsın.

9. Hani siz Rabbinizden yardım istiyordunuz. Buna karşılık O: “Ben sizi birbiri peşinden bin melekle destekleyip yardım edeceğim.” diyerek duânızı kabul etmişti.

10. Allah bu yardımı sırf müjde olması ve onunla kalbinizin iyice yatışması için yapmıştı. Yardım ancak Allah katındandır. Çünkü Allah Azîz’dir, yegâne hüküm ve hikmet sahibidir.

11. O zaman Allah kendi katından bir güven işareti olmak üzere, sizi hafif bir uykuya daldırıyordu. Sizi tertemiz yapmak, şeytanın vesvesesini sizden gidermek, kalplerinizi birbirine bağlamak ve (savaşta) ayaklarınıza sebat vermek için gökten üzerinize su indiriyordu.

12. Hani Rabbin meleklere: “Ben sizinleyim, haydi inananlara destek verin!” diye vahyetmişti. Ben kâfirlerin yüreğine korku salacağım. Artık siz de vurun boyunlarının üstüne! Doğrayın parmaklarını!

13. Çünkü onlar Allah’a ve Peygamber’ine karşı koydular. Kim ki Allah’a ve Peygamber’ine karşı koyarsa, bilsin ki Allah’ın azabı şiddetlidir.

14. İşte size Allah’ın azabı! Şimdi tadın onu! Kâfirlere bir de ateş azabı vardır.

15. Ey iman edenler! Toplu halde kâfirlerle karşılaştığınız zaman, sakın onlara arkalarınızı dönmeyin!

16. Tekrar savaşmak için bir tarafa çekilme (taktik kullanma) veya bir başka (müslüman) topluluğa katılma dışında, her kim böyle bir günde düşmanına arkasını dönerse, Allah’ın gazabına uğramış olur. Onun varıp kalacağı yer cehennemdir. Orası, varılacak ne kötü yerdir!

17. Onları siz öldürmediniz, Allah öldürdü. Resulüm! Attığın zaman sen atmadın, Allah attı. Allah bunu, müminleri güzel bir imtihana tâbi tutmak için yapmıştı. Şüphesiz ki Allah işitendir, bilendir.

18. İşte bu güzel imtihan böyledir. Allah kâfirlerin düzenini bozup yok eder.

19. (Ey kâfirler!) Eğer siz fetih istiyorsanız, işte size fetih gelmiştir. Eğer vazgeçerseniz bu sizin için daha iyidir. Yok, tekrar dönerseniz biz de döneriz. Topluluğunuz çok da olsa, sizden hiçbir şeyi savamaz. Çünkü Allah müminlerle beraberdir.

20. Ey iman edenler! Allah’a ve Resul’üne itaat edin, işitip durduğunuz halde ondan dönmeyin.

21. İşitmedikleri halde, “İşittik!” diyenler gibi olmayın.

22. Çünkü yeryüzünde dolaşan canlıların Allah katında en kötüsü, düşünmeyen o sağırlar ve dilsizlerdir.

23. Eğer Allah onlarda bir hayır görseydi, elbette onlara işittirirdi. Fakat işittirseydi bile, onlar yine yüz çevirerek dönerlerdi.

24. Ey iman edenler! Allah ve Peygamber’i sizi, size hayat verip canlandıracak şeylere çağırdığı zaman icabet edin. Bilin ki Allah kişi ile onun kalbi arasına girer. Siz O’nun huzurunda mutlaka toplanacaksınız.

25. Öyle bir fitneden sakının ki, aranızdan sadece zulmedenlere erişmekle kalmaz, (hepinize sirayet eder). Bilin ki Allah’ın azabı şiddetlidir.

26. Hatırlayın ki, bir zamanlar sayınız az idi, yeryüzünde âciz tanınıyordunuz. İnsanların sizi kapıp götürmesinden korkuyordunuz. Allah sizi barındırdı, yardımı ile destekledi ve temiz şeylerden rızıklandırdı. Tâ ki şükredesiniz.

