Türkiye, Taksim ve Ankara saldırılarıyla bir kez daha sırtından hançerlenirken, Ankara saldırısından sonra, ''Son Dakika'' ibaresiyle ajanslara 'Rusya, Suriye'den geri çekiliyor' haberleri geçildi. Açıkçası, uluslararası gündemi yakından takip edenlerin de kısa ve orta vadede beklemediği bir gelişmeydi. Neden, niye, nasıl, niçin ve ne zaman soruları peş peşe sıralanırken Hizbullah'ında Suriye'den geri çekilmeye başladığı duyuruldu. Anlaşılan Esed'i destekleyen bölge dışı aktörler (Rusya-ABD) ortak bir karar almıştı.
Türkiye'de patlayan bombalar aslında, Suriye ve Irak'ta yaşananlardan bağımsız düşünülemez. Zira, Ankara saldırısının hemen akabinde Türkiye'nin bir kara harekatı yapacağı anda Ruslar, geri çekilme kararı aldı. Bu bağlamda ABD, Suriye'de Rusya ve Türkiye'nin sürtüşmesini istemiyor. Çünkü ABD, Suriye'de demografik yapıyı YPG/PYD'ye değiştirerek istediğini aldı. Cenevre görüşmelerinin ardından da tıpkı Bosna, Ruanda, Sudan… vs. olduğu gibi BM 'Uluslararası barış gücü' veya 'ateşkes' adı altında demokrasi marifetiyle mezhep-din temelinde Suriye'yi bölecekti.
ABD açısından, ille de bir Türk-Rus gerilimi olacaksa, bu coğrafya, Ukrayna olmalıydı. Çünkü, Kırım ve Ukrayna'da ötürü Rusya'nın, Ortadoğu ve Arap Baharı'ndan ötürüde Türkiye'nin kulağını çekmek gerekiyordu. Zaten, Ukrayna ve Türkiye, Taksim saldırısından önce bir deniz tatbikatı yaptı bile… Ankara saldırısı ve Karadeniz'deki Ukrayna-Türkiye tatbikatı sırasında Rusya'nın, ''Batı, Türkiye ve Rusya'yı karşı karşıya getirmek istiyor'' açıklamasıyla yukarıdaki değerlendirmemizi doğruluyor.
Taksim saldırısına doğru….
Rusya'nın geri çekilmesi aslında Cenevre görüşmeleri öncesi taktiksel bir manevra olduğu gibi uluslararası kamuoyu açısından pozitif bir mesaj niteliği taşımakta. Bu bağlamda Ruslar, Haziran-Temmuz aylarında sona erecek olan 'Ekonomik ambargonun' kaldırılması ümidiyle Suriye'de görünmek istemiyor.
Zira, öncelikli stratejik ve ekonomik çıkarlarını garanti altına almış ve Şii bloğuyla daha fazla sürtüşmek istemiyordu. Çünkü Rusya, Suriye'nin geleceği ile ilgili İran, Hizbullah ve Rejimle görüş ayrılığına düştü. Bu bağlamda Suriye'nin 4 veya 6 farklı federatif yapıya bölünmesi düşünülmekteydi. Ancak İran, Esed ve Hizbullah bu planı tasvip etmedi. Bu gelişmeye paralel Rusya, İran'a S-300 füzelerin teslimatının ertelerken, İran bir mesaj niteliği taşırcasına kendi milli füzesinin denemesini yaparak hem Rusya'ya ''Kendi başımın çaresine bakarım'' mesajı vermiş, hem de İsrail'e gövde göstersin de bulunmuştu.
Bu gelişmeler yaşanırken Başbakan Ahmet Davutoğlu, hemen İran'ı ziyaret etti. Bu ziyaret İran tarafından da olumlu karşılanarak İran Cumhurbaşkanı ve Dışişleri Bakanı Cevad Zarif'in ziyaretleri gündeme geldi.(Taksim'de bomba patladığı sırada Cevad Zarif, Mevlüt Çavuşoğlu ile görüşüyordu.) Sonuç olarak Taksim saldırısıyla Türkiye ve İran'ın yakınlaşması hedef alındı.
