TÜRKİYE DİNLENME TESİSLERİNE HOŞ GELDİNİZ

0

Türkiye haftalardır 'dinleme' haberleriyle çalkalanıyor. Sosyal medyada gün aşırı montajlanmış TAPE'ler yayınlanıyor. Kişi hak ve hürriyetleri, özel hayatın gizliliği ilkesi ve "mahrem" bilgiler ayaklar altında. Geçtiğimiz hafta dinlenen 7.000 kişiden 3.000'e yakınının isimleri çarşaf çarşaf yayınlandı gazetelerde. Henüz bu olayın şokunu yaşarken, yeni bir skandal daha ortaya çıktı. 102 bin 646'sı 2012 yılında, 115 bin 217'si de 2013 yılında olmak üzere toplam 217 bin 863 mahkeme kararı çıkartıldığı tespit edildi. İki yıl içinde 509 bin 516 kişiye 1 milyon 190 bin dinleme işlemi yapıldığı ortaya çıktı.

Dile kolay, Türkiye'de ortalama her 100 kişiden 1'inin telefonu gayr-i hukuki ve gayr-i ahlaki bir şekilde dinlenmiş. Bu korkunç bir tablo.

Hepimizi tedirgin eden, iletişim özgürlüğümüzü elimizden alan, ailemizle dahi yapacağımız görüşmelerin kayıt altına alınacağı saikiyle rahatça konuşamadığımız, tehdit altında olduğumuz bu tabloyu, dinlemelerin neden yapıldığını ve paralel yapının çalışma metodunu daha iyi anlamak için Hanefi Avcı'nın bundan tam 4 yıl önce 12.01.2010'da Adalet Bakanlığı'na yazdığı dilekçeye bakalım:

ADALET BAKANLIĞI'NA

ANKARA

1-Dinlenmek istenen kişiler, kamuoyunda bilinen, adları duyulan şahıslar ise isimleri yanlış yazılarak, başkaları adına kararlar alınıp dinleme yapılmaktadır. Hiç kimse bu telefon bu isme kayıtlı mıdır diye kontrol etmemektedir, bu boşluktan yararlanan kötü niyetli kişiler kanunsuz dinleme yapmakta ve buradan elde edilen bilgiler şantaj vb. başka amaçlarla kullanılmaktadır.

2-Telefon numarasına değil, numarayı bilmelerine rağmen telefon makinesinin IMEI numarası üzerinden kararlar alınmaktadır. Hiç kimse kullandığı telefonun IMEI numarasını bilmediğinden tüm devlet yetkilileri dahil herkesin bu şekilde dinlenme imkanı vardır, zaten bir süre sonra telefon makineleri eskiyip değiştirildiğinden, kimin kimi dinlediğinin anlaşılması mümkün değildir.

Bazen hiç isim, telefon numarası dahi yazmadan kanuni şartları taşımayan sadece IMEI numarası üzerinden kararlar alınmaktadır.

3-Önleme dinlemelerinde kanunun "..hakkında tedbir uygulanacak kişinin kimliği, iletişim aracının türü, kullandığı telefon numaraları veya iletişim bağlantısı tesbite imkan veren kodundan belirlenebilenler ile … hakim … karar verebilir" dendiğinden illegal terörist örgütleri takip için kolaylık olarak verilen bu inisiyatiften istifade ile dinlemek istenen kamuoyunca tanınan kişilerin kimlikleri, telefon numaraları vs. her şey bilinmesine rağmen isimsiz, numarasız, hatta yalnız makine numarası üzerinden kararlar alınmaktadır. Hakimler çok miktarda isimsiz dinleme kararı vermektedir. Herkesin bu yöntemle kanunsuz olarak dinlenme imkanı vardır.

4-Kanunsuz olarak denetlenmek istenen kişilerin önce telefonlarının HTS raporları incelenip kimlerle özel ilişkilerinin olduğu tespit edilip, sonra bu numaralar aynı şekilde makine numarası IMEI üzerinden dinlenerek kişilerin özel hayatlarına ait bilgiler toplanıp kullanılmaktadır.

5-İstihbarat birimlerinin elinde bulunan veri bankaları, telefon detayları, toplu HTS raporları vs. bilgiler hukuksuz dinlemeden elde edilen bilgilerle birleştirilip kişilerin özel hayatları ile ilgili önemli sırlara ulaşıp kötü niyetli kullanıldığına dair emareler vardır. Bu şekilde daha sofistike yöntemlerle elde edilen bu bilgilerin denetimsiz, kim oldukları belli olmayan kişilerce ve kötü kullanımının sıradan insanların hayatlarını karartmada kullanılmasının önü alınmalıdır, bu gün yapılanların bir kısmını anlamakta bile zorlanılmaktadır, gelecekte mani olmak zor olacaktır.

6-Önleme dinlemelerinde kullanılan sahte mahkeme kararı olup olmadığının alıştırılmasında fayda vardır. Bazı kararların şekline göre hakimler tarafında verilemeyecek vasıf ve nitelikte olduğu değerlendirilmektedir.

7-Önleme dinlemelerini yapan kişiler ve dinleme kayıtlarının mevzuata göre Emniyet Genel Müdürlüğü, Jandarma Genel Komutanlığı ve MİT yetkililerinin üst amirleri, müfettişler, ilgili bakanlığın müfettişlerince denetlenmesi gerekir iken bugüne kadar denetlenmediğinden dolayı keyfi bir ortam yaratılmakta olup çok sayıda kişi kanunsuz olarak dinlenmektedir.

8-Kanunsuz olarak yapılan dinlemelerde elde edilen bilgiler birçok kişi ve yetkili için tehdit, şantaj ve ekonomik çıkar amaçlı kullanıldığına dair ciddi emareler vardır. (…)

(Haliçte Yaşayan Simonlar, S:497,498,499)

Evet, gördüğünüz gibi son derece "organize bir tehlike"yle karşı karşıyayız. Ve bu tehlike sadece Ak Parti veya Başbakan Erdoğan ile ilgili bir durum değildir.

Türkiye'de yaşayan her bir ferdi doğrudan ilgilendiren bir "Ulusal Güvenlik Sorunu"dur.

Dolaysıyla buna karşı mücadeleyi de hep birlikte vermeliyiz.

Bu noktada tam bir eşikteyiz.

Çocuklarımıza miras olarak, ya iletişim özgürlüğünün olduğu, hukuksuz hiçbir iş ve işlemin yapılmadığı, güven dolu yep yeni bir Türkiye bırakacağız, ya da kaderimize razı olup bütün özgürlüklerin ayaklar altına alındığı, korkularla dolu, eskimiş bir Türkiye bırakacağız.

Karar sizin..

@bayramzilan