Üniversiteler birçok özellikleri ile farklı kuruluşlardır. Bir yere konumlanmakla birlikte faaliyetleri ile ulusal ve uluslararası olmaları beklenilmelidir. Elbette yöresel sorunlara çözüm aramalarının önünde bir engel yoktur.
Ülkemizde her ilde en az bir üniversitenin olmadığı yıllarda üniversitelerimizin farklı illerde kampüsleri vardı. Ancak 2007'den sonra her ilde bir üniversite kurulması ile o ildeki üniversite sadece o ilde faaliyetlerini sürdürmektedir. Araştırma merkezi veya sosyal tesis gibi birkaç istisnaya rastlansa da bu gerçek çokta değişmeyecektir.
ABD dünyadaki en başarılı üniversitelerin birçoğuna sahiptir. Bu üniversiteler yöresel sorunlara çözüm bulma yanında evrensel anlamda da bilim ve teknoloji üretmeleri ile de tanınmaktadır… Buralardan üretilen teknolojik ürünler ABD'nin en önemli gücünü oluşturmaktadır.ABD üniversiteleri eğitimlerini bir marka olarak farklı ülkelere taşımaktadır. Ortadoğu'da Lübnan ve bazı Körfez ülkelerinde ABD üniversitelerinin kampüsleri vardı.
MEVZUATTA YURTDIŞINA AÇILDIK…
Türkiye'nin KKTC'de yükseköğretim alanında yakın bir işbirliği bulunmaktadır. Yine Kırgızistan'la da ortak bir üniversite çalışması vardı. Ancak Türk Yükseköğretiminin yurtdışı faaliyetleri uzun yıllar bu örneklerle sınırlı kalmıştır.
Resmi Gazete'nin 25 Ağustos 2017 tarihli sayısında yayımlanan 694 sayılı Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile önemli bir değişikliğe gidilmiştir.KHK-694'ün 45. Maddesi ile 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununa "Ek Madde 39" ilave edilmiştir. Bu ek madde şu şekildedir:
"Türkiye'deki Devlet üniversiteleri, Türkiye Maarif Vakfının önerisi, Yükseköğretim Kurulunun olumlu görüşü ve Bakanlar Kurulu kararıyla yurtdışında akademik birimler ve bu kapsamda ihtiyaç duyulan sosyal tesisler kurabilir."
Ek Madde ile Türkiye'deki Devlet üniversitelerinin yurtdışında faaliyetlerine yönelik iki önemli yenilik getirilmektedir: (1) Yurtdışında akademik birimler açılmasının önü açılmıştır. (2) İhtiyaç duyulan sosyal tesisler kurulabilecektir.
ÜNİVERSİTELER HAZIR MI?
Türkiye'de 2017 yılında 109 adet devlet (kamu) üniversitesi bulunmaktadır. Bunların coğrafi konumları dikkate alındığında bazı komşu veya kendilerine yakın ülkelerde bu tür faaliyet içerisinde bulunma ihtimalleri vardır…
Devlet üniversitelerimizin gelişmişlik durumu dikkate alındığında hepsinin aynı gelişmişlikte olduğunu söylemek mümkün değildir. Özellikle 2007 yılından sonra kurulan üniversiteler alt yapı kurma ve akademik kadrolarını zenginleştirme çalıştırmalarını sürdürmektedir…
Fiziksel gelişmişliği ve bilim insanı kaynağı bakımında daha iyi olan üniversiteler de ise bu faaliyeti yürütecek kadrolar önem taşımaktadır…
Bu üniversitelerin durumu Nasrettin Hocanın bir hikayesini hatırlatmakta insana...
Hoca sormuş: "Un var mı?"
-"Var!"
-"Yağ var mı?"
-"Var!"
"Şeker var mı?"
-"Var!"
Nasrettin Hoca çıkışmış: "Be adam, o zaman niye helva yapıp yemiyorsun?"
Unun, yağın, şekerin olması önemli. Ancak helva yapmayı düşünebilmek ve yapabilmek daha da önemlidir. Un, şeker ve yağ var, ama helva yapılmıyorsa!
Artık mevzuat engeli de ortadan kalktı. Top akademik bürokraside. Gol mü atar yoksa taca mı atar hep birden göreceğiz…