Kalkınma, küreselleşmenin önemli etkileriyle birlikte dünyada son zamanlarda çok daha önemli bir konu haline gelmiştir. Kalkınma süreci ülkeler için sonu olmayan bir gelişim süreci olarak devam etmektedir. Kalkınma, ülkelerin ekonomik, sosyal ve siyasal alanda hedeflediği ya da olması gereken gelişim durumu olarak da değerlendirilebilir. Eğitimin kalkınmaya olan etkilerini ortaya koyma açısından eğitim ve kalkınma ilişkisi oldukça önemlidir.
Ülkelerin uyguladığı eğitim
ve eğitim politikaları, kalkınma süreçlerine büyük oranda etki etmektedir. Uzun
vadede milli gelir üzerindeki olumlu etkisi nedeniyle eğitim, ülkeler
tarafından bir yatırım aracı olarak da görülmektedir. Ülkelerin kalkınma
verileri incelendiğinde eğitim yatırımları yüksek olan ülkelerin ekonomik
büyüme, iş verimliliği ve nitelikli iş gücü oranlarında artış sağladığı
görülmektedir. Bu nedenlerle eğitime yapılan yatırımlar, gelişmişlik seviyesi
yüksek ülkelerde süreklilik göstermektedir. Eğitime yapılan yatırımlarla
birlikte toplumsal kalkınmanın temel kaynağı olan insanlarda önemli derecede
gelişme gösterirler. Eğitim, ekonomik, politik, sosyal, teknolojik ve kültürel
alanlara yaptığı olumlu etkiyle toplumsal kalkınmaya da önemli derecede etki
eder. Yapılan araştırmalar tüm dünyada eğitim yatırımlarının getirilerinin
sağladıkları ek gelir açısından en az fiziki sermaye yatırımları kadar verimli
olduklarını göstermiştir. Kalkınma seviyesinde yaptığı artışa ek olarak eğitim,
ülkelerde demokratik yapının devamlılığında, gelir artışlarında, emek verimliliğinin
artmasında, suç oranlarının azalmasında, sağlıkta iyileşmede, teknoloji ve
bilgi yaratmada önemli etki yapmaktadır. Eğitimin niceliği ve niteliğinde ki
artış, ülkelerde üretim kapasitesinin yükselmesini sağlarken ekonomik büyümeye
de katkı yapar. Ekonomik büyüme oranlarında ki artış ülkelerin beşeri
sermayelerini en iyi şekilde kullanmalarıyla mümkündür. Beşeri sermayenin etkin
ve verimli kullanımı ülkelerde eğitilmiş insan gücüyle eş değerdir. Beşeri
sermayesi zayıf ülkeler yeraltı kaynakları bakımından zengin olsalar dahi bu
kaynakların ekonomik büyümeleri üzerinde ki etkilerini göremezler. Ekonomik
büyümede olumlu etki görülmemesi toplumsal sorunları da beraberinde
getirmektedir. Fakat eğitime yaptıkları yatırımlarla beşeri sermayelerini yükselten
ülkeler, yeraltı kaynakları sınırlı olsa bile ekonomik büyüme oranlarında artış
sağlamaktadırlar. Beşeri sermayesi güçlü ülkeler de ekonomiye olan olumlu
katkı, toplumsal ilerleme ve gelişmişlik seviyelerinde artış sağlamaktadır.
Türkiye son yirmi yılda eğitime büyük kaynaklar ayırmıştır. Türkiye’de eğitime
ayrılan kaynakların bütçe ve gayrisafi milli hasılaya oranında ortaya çıkan
artış, politika yapıcıların eğitime verdikleri önemi de göstermektedir. Son
yirmi yılda eğitime ayrılan kaynaklarla hem kısa vadede hem de uzun vadede
beşeri sermayeye olduğu kadar kalkınma seviyesine de katkı yapılmıştır.
Türkiye’de son yirmi yılda eğitime yapılan yatırımlar diğer alanlara yapılan
yatırımların verimliliğini de artırmıştır. Türkiye eğitime yapılan yatırımlarla
birlikte eğitimde evrenselleşme sürecine girmiştir. Önemli bir dönüşüm
sürecinden de geçmiştir. Eğitimde gerçekleşen evrenselleşme süreciyle birlikte
Türkiye’ de okur-yazarlık, okullaşma, okul başına ve derslik başına düşen
öğrenci sayısı, öğretmen başına düşen öğrenci sayısı, okul öncesi eğitim,
mesleki eğitim ve özel eğitim alanlarında da ülke kalkınmasına etki edecek
önemli gelişmeler yaşanmıştır. Demokratikleşme, eğitime erişim, eğitimde fırsat
eşitliği gibi konularda da toplumsal kalkınmayı olumlu etkileyecek gelişmeler
olmuştur. Türkiye’de eğitim yatırımlarının istikrarlı bir şekilde devamı
gelecekte kalkınma seviyesine olumlu bir şekilde yansıyacaktır. Tüm
okuyucularıma selam eder saygılar sunarım.