Rusya'nın geri çekilmesi, Türkiye ve İran'da yaşanan gelişmelerle ilişkiliydi. Rusya, Suriye'de stratejik ve ekonomik çıkarlarını garanti altına alarak, Tartus ile Lazkiye Limanı'nı 2045 yılına kadar kullanımını aldı. ABD'den Irak ve Libya'da kazık yiyen Ruslar, işini şansa bırakmayarak Suriye'ye girmişti. Fakat değişen koşullar yüzünden Suriye'de ABD-Rusya ortak oldu. Ukrayna'da ise çekişmeye devam etmektedir. Bu bağlamda Rusya ve ABD, birbirlerini güvensiz görseler de, Rusya açısından işbirliği yapmak kaçınılmaz bir hal alabiliyor.
Rusya'nın müdahalesinden sonra olumlu etkileyen, gelişme; öncelikle Rusya Akdeniz'deki konumunu kuvvetlendirdi. Dünya silah pazarı için yeni askeri ekipmanların testlerini ve reklamını yaptı. Rusya, iç savaşın sonrasını hesap ederek, özellikle Kafkasya kökenli birçok muhalifi (2.000 kişi) hedef aldı. Rusya, Batı'nın ambargosu yüzünde, yaşanan ekonomik bunalımı, Rus milliyetçiliği üzerinden ülkede gündemi değiştirdi. Ilımlı muhalefete büyük darbe vuruldu. IŞİD tehlikesi yok edilemedi, bilakis Rusya ve Esed'in petrol ihtiyacını ve güvenliği sağlandı. Aynı zamanda geri çekilme etkisiyle Esed'i yalnızlığa da itti.
Rusya'yı Suriye müdahalesinde olumsuz etkileyen nedenler. Rusya, Almanya'dan sonra en iyi ikinci müşterisi olan Türkiye ile karşı karşıya geldi. Uluslararası kamuoyuna saldırgan, başı buyruk, vahşi yönünü soğuk savaştan sonra bir kez daha gösterdi. Böylelikle İslam, Türk ve Arap dünyasını karşısın aldı.Suriye'de 5.5. ay kalmanın ekonomik yükü, Rus ekonomisine oldukça pahalıya mal oldu/olacak. Rus uçağının düşürülmesiyle ciddi bir prestij kaybına uğradı.Azerbaycan'da faaliyet gösteren İsrail enerji şirketlerine ve Rus Yahudi oligarklarına baskı yaparak, Yahudi sermayesini karşına aldı.
Sonuç olarak Moskova ile Washington gizlice anlaştı. Ortadoğu'nun şekillenmesinde Rusya, 100 yıl sonrada olsa kuvvetle muhtemel ABD ile beraber masadaki ana aktörlerden biri olmayı başardı.(1916 Sykes-Picot, 2016 Kerry-Lavrov)Ancak, Haziran-Temmuz aylarında bu ortaklık, ambargonun kalkıp/kalkmamasıyla devam eder mi, bilmiyorum. Rusya'nın çekilmesi Rusya ile Türkiye arasında savaş tehlikesi doğurması ve Şii bloğu dolayısıyla İran'ı daha fazla karşısına almamasıyla ilgiliydi. Özetle Rusya, yeni bir Afganistan'la karşı karşıya kalmamakla ve Türkiye ile savaşmamak için kuyruğu dik tutmak adına geri çekildi. Türkiye'de yaşanan bombalama eylemleri ise öncelikle Türkiye'nin Suriye ve Irak'ta faaliyetlerine yönelik bir tehdit. Sonrasında Erdoğan'ı ve Hakan Fidan'ı kamuoyunda hedefe koyan gelişmelerdir.
twitter.com/HusamettinAslan