Mesbûk ne demektir? Mesbûk namazı nasıl tamamlar?

Güncelleme: 07.03.2019 12:27

Dinimizin direği olan ''namaz'', ve kurallarını bilmek her Müslüman'ın asli görevlerindendir. Bilmemiz gereken kural ve kaidelerden biri de ''Mesbûk'' yani ilk rekata yetişemeyenlerin namaz nasıl devam edeceği konusu. Mesbûk ne demektir? Mesbûk namazı nasıl tamamlar? Merak ettiğiniz soruların cevabı haberimizde.

Dinimizin direği olan ''namaz'', ve kurallarını bilmek her Müslüman'ın asli görevlerindendir. Bilmemiz gereken kural ve kaidelerden biri de ''Mesbûk'' yani ilk rekata yetişemeyenlerin namaz nasıl devam edeceği konusu.  Mesbûk ne demektir? Mesbûk namazı nasıl tamamlar? Merak ettiğiniz soruların cevabı haberimizde.

Mesbûk nedir?

İmama namazın başında değil, birinci rek‘atın rükûundan sonra, ikinci, üçüncü veya dördüncü rek‘atlarda uyan kimseye mesbûk denir. Son rek‘atın rükûundan sonra imama uyan kimse bütün rek‘atları kaçırmış olur.

Mesbûkun hükmü, kaçırdığı yani imamla birlikte kılamadığı rek‘atları kazâya başladıktan sonra, tek başına namaz kılan kimse gibidir. Sübhâneke’yi okur, kıraat için eûzü besmele çeker ve okumaya başlar. Çünkü bu kimse kıraat bakımından namazın baş tarafını kazâ etmektedir. Bu durumda eğer kıraati terkederse namazı fâsid olur.

Sübhâneke duasını okuma yeri, eğer kılınan namaz öğle ve ikindi namazı gibi gizli okunan namaz ise iftitah tekbirinden sonradır. Eğer açıktan okunan namaz ise ve imam kıraat etmekte iken yetişmiş ise, sağlam görüşe göre Sübhâneke’yi okumayıp imamın kıraatini dinler, Sübhâneke’yi kendi kazâ edeceği rek‘atlarda okur ve tek başına namaz kılanlarda olduğu gibi Sübhâneke’den sonra eûzü besmele çeker.

MESBÛK NAMAZI NASIL TAMAMLAR?

1- Sabah namazının ikinci rek‘atında imama uyan mesbûk, tekbir alıp susar, imam ile birlikte son oturuşta yalnız Tahiyyât okur, imam selâm verince kendisi ayağa kalkar, kaçırdığı ilk rek‘atı kılmaya başlar. Sübhâneke ve eûzü besmeleden sonra Fâtiha ile bir miktar Kur’an okur, rükû ve secdelerden sonra oturup, Tahiyyât ile Salli-bârik ve Rabbenâ âtinâ dualarını okuyarak selâm verir.

2- Akşam namazının ikinci rek‘atında imama uyan kimse de birinci rek‘at için bu şekilde hareket eder. Akşam namazının son rek‘atında imama uyan kimse, Sübhâneke’yi okur, imamla beraber o rek‘atı kılıp teşehhütte bulunur, bundan sonra kalkar. Sübhâneke’yi okuyup eûzü besmele çeker ve Fâtiha ile bir sûre veya bir miktar âyet okur; rükû ve secdelerden sonra oturur, sadece Tahiyyât okur, sonra Allahü ekber diyerek ayağa kalkar, besmele çekip Fâtiha ile bir sûre veya birkaç âyet okuyarak, rükû ve secdeleri ve son oturuşu yapar ve selâm ile namazdan çıkar. Bu durumda üç defa teşehhütte bulunmuş olur. Bununla birlikte mesbûk, ikinci rek‘atın sonunda yanılarak oturmayacak olsa, kendisine sehiv secdesi gerekmez; çünkü bu rek‘at bir yönüyle birinci rek‘at mesabesindedir.

3- Dört rek‘atlı namazın son rek‘atında imama uyan kimse imam ile teşehhütte bulunduktan sonra kalkar, Sübhâneke, Fâtiha ve bir sûre okuyup oturur ve Tahiyyât okuduktan sonra kalkar. Geri kalan iki rek‘atı tamamlar.

4- Dört rek‘atlı namazın üçüncü rek‘atında imama yetişen kimse, kendisinin birinci oturuşunu imamın son oturuşuyla birlikte yapar, kalkınca ilk iki rek‘atı kaza edeceği için, kendisi bu ilk iki rek‘atı nasıl kılacak idiyse öylece kılar.

