Slovenya ziyaretimiz kapsamında ilk durağımız Türkiye Cumhuriyeti Ljubljana Büyükelçiliği oldu. Mesai saatleri dışında olması nedeniyle büyükelçilik binasını gezme imkânı bulamasak da ay yıldızlı Türk bayrağının dalgalandığı büyükelçilik binası önünde hatıra fotoğrafı çektirdik. Ardından rotamızı başkent Ljubljana’nın en önemli kültür duraklarından biri olan Slovenya Ulusal Müzesi’ne çevirdik. Müze gezisi sırasında ise bizi hiç beklemediğimiz ilginç bir sürpriz karşıladı. Müze görevlisi, Türkiye’den geldiğimizi öğrenince bizi yabancı devlet başkanları ve üst düzey devlet adamları tarafından Slovenya Cumhurbaşkanlığı’na takdim edilen diplomatik hediyelerin sergilendiği özel bölüme götürdü.
GÜLEPDANLIK VE GÜMÜŞ KUTU
Burada sergilenen eserler arasında Türkiye’nin eski Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ile TBMM eski Başkanı Mustafa Şentop tarafından resmî ziyaretler sırasında Slovenya Cumhurbaşkanlığı’na takdim edilen hediyelerin de yer aldığını gördük. Müze vitrinlerinde bulunan bilgi panolarında hediyelerin hangi tarihte ve hangi resmî ziyaret kapsamında sunulduğu ayrıntılı şekilde anlatılıyor. Sergilenen eserlerden biri, dönemin Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün 20 Mayıs 2009 tarihinde Slovenya Cumhurbaşkanı Danilo Türk’e gerçekleştirdiği resmî ziyaret sırasında takdim ettiği, müze kayıtlarında “pozlacı gül işlemeli gümüş kutu” olarak tanımlanan zarif eser oldu. Bir diğer eser ise TBMM eski Başkanı Mustafa Şentop’un 28 Mart 2022 tarihinde Ljubljana’da düzenlenen Avrupa Birliği Parlamento Başkanları Konferansı kapsamında hediye ettiği, müze kayıtlarında “seramik takımı” olarak yer alan, geleneksel gülepdanlık formunda ve el işi çiçek motifleriyle bezenmiş dekoratif seramik eserdi. Türkiye ile Slovenya arasındaki diplomatik ilişkilerin somut birer hatırası olan bu hediyelerin Slovenya Ulusal Müzesi’nde ziyaretçilere açık olarak sergilenmesi dikkat çekiyor.
HEDİYELERİN VERDİĞİ MESAJ NEDİR?
Diplomasinin “Koku” Hafızası ve Gülepdanlık
Mustafa Şentop’un hediye ettiği ve müze kayıtlarında “seramik takımı” olarak geçen gülepdanlık, aslında Osmanlı-Türk devlet diplomasisinde çok derin bir anlama sahiptir. Gülepdanlık, içine gül suyu konulan ve konuklara ikram edilen geleneksel bir kaptır. Türk kültüründe gül suyu; “hoş geldiniz” demenin, saygının ve saf sevginin simgesi olarak kabul edilir. Doğu diplomasisinde bir devlet adamına gülepdanlık hediye etmek, aslında “Sizinle ilişkilerimizin ve dostluğumuzun kokusu her zaman taze ve güzel kalsın” anlamına gelen sessiz ve zarif bir diplomatik mesajdır. Slovenya Ulusal Müzesi, farkında olmadan vitrininde yüzyıllık bir “koku diplomasisi” mirasını ağırlıyor.
TÜRK DEVLET GELENEĞİNİN GİZLİ KODU
Türk devlet geleneğinde yabancı devlet başkanlarına verilen hediyeler asla rastgele seçilmez. Osmanlı döneminde bu tür takdimlere “İn’am” veya “Pîşkeş” geleneği denirdi. Hediyeler, gönderen devletin gücünü, sanat anlayışını ve estetik değerlerini temsil eden semboller olarak görülürdü. Abdullah Gül’ün hediye ettiği “gül işlemeli gümüş kutu” ile Mustafa Şentop’un “gülepdanlığı” da bu anlayışın devamı niteliğinde. Her iki hediyede de “gül” motifinin öne çıkması; Türk sanatındaki ilahi sevgi, zarafet ve barış sembolizminin Ljubljana’da diplomatik birer mühür olarak seçildiğini gösteriyor.
SLOVENYA’NIN EN ESKİ KÜLTÜR KURUMLARINDAN BİRİ
Başkent Ljubljana’nın merkezinde, Tivoli Şehir Parkı’nın hemen yakınında bulunan Slovenya Ulusal Müzesi (Narodni muzej Slovenije), ülkenin en eski bilimsel ve kültürel kurumlarından biri olarak kabul ediliyor. Aynı binayı Slovenya Doğa Tarihi Müzesi ile paylaşan müze; zengin arkeolojik koleksiyonları, tarihî para ve madalyaları, uygulamalı sanat eserleri ile Slovenya’nın kültürel mirasını yansıtan çok sayıda önemli koleksiyona ev sahipliği yapıyor. Müze, kültür ve bilim alanındaki katkıları nedeniyle 2021 yılında dönemin Slovenya Cumhurbaşkanı Borut Pahor tarafından Olağanüstü Liyakat Altın Nişanı ile ödüllendirildi.
TÜRKİYE’NİN KÜLTÜREL İZLERİ LJUBLJANA’DA YAŞIYOR
Slovenya Ulusal Müzesi’nde devlet başkanları ve yabancı konuklar tarafından takdim edilen diplomatik hediyelerin sergilendiği bölüm, ziyaretçilerin büyük ilgisini görüyor. Bu bölümde Türkiye’yi temsil eden Abdullah Gül ve Mustafa Şentop’a ait hediyelerin de yer alması, iki ülke arasındaki diplomatik ilişkilerin kültürel hafızadaki izlerini gözler önüne seriyor. Bugüne kadar Türkiye’de çok fazla gündeme gelmeyen bu eserler, Slovenya’yı ziyaret eden Türk ziyaretçiler için de ayrı bir gurur kaynağı niteliğinde. Türkiye ile Slovenya arasındaki dostluğun somut simgeleri olan bu hediyeler, yıllar geçmesine rağmen Ljubljana’da özenle korunarak gelecek nesillere aktarılmaya devam ediyor.