27. Ey iman edenler! Allah’a ve Peygamber’e hâinlik etmeyin. Kendiniz bilip dururken emânetlerinize de hâinlik etmeyin.

28. Biliniz ki mallarınız ve çocuklarınız sizin için bir imtihandır ve büyük mükâfat Allah’ın yanındadır.

29. Ey iman edenler! Eğer siz Allah’tan korkar, takvâ sahibi olursanız, O size furkan (iyi ile kötüyü ayırt edecek bir mârifet, bir nur) verir. Kötülüklerinizi örter ve sizi bağışlar. Çünkü Allah büyük lütuf sahibidir.

30. Hani o inkâr edenler, bir zamanlar seni bağlayıp bir yere kapamak veya öldürmek ya da sürmek için sana tuzak kuruyorlardı. Onlar tuzak kurarlarken Allah da tuzaklarını bozuyordu. Allah tuzak kuranlara karşılık verenlerin en hayırlısıdır.

31. Onlara âyetlerimiz okunduğu zaman: “İşittik, istersek biz de benzerini söyleyebiliriz. Bu, eskilerin masallarından başka bir şey değildir.” derlerdi.

32. Hani bir zaman da onlar: “Ey Allah’ım! Eğer bu kitap gerçekten senin katından ise üzerimize gökten taş yağdır veya bize acıklı bir azap getir.” demişlerdi.

33. Sen içlerinde iken Allah onlara azap etmez. Onlar mağfiret dilerlerken de Allah onlara azap edecek değildir.

34. Onlar Mescid-i haram’ın hizmetine ehil olmadıkları halde müminleri oradan geri çevirirlerken Allah onlara ne diye azap etmeyecek? Onun gerçek dostları (mütevellisi) ancak takvâ sahipleridir. Fakat onların çoğu bunu bilmezler.

35. Onların Beytullah’ın yanındaki duâları da ıslık çalmak ve el çırpmaktan ibarettir. Küfre girmiş olmanıza karşılık tadın azabı!

36. Kâfirler şüphesiz ki mallarını Allah yolundan alıkoymak için sarfediyorlar. Daha da sarfedecekler. Sonra bu kendilerine bir yürek acısı olacak ve en sonunda mağlup olacaklar. (Küfründe inat eden) kâfirler ise cehenneme sürükleneceklerdir.

37. Bu, Allah’ın murdarı temizden (kâfiri müminden) ayırıp, bütün murdarları üstüste koyarak, topunu bir araya yığması ve cehenneme atması içindir. İşte onlar mahvolanlardır.

38. Kâfirlere söyle: Eğer vazgeçerlerse, geçmiş (günahları) kendilerine bağışlanacaktır. Tekrar dönerlerse, eskilerin başına gelenler onların da başına gelecektir.

39. Fitneden eser kalmayıp ve din de tamamen Allah’ın oluncaya kadar onlarla savaşın. Eğer vazgeçerlerse şüphesiz ki Allah onların yaptıklarını görendir.

40. Yok vazgeçmez de yüz çevirirlerse, artık bilin ki Allah sizin sahibinizdir. O ne güzel Mevlâ, ne güzel yardımcıdır!

41. Eğer Allah’a ve hak ile bâtılın ayrıldığı, iki ordunun birbiri ile karşılaştığı günde, kulumuza indirdiğimize inanmış iseniz, biliniz ki; ganimet olarak aldığınız herhangi bir şeyin beşte biri Allah’ın, Resul’ünün ve yakınlarının, yetimlerin, yoksulların, yolcularındır. Allah her şeye hakkıyla kâdirdir.

42. O zaman siz vâdinin yakın bir kenarında idiniz, onlar da uzak kenarında idiler. Kervan ise sizin daha aşağınızda (deniz sahilinde) idi. Eğer onlarla sözleşmiş olsaydınız, sözleştiğiniz vakit hususunda anlaşamazdınız. Fakat Allah olması gereken (zafer)in olması için böyle takdir etti. Tâ ki, helâk olan, apaçık bir delil gördükten sonra helâk olsun. Yaşayan da apaçık bir delilden sonra yaşasın. Şüphesiz ki Allah işitendir, bilendir.

43. Allah uykuda onları sana az gösteriyordu. Eğer onları sana çok gösterseydi, çekinir ve bu hususta çekişirdiniz. Fakat Allah sizi kurtardı. Şüphesiz ki O göğüslerin özünü bilendir.

