Türkiye'nin Epstein'i: CHP

Jeffrey Epstein'ın gizli adalarında dönen karanlık ağ gibi, Türkiye'de de bir siyasi parti çocukları hedef alan sistematik iddiaların ortasında kalmış durumda: Cumhuriyet Halk Partisi (CHP). CHP yönetimindeki belediyeler, resmi denetimlerden sıyrılmak amacıyla "kreş" yerine "Çocuk Etkinlik Merkezi" (ÇEM) adını verdikleri yerlerde faaliyet gösteriyor. Bu yapılar artık darp, şiddet ve cinsel istismar skandallarıyla anılıyor. Savunmasız miniklerin yaşadığı travmalar, örtbas çabaları ve siyasi savunma refleksleriyle dolu bir utanç tablosu çiziyor. Eyüpsultan'dan Silivri'ye, oradan Pendik'e kadar uzanan şikayetler, CHP'nin çocuk güvenliği konusundaki samimiyetsizliğini acımasızca ortaya koyuyor.

Skandalın fitili, İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne (İBB) bağlı Eyüpsultan Güzeltepe Yuvamız İstanbul Çocuk Etkinlik Merkezi'nde ateşlendi. 3 yaşındaki bir çocuğun bedenindeki morluklar aile tarafından fark edilince, darp ve nitelikli cinsel istismar iddiaları patlak verdi. Gaziosmanpaşa Cumhuriyet Başsavcılığı'nın yürüttüğü soruşturmada spor hocası Özkan D., "12 yaşını tamamlamamış çocuğun nitelikli cinsel istismarı"ndan tutuklandı; üç öğretmen ise adli kontrolle dışarı çıkarıldı. Minik çocuğun Çocuk İzlem Merkezi'ndeki ifadeleri dehşet verici: Tehditler, kıyafetlerin indirilmesi, çıplak halde görüntü alma ve özel bölgelere dokunma gibi eylemler, adli tıp raporlarında ağır travma izleriyle (kekemelik, altını ıslatma, regresif davranışlar) doğrulandı. İBB, "morluk görülür görülmez tutanak tuttuk, kameralar incelendi" dese de, veliler ve uzmanlar bu merkezlerin ruhsatsız ve denetimsiz çalıştığını haykırıyor. Neden "kreş" demiyorlar? Çünkü o isimle Milli Eğitim ve Aile Bakanlığı devreye girer. Ancak "etkinlik merkezi" etiketiyle devletin gözünden kaçıyorlar, Epstein'ın izole adalarındaki gibi.

Bu olay buzdağının yalnızca görünen kısmı. Silivri'deki Gümüşyaka Çocuk Etkinlik Merkezi'nde de benzer bir şiddet vakası mahkemeye taşındı; bir görevli çocuğa darp nedeniyle ceza aldı, resmi evraklar ortada. Aileler bazen "Silivri'de başladı" diye anlatıyor ama detaylar Eyüpsultan'la kesişiyor.

Pendik'te de benzer taciz iddiaları dolaşıyor: 6 yaşındaki bir çocuğun özel bölgelerinin sıkılması, öpülmesi gibi beyanlar var. Mağdur çocuk sayısı hızla artıyor. En az beş minik, ses kayıtlarında "yaramazlık yaparsan döverim" korkutmaları, fiziksel temaslar anlatılıyor. CHP bu merkezleri "sosyal hizmet" diye sunarken, neden bakanlık denetiminden uzak tutuyor? Cevap ortada: Ya Epstein tarzı bir gölge ağ mı örüyorlar, yoksa ideolojik tercihlerle mi kadroları dolduruyorlar?

