Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Jandarma ve Sahil Güvenlik Akademisi Mezuniyet Töreni'nde konuştu. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın konuşmasından öne çıkan başlıklar şöyle:
"Jandarma ve Sahil Güvenlik Akademimizin kıymetli hocaları, değerli büyükelçiler, sevgili genç kardeşlerim, kıymetli ailelerimiz, saygıdeğer misafirler, hepinizi en kalbi duygularımla, hürmetle, muhabbetle selamlıyorum. 2025-2026 eğitim-öğretim yılını başarıyla tamamlayan subay ve astsubay öğrencilerimizin mezuniyet merasiminde sizlerle beraber olmaktan büyük bir memnuniyet duyuyorum. Sizlerin vasıtasıyla illerimizde, ilçelerimizde, dağda, ovada, köyde, sınır hattında ve denizlerimizde fedakarca görev yapan Jandarma ve Sahil Güvenlik teşkilatımızın tüm mensuplarına selamlarımı, sevgilerimi gönderiyorum. Ülkemizde ve yurt dışında bayrağımızın gururla dalgalanması için yüksek bir şuurla vazifelerini ifa eden güvenlik birimlerimizin tamamına Rabbimden muvaffakiyetler diliyorum. Şüheda emaneti bu aziz vatan, bu aziz devlet, bu aziz millet uğruna canlarını veren şehitlerimizi bugün bir kez daha rahmetle yâd ediyorum. Kahraman gazilerimize şükranlarımı sunuyor, her birine aileleriyle birlikte sıhhatli, huzurlu, bereketli ömürler diliyorum.
"Yeni sistemin kutup başlarından biri olmak için ne gerekiyorsa onu yapıyoruz"
Türkiye olarak, uluslararası sistemin sarsıntılarla boğuştuğu bir dönemde bir güç tazeliyor, hedeflerimize doğru sağlam adımlarla ilerliyoruz. Birileri 30 yıl öncesinin kodları içinde gelişmeleri ele almaya çalışırken, biz yeni sistemin kutup başlarından biri olmak için ne gerekiyorsa onu yapıyoruz. Askeri caydırıcılığımızı, çok boyutlu diplomatik hamlelerimizle, stratejik ortaklıklarımızla perçinliyoruz. Köklü kurumlarımızı ehil, emin ve liyakatli kadrolarımızla güçlendiriyoruz. Dünyanın imrenerek baktığı savunma sanayimizi kendi mühendislerimizle, kendi insan kaynağımızla geliştiriyoruz. Geçmişiyle arasına yüksek duvarlar örülen Türkiye'yi tarihiyle, kimliğiyle, coğrafyasıyla yeniden buluşturuyoruz.
Şu anda hem bölgesinde hem de dünyada çatışmaların barışçıl yollarla çözüme ulaştırılması için elini taşın altına koyan ülkelerden biri Türkiye'dir. Mazlumların hakkını savunan, hakikati çekinmeden haykıran, tarihin doğru tarafında yer alan ülkelerden biri Türkiye'dir.
"Bin yıldır bu topraklarda başımız dik yaşıyoruz, kıyamete kadar da yaşayacağız"
Biz bin yıldır bu topraklarda başımız dik bir şekilde yaşıyoruz. İnşallah kıyamete kadar da böyle yaşayacağız. Bu vatanın her karışı şehit ve gazilerimizin kanlarıyla sulanmıştır. Hani diyor ya şair, “Bu kabarmış toprağa yüzünü sür, kucakla. Elbette bağı vardır olmuşun olacakla. Dudağa değer gibi şimdi alnı her erin. Bu havada ruhları dolaşır şehitlerin. Biz bu kutsi havanın içinde var olmuşuz. Biz bununla yoğrulmuş, biz bununla dolmuşuz.” Bin yıldır bu aziz vatanın izzetine, şerefine, harimiismetine leke sürülmediyse bu en başta şehit ve gazilerimizin sayesindedir. Onların emanetine sahip çıkmak, yeni destanlar yazarak ülkemizi daha müreffeh yarınlara taşımak bizim birinci önceliğimizdir. Terörsüz Türkiye ve Terörsüz Bölge vizyonumuzun menziline ulaştırılması bu yönüyle hayati önemdedir. On binlerce canımıza ve ülkemizin 40 yılına mal olan bu meseleyi devlet, millet el ele vererek inşallah kalıcı biçimde çözeceğiz.
(Terörsüz Türkiye) Üç gün önce, Gazi Meclisimizde, 467 oyla kabul edilen kanun teklifini tarihi bir adım olarak görüyoruz.
Terörün gölgesinin çekildiği bir Türkiye'de, huzurun yüzyılında inşallah yeni kardeşlik türküleri söyleyeceğiz.
Sayın Bahçeli ve Sayın Kurtulmuş başta olmak üzere, teklifin hazırlanmasından kabul edilmesine kadar emeği geçen, katkı veren herkese teşekkür ediyorum.
Terörsüz Türkiye ve Terörsüz Bölge vizyonumuzun menziline ulaştırılması hayati önemdedir."