5- Dört rek‘atlı bir namazın ikinci rek‘atında imama uyan kimse, üç rek‘atı imamla kılmış olur, teşehhüt okuduktan sonra kalkar, kılamadığı ilk rek‘atı kılıp oturur ve selâm verir.

İmama ilk rek‘atın rükûunda yetişen kimse, mesbûk değil müdrik sayılır. Fakat imama rükûdan sonra yetişen kimse o rek‘atı kaçırmış olur ve mesbûk durumuna düşer.

Teşehhüt miktarı oturduktan sonra imam daha selâm vermeden önce mesbûkun ayağa kalkması mekruh sayılmıştır. Ancak abdestinin veya vaktin sıkışık olması durumunda mesbûk imamın selâm vermesinden önce kalkıp namazını tamamlayabilir.

Ebû Hanîfe’ye göre, tek başına namaz kılan kimse teşrik tekbirleri ile yükümlü olmadığı halde, mesbûk kurban bayramında teşrik tekbirlerini imam ile birlikte alır, daha sonra ayağa kalkıp kaçırdığı rek‘atları tamamlar.

İmam selâm vermeden önce Tahiyyât’ı okuyup bitirmiş olan mesbûk, isterse kelime-i şehâdeti tekrar eder, başka bir görüşe göre ise susar. En doğrusu Tahiyyât’ı yavaş yavaş okumaktır.

İmam dördüncü rek‘atta oturup yanlışlıkla beşinci rek‘ata kalksa, mesbûkun namazı bu kıyam ile fâsit olur. Fakat dördüncü rek‘atta oturmadan beşinci rek‘ata kalkmış ise, secdeye varmadıkça mesbûkun namazı bozulmaz.

Mesbukun namazı

Namaza geç kalıp, imama, çeşitli rekatlarda yetişen kimse, nasıl hareket eder? Hepsine ayrı ayrı misal vererek anlatır mısınız?

Namaza geç kalıp imama birinci rekatta yetişemeyen kimseye Mesbuk denir. Mesbuk, imam iki tarafa da selam verdikten sonra, ayağa kalkarak, yetişemediği rekatları kaza eder ve kıraetleri [okumaları], birinci, ikinci, üçüncü rekat kılıyormuş gibi okur. Oturmayı ise, dördüncü, üçüncü ve ikinci rekat sırası ile, yani sondan başlamış olarak yapar. 
Mesela:
1- Öğle, ikindi veya yatsının farzının ikinci rekatına yetişen yani sadece bir rekat kaçırmış kimse, imam selam verdikten sonra, kalkıp, Sübhaneke, Fatiha ve zammı sure okur. Rüku ve secdeden sonra oturur, Ettehıyyatüyü, salli barikleri, Rabbena âtinayı okuyup selam verir.

2- Öğle, ikindi veya yatsının üçüncü rekatına yetişen yani iki rekat kaçırmış kimse, imam selam verdikten sonra, kalkıp, Sübhaneke, Fatiha ve zammı sure okur. Rüku ve secdeden sonra oturur. [Başka bir kavle göre oturmazsa da namazı sahih olur.] Ettehıyyatüyü okuduktan sonra kalkar, Fatiha, zammı sure okur, rüku ve secdeden sonra oturur. Ettehıyyatüyü, salli barikleri, Rabbena âtinayı okuyup selam verir. Evla olanı böyledir. 

3- Öğle, ikindi veya yatsının dördüncü yani son rekatına yetişen kimse, imam selam verdikten sonra, kalkıp Sübhaneke, Fatiha ve zammı sure okur. Rüku ve secdeden sonra oturur, Ettehıyyatüyü okuduktan sonra kalkar, Fatiha ve zammı sure okur, rüku ve secdeden sonra oturmayıp kalkar. Fatiha okur, rüku ve secdeden sonra oturup Ettehıyyatüyü, salli barikleri, Rabbena âtinayı okur, selam verir. 

4- Akşamın ikinci rekatına yetişen kimse, imam selam verdikten sonra, kalkıp, Sübhaneke, Fatiha ve zammı sure okur. Rüku ve secdeden sonra oturur, Ettehıyyatüyü, salli barikleri, Rabbena âtinayı okuyup selam verir. 

Akşamın üçüncü rekatına yetişen kimse de, imam selam verdikten sonra, kalkıp, Sübhaneke, Fatiha ve zammı sure okur. Rüku ve secdeden sonra oturur, Ettehıyyatüyü okuduktan sonra kalkar, Fatiha ve zammı sure okur, Rüku ve secdeden sonra oturur, namazı tamamlar.

5- Sabahın 2. rekatına yetişen kimse, imam selam verdikten sonra, kalkıp, Sübhaneke, Fatiha ve zammı sure okur. Rüku ve secdeden sonra oturup namazı tamamlar.

