YAZARLAR

Tüm Yazıları Ufuk Coşkun

Sosyal medya yasası ve algı eğitimi

06.07.2020 00:02

Geçenlerde Cumhurbaşkanı Erdoğan, twitter, facebook, youtube ve netflix gibi mecralara karşı olma nedenini ifade ederken cümlenin sonunda; bunların kaldırılması ve yasal düzenleme getirilmesi gerektiğini söyledi.

Bu cümleden yola çıkarak Erdoğan’ın sosyal medyayı yasaklayacağı yolunda ciddi bir algı oluşturuldu.

Belki de  “kaldırılması” ifadesi yol açtı buna bilemiyorum ancak cumhuriyet tarihinin en özgürlükçü en demokrat siyasetçisine böyle bir yakıştırmada bulunmak en hafif tabirle aymazlıktır.

Fakat yine de böyle zamanlarda “dile” çok dikkat etmek gerekir. Çünkü insanın niyetini ve söylemini anında çarpıtan bir kitle var karşımızda.

Netice itibariyle bu ülkede kimsenin cesaret dahi edemediği demokratik açılımların mimarıdır Erdoğan. Elbette sosyal medyanın yasaklanması söz konusu değildir.

Ha böyle bir yasağa hazır ve onaylayabilecek bir kitle de yok değil. Bu apayrı bir tartışma konusu.

Muhalefet, fırsattan istifade hemen Z kuşağına oynamaya başladı. Çünkü gençlerin en zayıf noktalarından biri de netflix ve sosyal medya ortamlarıdır.

Buradan yola çıkarak gençlerin diliyle konuşmak suretiyle Erdoğan’ı yasakçı bir konuma getirmeye çalıştılar. Bu noktada bazı AK Partili hesapların da Z kuşağını ötekileştirmeye, çirkinleştirmeye çalışması da manidar!

Bazen nasıl böyle basiretsiz olabiliyorlar diye düşünüyorum.

Mayıs ayında kaleme aldığım “Hükümet daha neyi bekliyor? Başlıklı bir yazımda sosyal medya yasasının acilen çıkarılması gerektiğini ifade etmiştim.

Daha evvel tam da bugünkü kirliliği dikkate alarak bir yasa teklifi sunulmuştu.

Ne var ki bu yasa teklifine; “Youtube, Twitter, Instagram'ın başını çektiği tüm sosyal medya platformları zapturapt altına alınıyor” diyerek anında diktatörlük vurgusu yapmışlardı.

Ve yasa teklifi geri çekildi. Oysa daha yeni Fransa Meclisi bu konuda ağır yaptırımlar uygulayan bir yasayı geçirdi. Sosyal medyada, terör propagandası yapmak, darbe çağrılarında bulunmak düşünce özgürlüğü değildir.

Kullanıcılar, ne dil, ne din, ne ırk ne cinsiyet ne de insanlık namına bir değer tanıyor. Küfürlerin, tehditlerin ardı arkası kesilmiyor. En son Esra Albayrak’a yapılan hakaret ortada. Böyle binlerce örnek gösterilebilir.

FETÖ’nün 15 Temmuz’dan sonra dünyanın ilk dijital terör örgütü olduğu gerçeğini de unutmayalım.

“Himmet değil hashtag” başlıklı yazımda sosyal medyada nasıl örgütlendiklerini yazmıştım. FETÖ’nün sosyal medya hesaplarını yönetenler en çok 20.00 ile 23.00 saatleri arasındaki 3 saatlik dilimi kullanıyor ve örgüt üyeleri bu saat dilimlerinde kriminal saldırılarını dijital dünyada top tüfek olmadan gerçekleştiriyor.

Toplumsal yapılanmaya zarar vermek için açılan bir ‘hashtag’ ile binlerce kişinin sicilini bozarak, devletle karşı karşıya getirecek eylemlere imza atıyorlar. Dijital terör örgütü bu kriminal saatlerde insanları sosyal medyada tutma alışkanlığını sağlamak için en çok paylaşım yapana ödül dahi veriyor.

Bakınız dünyada her alanda olduğu gibi sosyal medyada da bir tekelleşme mevcuttur. Twitter, Facebook, YouTube ve Instagram gibi şirketlerin oluşturduğu bir tekeldir bu.

Bu şirketlere alternatif kurulan hiçbir sosyal medya platformuna fırsat tanınmaması tuhaf değil mi? Bu tekel olduğu sürece istedikleri ülkede istedikleri algıyı üretmeye devam edeceklerdir.

Gönül isterdi ki Türkiye kendi sosyal medya ağını kursun ve yaygınlaştırsın ancak şöyle bir zamanda bu biraz zaman alacak gibi.

Benim üzüldüğüm sosyal medya ortamlarında kullanılan dilin gittikçe çürümesidir. Bu AK Partili hesaplar için de geçerli.

Son yirmi yılın demokratik kazanımlarını anlatmak yerine kaba bir dili tercih etmeleri ve kendi gibi olmayanları anında dışlamaları, aşağılamaları gibi bir garabetle karşı karşıyayız.

Sosyal medya ortamlarına hukuki bir düzenlemenin getirilmesi elzem. Başından beri ifade etmeye çalıştığım bir meseledir bu.

Ancak oradaki seviye düşüklüğüne, yapmacık ve samimiyetsiz tavırlara, yalakalığın milli mücadele diye yutturulmaya çalışılmasına ve nobranlığa nasıl bir çözüm bulacağız orası biraz karışık gibi.

Sanırım evvela sosyal medyada profesyonel algı üretme üzerine ciddi kafa yormak gerekiyor. Zira insanları sürekli kâfir ya da müşrik ilan etmek algı üretmek değildir.

 

Son Haberler

  • 1

    2 terörist etkisiz hale getirildi

  • 2

    MSB duyurdu: Bir askerimiz şehit oldu

  • 3

    Damga vuracak! Türkiye söz sahibi olacak

  • 4

    Bilim Kurulu Üyesi uyardı! Kısıtlama olabilir

  • 5

    Şanlıurfa'da uyuşturucu operasyonu

Vişne sapı çayının inanılmaz faydaları
Kantaron yağının faydaları nelerdir? Nasıl kullanılır?
Kanserin en önemli 3 belirtisi
Browni kurabiye nasıl yapılır?
Esmaül Hüsna'dan El Mukit zikrinin faziletleri
Bugün hava nasıl olacak?
Altın fiyatlarında son durum...(07.08.2020)
Dolar ne kadar? 07.08.2020
Konuşamayan çocuğa okunacak dua ve sureler
Sarımsak suyu nasıl tüketilir?
Melisa yağının faydaları nelerdir? Nasıl kullanılır?
Moringa çayının faydaları nelerdir?
Enbiya suresi, Enbiya suresinin okunuşu ve anlamı
Maide suresinin faziletleri ve faydaları
Maide suresinin nüzul sebebi
Maide suresinin okunuşu nasıldır?
Göz kanserinin belirtileri nelerdir?
Tarte tatin nasıl yapılır?
Minik tarçınlı kurabiye nasıl yapılır?
Esmaül Hüsna'dan El Hafız zikrinin faziletleri
Esmaül Hüsna'dan El Kebir zikrinin faziletleri
Bugün hava nasıl olacak?
Altın fiyatlarında son durum...(06.08.2020)
Dolar ne kadar? 06.08.2020