44. Allah, olacak olan emri yerine getirmek için (düşmanla) karşılaştığınızda onları sizin gözünüzde az gösteriyor, sizi de onların gözlerinde az gösteriyordu. Bütün işler ancak Allah’a döndürülür.

45. Ey iman edenler! Düşman topluluğu ile karşılaştığınız zaman sebat edin ve Allah’ı çok zikredin ki umduğunuza kavuşabilesiniz.

46. Allah’a ve Resul’üne itaat edin, birbirinizle çekişmeyin. Sonra korku ile zaafa düşersiniz ve kuvvetiniz elden gider. Sabredin! Muhakkak ki Allah sabredenlerle beraberdir.

47. Yurtlarından böbürlenerek, insanlara gösteriş yaparak ve (insanları) Allah yolundan alıkoyarak çıkanlar gibi olmayın. Allah onların yaptıklarını çepeçevre kuşatmıştır.

48. Hani şeytan onlara yaptıklarını güzel gösterdi de: “Bugün insanlardan size galip gelecek kimse yoktur. Ben de sizin yardımcınızım.” dedi. Fakat iki ordu birbirini görünce gerisin geri dönerek: “Ben sizden uzağım, ben sizin görmediğinizi görüyorum, ben Allah’tan korkarım, çünkü Allah’ın azabı çok şiddetlidir.” dedi.

49. O sırada münafıklar ve kalplerinde hastalık bulunanlar: “Bunları dinleri aldatmış!” diyorlardı. Halbuki kim Allah’a tevekkül ederse, bilsin ki Allah yegâne galip ve hikmet sahibidir.

50. Melekler o kâfirlerin yüzlerine ve arkalarına vurarak ve: “Haydi yangın azabını tadın!” diyerek canlarını alırken onları bir görsen!

51. İşte bu, ellerinizin yapıp öne sürdüğü işler yüzündendir. Yoksa Allah kullarına zulmetmez.

52. Firavun hânedânı ve onlardan öncekilerin gidişi gibi, onlar da Allah’ın âyetlerini inkâr ettiler. Bu yüzden Allah onları günahları sebebiyle yakalamıştı. Çünkü Allah çok güçlüdür, cezalandırması çok şiddetlidir.

53. Bunun sebebi, bir kavim kendilerini değiştirmedikçe, Allah’ın onlara verdiği nimeti değiştirmeyeceğinden dolayıdır. Gerçekten de Allah işitendir, bilendir.

54. Bunların hâli Firavun hânedânı ile daha evvelkilerin hâli gibidir. Onlar Rablerinin âyetlerini yalanlayıp inkâr etmişlerdi, biz de onları günahları ile helâk ettik. Firavun’un hânedânını denizde boğduk. Onların hepsi zâlim idiler.

55. Şüphesiz ki Allah katında, yeryüzünde yürüyen canlıların en kötüsü kâfir olanlardır. Artık onlar iman etmezler.

56. Sen kendileriyle andlaşma yaptığın halde, onlar her defasında hiç çekinmeden andlaşmalarını bozarlar.

57. Eğer onları savaşta ele geçirirsen, (vereceğin cezâ ile) arkalarındakileri de ürküt. Belki ibret alırlar.

58. Bir kavmin (andlaşmayı bozmak hususunda) hâinlik yapmasından çekinirsen, sen de hak ve adaletle (onların seninle yaptıkları andlaşmayı) aynı şekilde onlara at (andlaşmayı bozduğunu onlara bildir). Şüphesiz ki Allah hâinlik yapanları sevmez.

59. Kâfirler (kendilerini kurtarıp) geçtiklerini sanmasınlar. Şüphesiz ki onlar (Allah’ı) âciz bırakamazlar.

60. (Ey iman edenler!) Onlara karşı gücünüzün yettiği kadar kuvvet ve cihad için bağlanıp beslenen atlar hazırlayın. Bununla hem Allah’ın düşmanlarını, hem de sizin düşmanlarınızı ve bunların dışında sizin bilmediğiniz Allah’ın bildiği diğer düşmanlarınızı korkutup yıldırırsınız. Allah yolunda ne harcarsanız, size eksiksiz ödenir ve siz aslâ haksızlığa uğratılmazsınız.