Düşünün ki CHP lideri Özgür Özel ve grup yöneticileri, "çocuğa uzanan eller kırılsın" diye ayağa kalkmak yerine Aile Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş'ı hedef alıyor. Bakan Göktaş mağdur aileyi ziyaret edip "davaya müdahil olacağız, en ağır ceza gelsin" derken devlet mekanizması devrede: ALO 183 hattı çalışıyor, Valilik soruşturma yürütüyor. Peki CHP ne yapıyor? "Dezenformasyon" diye saldırıyor, savunmaya çekiliyor. Neden bu yerlere "kreş" demiyorsunuz? Olay patlamasa darpı mı gizleyecektiniz?

En çarpıcı kısım atamalar: Hatırlayın, iki yıl önce Şişli Belediyesi'nde kreş koordinatörü olarak atanan Kerem Kitay bilinen bir LGBT aktivisti. Tepkiler yükselince görev tanımı apar topar "ARGE sorumlusu" diye değiştirildi. Çocuklarımızı ideolojik figürlere emanet etmek niye? Epstein'ın güçlü bağlantıları gibi burada da bir koruma ağı mı işliyor? CHP'ye yakın medya, "eskiden de şurada oldu" diye eski vakaları pompalayarak konuyu sulandırmaya çalışıyor. Hayır, çocuk istismarı partiye göre değişmez. Kim yaparsa yapsın hesap sorulur. Ama siz pisliği örtbas için kalemşörlere talimat veriyorsanız, bir şeylerden korkuyorsunuz demektir.

CHP'ye son çağrı: Savunmayı bırakın, Aile ve Milli Eğitim bakanlıklarıyla masaya oturun. Bu sapıkları temizleyin, çocuklarımızı ideolojik oyunlarınızdan koruyun. Epstein'ın çöküşü gibi bu skandallar CHP'yi bitirir, Eğer vicdanları varsa, hemen harekete geçsinler. Yoksa masum çocukların yaraları kapanmazken, vicdan sahibi herkesin elleri yakalarında kalacak. Bu bir haber değil, haykırış: Çocuklarımıza dokunmayın!

CHP HEP CİNSEL SAPIKLIKLARLA GÜNDEME GELİYOR

CHP'li belediyeler ve parti teşkilatı, yıllardır cinsel taciz, istismar ve sapkınlık iddialarıyla sarsılıyor. İşte bazı çarpıcı örnekler:K

reş ve çocuk merkezleri skandalları: İBB'ye bağlı etkinlik merkezlerinde darp ve cinsel istismar vakaları (Eyüpsultan, Silivri, Pendik) yanı sıra, geçmişte Şişli ve Beyoğlu belediyelerinde LGBT aktivistlerinin çocuk eğitim birimlerine atanması tartışmaları yaşandı. Atamalar tepki çekince geri çekildi ama soru işaretleri kaldı.

Seçim arabaları ve parti araçlarında yaşananlar: CHP'nin seçim otobüslerinde skandallar patlak verdi – örneğin Kartal'da CHP'ye ait seçim aracında şoför ve arkadaşıyla travestiler arasında fuhuş yaparken suçüstü yakalanma olayı gündem oldu. Yine kurultay otobüsünde 13 yaşındaki çocuğa cinsel istismar iddiasıyla tutuklanan eski ilçe yönetim üyesi vakası hafızalarda.

İBB araçları ve üst düzey isimler: İBB'ye bağlı araçlarda uygunsuz davranışlar haberlere yansıdı; örneğin İETT otobüsünde şoförün yolda cinsel ilişkiye girerken görüntülenmesi gibi olaylar. Ayrıca yolsuzluk soruşturmalarında İBB kaynaklarıyla finanse edildiği iddia edilen fuhuş, uyuşturucu ve cinsel alemler (özel uçaklarda "cinsel amaçlı oda" iddiaları) partiyi sarstı.

Bu vakalar zinciri, CHP'nin "kadın hakları, çocuk koruması" söylemlerine gölge düşürüyor. Her olayda savunma mekanizması devreye girse de, kamu vicdanı hesap sorulmasını bekliyor. Çocuklar ve kadınlar söz konusu – sessizlik değil, şeffaflık şart.