6- Mesbuk, imam son rekatta otururken, Ettehıyyatüyü yavaş yavaş okur, eğer erken bitirirse, imam selam verinceye kadar Kelime-i şehadeti tekrar eder. Sükut etmez. Bu hususta başka kaviller varsa da âlimlerin tercih ettiği budur.

7- Son rekatı da kaçıran kimse, imama teşehhüdde yetişirse, yine cemaat sevabına kavuşur.

8- İftitah tekbirini imamla birlikte söylemenin sevabı çoktur. Onun için imamla birlikte tekbir almaya çalışmalıdır!

9- Hiçbir rekata yetişemeyen, selamdan önce, mesela son teşehhüdde imama uyan, imam, selam verince kalkar, tekbir almadan yeni baştan kılar gibi kılar. Okumalar baştan, oturmalar sondan şekliyle de kılması caizdir. 

10- Mukim, seferi olan imama da uyabilir. Seferi olan da, 4 rekatlı olan farzları eda ederken de, mukim imama uyabilir. Yetişemediği rekat olursa, imam selam verince dörde tamamlar. Çünkü, seferi olanın namazı değişerek, imamın namazı gibi 4 rekat olur. 

11- Seferi olan öğle, ikindi ve yatsı namazını kılamayıp kazaya bırakınca, kazayı iki rekat kılması gerektiğinden, aynı namazı kaza eden mukim imama uyamaz. Çünkü, mukim imamın, ikinci rekatın sonunda oturması farz değildir. Seferi olanın ise, oturması farz olduğundan mukim imama uyamaz.

12- Cemaate gelen, imamı rükuda görürse, ayakta tekbir getirip, rükua eğilir. Tekbiri eğilirken söylerse, namazı sahih olmaz. Eğilmeden, imam kalkarsa, o rekata yetişmemiş olur.

13- İmam açıktan yani sesli okurken imama uyan kimse, Sübhanekeyi okumaz, imamı dinler. Çünkü Sübhaneke okumak sünnet, imamı dinlemek ise vaciptir. Sübhaneke okumaktan mahrum kalmamak için, imam tekbir aldıktan sonra, hemen imama uymaya çalışmalıdır! İmama uymak için vesvese edip gecikmek doğru değildir. 

Sünneti kıldıktan sonra, safa girerken niyet etmek yetişir. Ellerini kulaklarına götürüp "kalbimi toplamadım" diye vesvese edip niyeti geciktiren, bu yüzden Sübhaneke okumayı kaçıran çoktur. Buna fırsat verilmemelidir!

14- İmam farza başlarken veya ikamet okunurken, camiye gelen, cemaatin arasında sünnet kılmaya durmamalıdır. Sabah namazı hariç, diğer namazlarda hemen imama uymalıdır. Sabah namazında ise, sünneti caminin girişindeki sofada kılmalıdır. Sofa yoksa, bir direk arkasında kılmalıdır. Direk de yoksa, hemen imama uymalıdır. Farzdan sonra da sabahın sünneti artık kılınmaz.

15- Camiye geç gelen, rastgele bir yerde durmamalıdır. Eğer sünneti kılarken önünden geçen olursa, kendisine de günah olur. Direk arkasına durmalıdır! (Redd-ül-muhtar, Halebi) 

Namaz nasıl kılınır?

Namazın dinimizdeki yeri ve önemi nedir?

İslama göre evlilikte ilk gece namazı nasıl kılınır?

Teheccüd namazı nasıl kılınır?

Namazın şartları (farzları) nelerdir?

Yolculukta namaz nasıl kılınır? Seferilik nedir?

Şükür Namazı nedir? Nasıl kılınır?

Sehiv secdesi ne demektir? Nasıl yapılır?

İki namazı 'cem' etmek (birleştirmek) nasıl olur?

Kaza namazı hangi şartlarda kılınır?

Kutuplarda namaz nasıl kılınır? Kutuplarda nasıl oruç tutulur?

Namaz kılmak neden zor gelir?

Namazı dosdoğru kılmak ne demek?

Namazla ilgili Kur'an Ayetleri nelerdir?

Esmaül Hüsna'dan El Vedud zikrinin manası ve faziletleri

Meryem suresİ, Meryem suresinin okunuşu ve anlamı

Esmaül Hüsna'dan El Bais zikri manası ve faziletleri

Vakıa suresi, Vakıa suresinin okunuşu ve anlamı nasıldır?
Fetih suresi, Fetih suresinin okunuşu ve anlamı

Nas suresi oku...

Felak suresi oku...

Ayetel Kürsi, Ayetel Kürsi'nin okunuşu ve anlamı