61. Eğer onlar barışa yanaşırlarsa, sen de yanaş ve Allah’a tevekkül et. Çünkü O işitendir, bilendir.

62. Onlar seni aldatmak isterlerse, şüphesiz ki Allah sana kâfidir. O ki, seni yardımıyla ve müminlerle destekleyendir.

63. Onların gönüllerini birleştiren Allah’tır. Eğer sen yeryüzünde bulunan her şeyi verseydin, yine onların gönüllerini birleştiremezdin. Fakat Allah onların aralarını bulup kaynaştırdı. Çünkü O Azîz’dir, hüküm ve hikmet sahibidir.

64. Ey Peygamber! Allah sana da sana tâbi olan müminlere de yeter.

65. Ey Peygamber! Müminleri savaş için coştur. Eğer sizden sabırlı yirmi kişi bulunursa, onlardan ikiyüz kâfire galip gelirler. Eğer sizden yüz kişi olursa, kâfir olanlardan bin kişiye galip gelirler. Çünkü onlar anlayışsız bir gürûhtur.

66. Şimdi Allah yükünüzü hafifletti, sizde zayıflık olduğunu bildi. O halde sizden sabırlı yüz kişi bulunursa, onlardan ikiyüz kişiye galip gelirler ve eğer sizden bin kişi olursa, onlardan ikibin kişiye Allah’ın izniyle galip gelirler. Allah sabredenlerle beraberdir.

67. Hiçbir peygambere yeryüzünde ağır basıp düşmanı yere sermeden esir almak yaraşmaz. Siz geçici dünya malını istiyorsunuz. Oysa Allah ahireti kazanmanızı istiyor. Allah Azîz’dir, yegâne hikmet sahibidir.

68. Eğer daha önceden Allah’tan verilmiş bir hüküm olmasaydı, aldığınız fidyeden ötürü size mutlaka büyük bir azap dokunurdu.

69. Elde ettiğiniz ganimetleri helâl ve temiz olarak yiyin. Allah’tan korkun. Şüphesiz ki Allah çok bağışlayan, çok merhamet edendir.

70. Ey Peygamber! Elinizde bulunan esirlere de ki: “Eğer Allah kalplerinizde bir iyilik bulursa, sizden alınan (fidyeden) daha hayırlısını size verir ve sizi bağışlar. Çünkü Allah çok bağışlayan, çok merhamet edendir.”

71. Eğer sana hâinlik etmek isterlerse, zaten daha önce Allah’a da hâinlik etmişlerdi. Bundan dolayı onlara karşı Allah sana imkân vermişti. Allah bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.

72. İman edip de hicret edenler, Allah yolunda mallarıyla ve canlarıyla cihad edenler ve (muhacirleri) barındırıp yardım edenler birbirlerinin dostlarıdırlar. İman edip hicret etmeyenlerle, hicret edinceye kadar sizin dostluğunuz yoktur. Şayet onlar din hususunda sizden yardım isterlerse, yardım etmek üzerinize borçtur. Ancak aranızda sözleşme bulunan bir kavim aleyhine olursa o, bu hükmün dışındadır. Allah yaptıklarınızı görmektedir.

73. Kâfir olanlar birbirlerinin dostlarıdırlar. Eğer siz bunu yapmazsanız yeryüzünde fitne ve büyük bir fesad (kargaşalık) olur.

74. İman edip hicret edenler, Allah yolunda cihad edenler, muhacirleri barındıranlar var ya, işte gerçek müminler onlardır. Onlar için mağfiret ve cömertçe verilmiş bir rızık vardır.

75. Sonradan iman eden ve hicret edip de sizinle beraber cihad edenler de sizdendir. Akraba olanlar ise, Allah’ın kitabına göre birbirlerine (vâris olmaya) daha yakındırlar. Şüphesiz ki Allah her şeyi bilendir.

ENFAL SURESİ NEDEN İNDİRİLMİŞTİR?

