İsrail: Uluslararası terörün merkezidir.
Savaşları kendine hayat kaynağı gören sapkınlar topluluğu, İsrail.
Gazze’de işlediği soykırım suçunu daha büyük katliamlarla örtmeye çalışan beyinsizler yine yardım malzemesi taşıyan SUMUD FİLOSU’na saldırdı, yüzlerce yardım gönüllüsünü uluslararası sularda rehin aldı.
En son, 1 ay kadar önce Girit açıklarında rehin alma cüretini gösterdi. Günlerce işkenceye tabi tutulan rehineler yılmadan yollarına devam ettiler. 17 Mayıs’ta aynı şekilde teknelere baskın düzenleyip yardımseverleri rehin aldılar.
Uluslararası kuruluşlar utanç verici bir sessizlikle bu teröristleri sadece seyretmekte.
Vicdanlar bu kadar mı nasırlaşır?
Siyonist yapı, yakıyor, yıkıyor, kaçırıyor, asıyor, kesiyor, öldürüyor ama hür dünyanın tasmalı temsilcileri, katliam silahları vermekte hiçbir sakınca görmüyor, tam aksine gösterdiği hedefe saldırmayı kendine bulunmaz paye görüyor.
Ateşkes de Siyonist yapı için kan dökmekten ibaret.
Değişen sadece adı:
Ateşkesli katliamlar…
Anlı şanlı, iri devletler, Siyonizm’in vekil güçleridirler.
Siyonizm adına koskoca ülkelerin kaynakları heba edilmekte.
ABD, AB ve Körfez’deki malum ülkeler…
Hukuk yok, diplomasi yok, insani ve ahlaki hiçbir değer yok.
Siyonist paramiliter yöneticiler, Venezuela örneğinde olduğu gibi ülkenin devlet başkanını ailesiyle birlikte kaçırdı, İran’ın dini lideri başta olmak üzere onlarca yöneticisini katletti.
Yaptığı hep yanına “kâr” kaldı.
*
İsrail’in Irak’ta kurduğu gizli üs, doğrudan Türkiye’yi de tehdit etmekte.
Hürmüz krizini on yıllara yayacaklar. Bölgeyi tamamen istikrarsızlaştırmak için her türlü istismarı yapacaklar.
Terörsüz Türkiye sürecini akamete uğratmak için içteki hücrelerini (açık olanını da uyuyanın da) hareketlendireceklerdir.
Rüşvet, yolsuzluk ve bahis çetelerinin de sevk ve idaresini İsrail’in yapmadığını kimse garanti veremez.
“Yeni nesi çeteler” de buna dahildir.
Rüşvetin olduğu yerde her melanet barınır. Çünkü rüşvet alan da veren de melundur. Rüşvetçinin kutsalı yoktur. vicdanı yoktur.
*
Siyonizm’i bu kadar pervasız yapan da bu hiçbir kutsalı olmayan güruhtur. Tedarikinde hiç zorluk çekmemesidir.
Kutsallara savaş açmasının nedeni de bu devşirme işini kolaylaştırmak içindir.
İğdiş ettiği değerlerin yerine kendi sapkınlığını ikame etmeye çalışması da bunun içindir.
Uydurma tarih, uydurma din, uydurma kahramanlar…
Zihinlerin işgali ile ülkeler işgal ediliyor.
Milletler, gönüllü köleliğe zorlanıyor.
Mesela;
Batı dünyası dışında ekonomik, siyasi bir anlaşmaya yönelinse hemen eksen kaymasından ya da rejim tehlikeye girmesinden bahis açılarak o tetikçi “zinde güçleri” harekete geçiriveriyorlar.
Suudi Arabistan’la yapılan güneş enerjisi santrali yapılmasını istemiyorlar.
Yıldırım Han balistik füzesinden ’dan cin çarpmışa döndüler, Siyokemalist örgüt…
*
Hürmüz, ikinci bir Çanakkale’dir.
Siyonistler, kanlı planlarını buradan derinleştirecekler. Uluslararası statüye alınan Hürmüz, tamamen İsrail’in kontrolüne geçecektir.
İran’ı en iyi bildikleri ve uyguladıkları, ülkeleri iç çatışmalarla yaralayıp “kan kaybından güçsüz duruma düşürerek Sırtlan Taktiği ile paramparça edip bölgeyi ve dünyayı ateşe vermeye teşebbüsten geri durmayacaklar.
Körfezin kuşkaldıran kılkuyrukları buna çoktan teşne olmuş durumdalar.
15 Temmuz’da işgal finansörlüğü yapan BAE, sabırsız. İşaret bekliyor.
İran’da Siyonistler savaş istiyorlar. Müzakereye karşı olmalarının sebebi bu.
İran yönetimi bölünmüş durumda, kanlı bir iç çatışmaya sürükleniyor.
Türkiye’deki mayın eşekleri ise Terörsüz Türkiye sürecine takoz olmak için “vatan, millet, sakarya” görünümünde engel olmaya çalışıyorlar.
İran’da da durum aynı:
Mesut Pezeşkiyan, "Müzakere etmeyeceğiz şeklindeki sloganın hiçbir anlamı yok. Müzakere etmeyip ne yapmalıyız? Onurumuzla müzakere ediyoruz. Hakkımız var, mantığımız var, delilimiz var, ülkemizin haklarını güçlü bir şekilde savunabiliyoruz ve halkımızın desteğiyle onların haklarını savunacağız."diyor.
Barışı Siyonistler hariç herkes ister.
Savaş isteyen Siyonistoğlu Siyonisttir.