Genel

Türkiye su yönetiminde eyleme geçen politikalar benimsiyor

Tarım ve Orman Bakanlığı Su Yönetimi Genel Müdürü Afire Sever, Türkiye'nin su yönetimi konusunda eyleme geçtiğini belirterek, 'COP31'de de hem azaltım programları hem de iklim değişikliğiyle uyumda su kaynaklarının yönetimi sıfır atık gibi suda sıfır kayıp, su verimliliği gibi uyum politikalarımızı yine masaya yatırmış olacağız.' dedi.

Sever, Tarım ve Orman Bakanlığınca düzenlenen, bölgesel ve küresel su sorunlarının tartışıldığı 5. İstanbul Uluslararası Su Forumu'nda AA muhabirine değerlendirmelerde bulundu.

Foruma, farklı ülkelerden, birçok kurum ve kuruluştan katılım olduğuna dikkati çeken Sever, 'Birleşmiş Milletler'den (BM), Gıda ve Tarım Örgütü'ne (FAO) kadar uluslararası kurumların temsilcileri de oturumlarımızda konuşmacı ve panelist olarak yer aldılar. Forumdan COP31'e bir gönderme yapmaya çalışıyoruz. Su yönetimi konusunda eyleme geçen bir Türkiye var. Neler yaptıklarımızı, iyi tecrübelerimizi paylaşıyoruz. Dünya ülkelerinden de insanlarından da bu konuda geleceğe bir damla olmak için neler yapmamız gerektiğini yine masaya yatırıyoruz.' diye konuştu.

Sever, farklı ülkelerde düzenlenen COP etkinlikleriyle iklim değişikliği etkilerinin azaltılmasını merkeze aldığına işaret ederek, 2015 yılıyla beraber dünyada yeni bir su yönetimi politikasının ortaya konduğunu aktardı. Sever, 2000'li yıllara doğru suyla ilgili yönetim planlarının oluşturulması ve havza bazında yönetimin ele alındığını anlattı.

'Azaltım programları yetersiz kaldı'

Paris Anlaşması ve BM'nin 2030'a doğru sürdürülebilir kalkınma ajandasını yayınlamasıyla da değişen iklim şartlarında su yönetiminin gündeme geldiğin altını çizen Sever, şöyle devam etti:

'İklim değişikliği azaltım programları bir şekilde yetersiz kaldı ve şu anda küresel ısınma 1,3 santigrat derece olarak açıklandı. Oysa hedef 2030'a kadar en azından küresel ısınmayı 1,5 derecede tutmaktı. Artık azaltım programlarının uygulanmasını hızlandırmamız lazım. Bununla beraber değişen iklim şartlarına da uyum yapmamız lazım. İklim konusunun iki ayağı vardır, azaltım ve uyum. Dolayısıyla uyum konusuna geldiğimiz zaman su merkezli uyum karşımıza çıkıyor. Çünkü iklim değişikliği etkilerine bakıyoruz taşkın, kuraklık, orman yangınları ve su kalitesinde maalesef kötüye gidiş olarak karşımıza çıkıyor. İşte bu noktada da COP31'de de hem azaltım programları hem de iklim değişikliğiyle uyumda su kaynaklarının yönetimi sıfır atık gibi suda sıfır kayıp, su verimliliği gibi uyum politikalarımızı yine masaya yatırmış olacağız.'

Sever, iklim değişikliğinin su kaynakları üzerindeki etkisiyle yağışlarda ve su kaynaklarında azalma, su kalitesinde ise kötüleşme beklendiğini belirterek, artan nüfusa su sağlamak, arz-talep dengesini kurmak, gıda güvenliği arzını sağlamak ile ekosistem ve halk sağlığını korumak için su verimliği seferberliği etrafında toplanmanın önemli olduğunu sözlerine ekledi.