Tutsaklarımız ve özgürlüklerimiz!

Fırsat buldukça kütüphanelere, sahafçılara, kitapevlerine uğrarım. Kitap almaya, eli boş çıkmamaya gayret gösteririm. Aldığım kitapları okumaya çalışırım ama bazen iş telaşesi nedeni ile okumayı ihmal ettiğimiz ve okuma eylemini ötelediğimiz olabiliyor. Kitabın tamamını okuyamazsam bile bazı kitapların ön sözünden bazı ki kitapların kapağından bazı kitapların ise sayfalarında gezinirken bile öğrendiğim, heybeme kattıklarım oluyor. Bazen eşimiz dostumuzun bize öğretmediğini, bize kazandıramadığını kitaplar yapıyor; öğretiyor, eğitiyor, kişisel gelişimimize kattıkları oluyor.

Açlık hissi gibi bazen ruhumda kitap okuma hissi uyanınca, kitaplığıma yönelir; ruhumdaki susuzluğu gideririm. Geçtiğimiz günlerde hem vaktim çok müsait idi hem de ruhumda bir susuzluk, bir açlık hissi vardı. Hemen kitap okumalıyım diye düşünüp evimdeki kütüphaneme yöneldim. Hangi kitabı alsam okusam diye gezinirken, Uzman Klinik Psikolog Burak ÖĞE’nin“Psikoloji Diyor ki; Özgürlük Kendini Doğru İfade Etmeyi Başaranlarındır” kitabına ilişti gözüm. Kitabı elime aldım, inceledim ve okuyacağım kitap bu olmalı diye karar verdiğim esnada zihnimden soru sormayı da ihmal etmedim.

Özgürlük, kendini doğru ifade etmeyi başarabilmek ise hangimiz özgürüz ki?
Kaçımız kendimizi doğru ifade edebiliyor ki; ön yargılarımızın, niyet okumalarımızın, ayaklarımızdaki prangaların esiri ya da eseri değil miyiz? Hal böyle iken hangimiz özgürüz diyebiliriz peki?
Özgürlük kadar tutsaklarımız da var bizim; düşüncelerimizin, duygularımızın, hislerimizin esiriyiz çoğu zaman, değil mi? İsabet ettiklerimiz kadar yanıldığımız çok şey de oluyor. Arafta kalıyoruz kimi zaman.
Özgürlüğe giden yol, bu tutsaklarımızdan kurtulmaktan, düşüncelerimizi arındırmaktan mı geçiyor acaba, ne dersiniz?
Hayatımız hep başkalarının argümanlarını çürütmekle geçmiyor mu? Sürekli kendini aklama ve yanlış anlaşılmaları giderme sürecinde bocalarken bulduğumuz anlardan kurtulmak özgürlüğümüze giden yolda önemli bir kilometre taşı olacak ise on düşünüp bir dile gelmek gerekiyor belki de.

Önyargısız, tutsaksız yaklaştığımız ender şeylerden biri kitaplardır. Çoğu zaman yazarını bilmediğimiz, bize ne anlatacak neyden bahsedecek diye içeriğinden bihaber olduğumuz kilitli sandık gibidir kitaplar. Özgürlüğümüz bizi eğitecek, öğretecek, yetiştirecek kitaplardan geçiyor belki de.

İnsanları, niyetlerini, kalplerini okuduğumuz kadar kitapları okusaydık hayatımız çok daha farklı olacaktı kimbilir. Bazen etrafımızda bulunan kalabalık insanların bize katamadıklarını kitaplar katıyor. Çoğu zaman etrafımızdaki insanlardan öğrendiklerimizin çok daha fazlasını kitaplardan öğreniyoruz. Ben bugüne dek “şu kitabın samimiyetine inanmıyorum” diyeni duymadım ama “şu insanın samimiyetine inanmıyorum” diyeni çok duydum. “Şu kitap benim hakkımı gasp ediyor, bana haksızlık ediyor” diyeni görmedim ama insana haksızlık edeni, hak gaspı eyleyeni çok duydum. Aradığımı şu insanda buldum diyeni az gördüm ama aradığımı şu kitapta buldum diyenine çok denk geldim.

Kitapların iyileştiriciliğine, terapi gücüne çok inanıyorum. İnsanı özgürlüğe götüren yolculukta kitapların muazzam katkıları var. Pek çok şeye harcanan vaktin zayi olduğunu düşünürüm ama kitaplara harcanan hiçbir vaktin heba olduğunu görmedim henüz. Her kitap küçüklü büyüklü muhakkak bir katkı sunmuştur. Ya yeni bir bakış açısı kazandırmış ya görmediğim bir noktadan hayata bakmamı sağlamış ya olaylar örgüsünü farklı yorumlamamı sağlamış, ya iletişim dilime ya da ruhuma/kalbime yansımaları ile aydınlık bir ortam sağlamıştır.

Yazarın “Psikoloji der ki özgürlük kendini doğru ifade etmeyi başaranlarındır” sözüne dönecek olursak, yanlış anlaşılır mıyım, lafın ucu nereye gider, kim ne düşünür diye düşünmeden onun bunun dediğine bakmadan düşüncelerini rahatlıkla istediği gibi gelişi güzel ifade edebilme özgürlüğü, yani fikirsel/ideolojik özgürlük belki de ekonomik özgürlük başta olmak üzere pek çok özgürlükten çok daha önem arz ediyor çoğu kişi için.

Özgürlüğüme çok şey katacağına inandığım yeni bir yolculuğa çıkmanın yeni bir kitaba başlamanın heyecanı ve öğrenmeye/değişime açık olma refleksinin getirdiği huzurla bakalım elimdeki kitap bana ne katacak ne kazandıracak, merak ediyorum. Bir an önce elimdeki kitabı okumanın ve heybeme bir şeyler katmanın heyecanını taşıyorum.