Bu sure bizzat Bedir savasinda meydana gelmis bir hâdisenin üzerine isik tutarak olayin nasil cereyan ettigi hususunu aydinliga kavusturuyor. Ubâde b. es-Sâmit’in rivâyetine göre bu sure, Bedir’de bulunanlar hakkinda nâzil olmustur. Onlarin ganimetler konusunda ihtilâfa düstükleri, Câhilî huylarinin canlandigi bir sirada inerek Allah’in ganimeti ellerinden aldigini ve Resulullah’a verdigini ve ganimetin Allah’in kanunu geregince dagitilacagini zikretmektedir. Gerçekten onlardan bazisi, beser tarihinde bir ayrilik günü (hak ile bâtilin ayrilmasi) demek olan bir fenomenin degerini düsürerek, onu basit ve ilkel bir ganimet paylasimi hâdisesine indirgemislerdi. Halbuki Allah, onlara ve onlarin ötesinde beseriyete çok büyük meseleleri ögretmek istiyordu. Olaya, “iki toplulugun karsilastigi gün” adini veren Allahü Teâlâ bu savasin Allah’in takdiri ve yardimi ile kazanildigini, Allah’in onlari bir musibetle denedigini, zaferin basit bir ganimet paylasimi sonucuna degil çok daha büyük sonuçlara yol açtigini bildiriyor.

Sure onlarin ganimetler hakkindaki sorulan ve bu konuda Allah’in hükmüne basvurulmasi; Allah’tan korkup itaat etmeleri ve mü’minlerin birbirleriyle çekismeyip aralarini düzeltmelerinin gerektigine dair hususlari ele alan bir giris bölümüyle baslamaktadir.

ENFAL SÛRESİ’NİN FAZİLETİ VE YARARLARI

Hadîs-i şerifte buyuruldu ki:

“Sûre-i Enfâl ve Sure-i Tevbe’yi okuyan kimseye ben şefaatçiyim. Ve o kimsenin münâfıklıktan berî olduğuna şahidlik ederim. Arşı yüklenen melekler ölünceye kadar o-nun için istiğfâr ederler.”

Resulullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) buyurdu ki: “Enfal ve Tevbe surelerini okumaya devam eden kimseye (kıyamet gününde) şefaatçi olurum. Ve o kimse münafıklıktan uzak olur. Bu sureleri okuyan kimseye, münafık erkek ve münafık kadınların sayısı kadar ecir verilir. Arşı yüklenen melekler, o kişi ölünceye kadar onun için istiğfar ederler.”(Ebu Suud Efendi, Ebu Suud Tefsiri (İrşadü Aklis-Selim) 4/37)

Her kim Tevbe suresinin son iki (olan 128 ve 129.) ayetini okumaya devam ederse, enkaz altında kalarak, boğularak, yanarak ve demir darbesiyle ölmez.” buyurdu.(Zebidi, İthafü’s-sade, 187)

Enfal Suresinin Sırları Hakkında Rivayetler

1- Bu mübarek sure hpisten, iftira ve musibetten kurtulmak için yedi kere okunur.

2 – Katı kalpli kişilerin kendisine yapılan nasihati dinlemeleri için, ekmeğin üzerine enfal suresinin 2. ayetini mürekepsiz bir kalemle sanki yazar gibi kalemi hareket ettirir ve o kişiye yenmesi sağlanırsa, bi-iznillah tesir görülür.

3 – Haksızlığa uğrayıp da haklı olan davayı kazanmak için Enfal suresinin 7. ayeti 950 kere tekrarlanır.

4 – Her kim ramazı şerifin ilk Cuma günü öğle ile ikindi arasında, ipek veya yünden yapılmış sarı veya yeşil bir bez parçasına Enfal suresinin 62-63. ayetleri yazar ve üzerinde taşırsa, şeytanların ve fesatçıların şerrinden bir-iznillah korunur. Ayrıca aralarına kin, nefret ve dargınlık girmiş baba-oğul, iki kardeş veya yakınların aralarının düzelmesi için şu reçete uygulanır: Enfal suresinin 62-63. ayetlerini temiz bir kağıda yazıp, zemzem olan bir kabın içerisinde bir miktar bekletildikten sonra bu kişilerin içmesi sağlanır. Şifa Allah’tan…

5 – Ruhi bunalımı hafifletmek, işleri kolaylaştırmak ve sebebi bilinmeyen sıkıntılardan kurtulmak için başvurulması gereken tesirli bir manevi reçetedir. Her kim Enfal suresinin 66. ayetini farz namazların sonunda olmak üzere ve bir Cuma gününün ikindi vaktinden başlayarak aralıksız bir hafta müddetle okumaya devam ederse, hafta sonunda üzerindeki manevi sıkıntının hafiflediğini yakinen görecektir. Allah’u Teala o kimseye her hususta kolaylık ihsan edecektir.

