İmam Hatip'te okurken bir gün öğretmenimiz, geleceğe ilişkin hayallerimizi, büyüğünce ne olmak istediğimizi sormuştu. Şimdi öğretmenlik yapan bir arkadaşımız, tüm ısrarlara rağmen bir hayalinin olmadığını söylemişti. Başta öğretmenimiz olmak üzere hepimiz o arkadaşı kınamıştık. Gerçekten hayali mi yoktu, hayalini söylemekten mi çekinmişti, sırrını deşifre mi etmek istememişti bilemiyorum. Ama diretmişti nedense ve hayalini bizimle paylaşmamıştı.
Oysa insan hayalleriyle geleceğe merdiven döşer.
Her gün yeni bir basamak, geleceği inşa eder zihin dünyasında.
Bu hayallerin, geleceğe dair öngörülerin, önsezilerin, olmasını istedikleri ve istemediklerinin listesini azaltır veya çoğaltır.
…
Bireysel anlamda hemen hemen her bireyin yaptığını, bazen yine bireyler, toplum adına yapmaya çalışır. Toplum adına hayaller kurar. Bu hayaller olumlu veya olumsuz olabilir. Doğru veya yanlış olabilir. Gerçekleşmesi mümkün veya imkan dışı olabilir. Ama neticede hayaller, düşünceler beliriverir.
Bazen de kuruluşlar yapar bunu.
Toplumların olmasını istediği bir noktaya gelmesi için hazır, paket hayaller sunar. Bunlar psikolojik, sosyolojik, siyasi, dini öngörüler, analiz ve sentezler, toplumsal mühendislikler şeklinde de düşünülebilir. Batıda yaygın olan Think Tank kuruluşları ve Futuristler bunu fazlasıyla yaparlar.
…
Bir de yazarların hayalleri vardır.
Aslında şiir, roman, öyküler, kurgulanmış eserler hep bu hayallerin eseridir.
Bazen direk bazen endirek olarak zihin ve ruhlarından kopan kelimeleri yazıya dönüştürerek paylaşırlar insanlarla.
Yazar Yasin Topaloğlu da hayallerden bir demet sunmuş bizlere. Yaşanan siyasi ve sosyal olaylardan hareketle geleceğe ilişkin bazı değerlendirmelerde bulunmuş. Bunlar olabilecek veya olması istenen/ istenmeyen durumlar. Türkiye'nin gidişatına göre geleceğe ilişkin sesli değerlendirmeler, hayaller. Burun kıvırıp geçebilir, tebessüm edebilir, endişeye kapılabilir hatta gerçekleşmesinden korkabilirsiniz. Ama sesli düşüneler, dışa yansıyan hayaller…
Türkiye'yi Sarsacak 10 Gün adıyla toplanan ve elips Kitap'tan çıkan kitapta on konu var. Önemine binaen hepsini sıralamak istiyorum: Recep Tayyip Erdoğan'ın Öldüğü Gün, Haydar Dede'nin Diyanet İşleri Başkanı Olduğu Gün, Chp'nin Tek Başına İktidar Olduğu Gün, Türkiye'nin NATO Ve AB'den Ayrıldığı Gün, İstanbul'un 8.2 Şiddetindeki Depremle Yıkıldığı Gün, PKK'nin Fethullah Gülen'in Cenazesini Kaçırdığı Gün, Turan Yazılım'ın Microsoft'u Satın Aldığı Gün, Abdullah Öcalan'ın Milletvekili Olduğu Gün, Türk Ordusunun Kudüs'e Girdiği Gün Ve Halife'nin Uyandığı Gün…
Türkiye'yi sarsacak günler heyecan uyandırıcı, tahrik edici, dikkat çekici.
Akıcı bir dille, yer yer belgesel kıvamında yer yer roman tadında bir eser. Şüphesiz tespitlere tamamen katılma zorunluluğu yok. Sadece sesli düşünceler, paylaşılan hayaller, olası olaylar zikredilmiş.
Seçim şokunu henüz üzerinden atmaya çalışan ve böyle bir sonucu da hayal ötesi gibi görenler açısından yazılanlar çok da absürd değil.
Kitaptan kısa alıntılar yapmak istiyordum ama yerimiz kalmadı, en iyisi kitaptan okumak.
Biz temennimizi bir duayla ifade edelim. "Rabbim bu torakları her türlü hata ve zulümden muhafaza eylesin."