Umudumuz Trump (!)

0

Amerika'nın başkanlık seçimleri sanki dünyanın seçimi gibi bir havada başladı ve bitti. Her zaman aynı tempoda bir seçim yapılıyor Amerika'da. Gidenden memnun olmayan dünya gelen başkana bir umut diyerek sarılıyor.

Reagan'dan başlayarak Amerika başkanlarını biliyorum. Reagan gidip de yerine baba Bush gelince de aynı heyecan olmuştu dünyada. Sonrasında Clinton'da da diğerlerinde de bir umut havası tüm dünyaya yayılmıştı.

Umut etmeye gerek yok. Herkesin bildiği bir gerçek var; Amerika bildiğimiz Amerika.

Okullarda dil bilgisi konularından dolaylamaya örnek verilir Amerika-Dünyanın jandarması diyerek. Bunu örnek olarak gösteren yayınevleri var bu memlekette. Amerika'ya bu gözle bakılırsa dengelerin bir türlü yerine oturmamasına şaşırmamak gerek.

Obama gelince üzerine bastıra bastıra adının Hüseyin olduğunu söyleyip durdu bazıları. Sonuç ortada; adı ne olursa olsun mazlum yine Amerika'nın tetikçiliği ile zulüm altında ezilmeye devam etti.

Trump, züğürdün çenesini yormayı bırakın çenesini felç edecek bir servete sahip. Yani adam para babası denen cinsinden dünyanın sayılı zenginlerinden. Dengesiz olduğunu söylemeye gerek yok. Sadece birkaç dakika konuşmasını izleyin, vücut dili her şeyi ele veriyor.

Vurdumduymaz, kaygısız, iş dünyasından sıkılıp sanki kendisine bir eğlence ararken başkan olmuş gibi bir havada Trump. Bizde de çıkıyor böyleleri ara sıra. İş dünyasından siyasete atılıp biraz gönüllerini eğlendirip boylarının ölçüsünü alıp tekrar dükkanlarına dönenlere şahit olmuştuk.

Elbette Trump'un arkasındaki gücün sadece serveti olmadığı malum. Bunu çok yakın zamanda göreceğiz. Özellikle İslam coğrafyası ve daha da özelde İsrail'le olan faaliyetleri kimseyi şaşırtmayacak. Çünkü Amerika'ya başkan olmak bir kişinin kendi isteği ve çabasıyla olabilecek bir demokratlığa sahip değil.

Trump'un başkanlığı devralmadan önce ilk olarak kiliseye gitmesi, İncil üzerine ( hem de iki İncil) yemin etmesi bütün Amerika başkanlarının yaptığı rutin törenlerden zaten.

"Onlar kiliseye gidiyor, İncil üzerine yemin ediyor, biz de bir lider camiye gidip Kuran üzerine yemin etse kıyamet kopar." muhabbeti de biz de rutin haline geldi.

Trump'un konuşma metnini konuşmacının ismi zikredilmeden biri okusa herhalde bu 3. dünya ülkelerinden bir devlet başkanının konuşması derdi. Başkan zengin olunca kendi beklentisi de farklı oluyor, ülkesini kalkındıracağını söylüyor, bunun için halkına söz veriyor.

Elbette; "Radikal İslamcı teröristlere karşı savaşacağız ve bu dünyanın yüzünden onları tamamen sileceğiz." cümlesini de kullandı. Radikal İslam diyerek, nükleer silah üretiyorlar diyerek bundan önceki başkanların terörü değil ama İslam'ı yok etmeye çalıştıklarını gördük, görmeye de devam ediyoruz.

Amerika'nın sadece kendi güvenliğini ve geleceğini düşündüğünü belki de en açık ifade eden başkan oldu Trump. "Amerika'yı yeniden güçlü yapacağız." diye konuşmasını bitiren Trump'ın kendi rahatları için hangi mazlumların canını yakacaklarına ister istemez şahit olacağız.

Trump için umut cümleleri kuranlar acaba bunu Trump'un hangi ifadelerinden çıkarmış olabilirler? Adamın bir tane olumlu cümlesi yok. Bizde meşhurdur "Gelen gideni aratır." sözü. Obama'nın giderayak pyd'ye silah yardımını onaylamasını düşünürsek dünyayı nasıl bir felaketin beklediğini tahmin edebiliriz.

Değişmez kural şudur; Amerika'da başkanlar değişir, zihniyet değişmez.

Biz dirliğimizi, birliğimizi muhafaza edelim, yeter. Umut da gelecek de bizim elimizde.