Tevbe suresi okunuşu, anlamı, fazileti

Uluslararası sulardaki 'Birlik Operasyonu'

Orta Toroslar'ın saklı güzellik: Uçansu Şelalesi

Liselilerden ithalata son veren üretim

Aynı atölyede 41 yıldır karı koca ter döküyor

SAHA İstanbul savunmanın çekim merkezi oldu

Günün diğer manşetleri

Lider olunmaz Lider doğulur...

Timsaha kafa tutan kedi

5 ton esrar ele geçirilmişti! İşte ilk görüntüler

Türk güvenlik güçlerinin uluslararası sularda gerçekleştirdiği ve 5 ton esrarın ele geçirildiği operasyonun görüntüleri İçişleri Bakanlığı tarafından paylaşıldı. Film sahnelerini aratmayan operasyonda 6 kişi gözaltına alınmıştı.

Tonlarca ağırlığındaki su arabayı dümdüz etti

Tasarımcılık hobiye dönüşüyor

Bu mini lazer yazıcı makinesi dilediğiniz yazı ve görseli dilediğiniz yere kazımanıza imkan sunuyor, tasarımcılığı hobiye dönüştürüyor.

Dışişleri'nden PKK'yı ağırlayan Macron'a tepki
Meteoroloji'den son dakika uyarısı: 4 derece birden azalacak
İstanbul'da yakalanan 2 BAE ajanı tutuklandı
Savunma sanayimizden müjde: İhracatımız yüzde 20 arttı
Yunan bakandan Türkiye açıklaması!
İmamoğlu'na soğuk duş! Skandal karar durduruldu
Macron'dan skandal PKK hamlesi
BAE'li iki ajan İstanbul'da yakalandı!
Binali Yıldırım'dan Cuma namazı sonrası açıklama
Film gibi operasyon böyle görüntülendi
Çavuşoğlu'ndan kritik F-35 ve S-400 açıklaması
Milli gurur ZAHA sahalara iniyor!
İmamoğlu'nun antrikot-musakka şovu deşifre oldu
ABD'den Türkiye'ye bir teklif daha
'İmamoğlu'nun mazbatası iptal edilecek'

Enginarın faydaları nelerdir?

Enginar vatandaşlar tarafından pek tüketilmese de sağlık açısından adeta şifa niteliğindedir. Peki Enginarın faydaları nelerdir?

Biberin faydaları

Biber içerdiği mineral ve vitaminler sayesinde pek çok hastalığa kalkan görevi görmektedir. Peki Biberin faydaları nelerdir? Biberin zararları var mıdır?

KOSGEB kreş desteği veren kurumlar ve bankalar hangileri?

Bankalara Kreş için Destek Başvurusunda Bulunmak için Gerekli Evraklar Nelerdir? Kreş Desteği Alanların Faydalanabilecekleri Teşvikler Nelerdir? Detaylar haberimizde.

2019 Sayıştay yazılı sınav giriş belgeleri yayımlandı mı?

27-28 Nisan 2019 tarihlerinde uygulanacak 2019 Sayıştay Başkanlığı Sayıştay denetçi yardımcısı Adaylığı yazılı sınavının giriş belgeleri için adaylar merakla bekliyordu. Peki 2019 Sayıştay yazılı sınav giriş belgeleri yayımlandı mı? Detaylar habaerimizde

DİB İl müftü yardımcısı ve ilçe müftüsü başvuru şartları nedir?

DİB Diyanet İşleri Başkanlığı, bayan il müftü yardımcısı ve ilçe müftüsü kadroları için atama yapacağını duyurdu. DİB İl müftü yardımcısı ve ilçe müftüsü başvuru şartları nedir? Başvuru nereye yapılacak? Nasıl yapılacak? detaylar haberimizde.

En Çok Okunan Haberler