Ünvanları alınsın diplomaları iptal edilsin!

0

Bir gurup kendini bilmez, akademisyen geçinen terör destekçisi ve onların sözcülüğüne soyunmuş, akıl çıplakları bir bildiri yayınladılar. Sayıları da 1100 civarında. Bir çok özel ve devlet üniversitelerinde kümelenmiş militanlar bunlar.

"Devletin başta Kürt halkı olmak üzere tüm bölge halklarına karşı gerçekleştirdiği katliam ve uyguladığı bilinçli sürgün politikasından derhal vazgeçmesini, sokağa çıkma yasaklarının kaldırılmasını..." gibi ahmakça talepte bulundular.

Görünen o ki bunlar arsızlıkta sınır tanımayan soytarılığa soyunmuşlar. Yıllardır masum insanları dağa kaçır, genç kızların ırzlarına geç, çoluk çocuk demeden, Türk, Kürt demeden masum halkı acımasızca katlet ve dahası terörü Ankara'ya, İstanbul'a kadar getir, sonra da yavşak yavşak Kürt halkının haklarını savunuyoruz diye iki yüzlülük yap.

Apaçık din düşmanlığını savunan terör örgütlerinin ne Kürt halkı, ne Türk halkı, ne de Müslümanlarla bir ilgilerinin olmadığını bilmeyen kalmadı. Onların tek derdi, uşaklık yaptıkları emperyal güçler için havlamak, nemalandıkları kaynaklara borçlarını ödemek.

Kürt postuna girmiş apaçık ermeni soysuzları, din düşmanları bunlar.

Kürt'ün Türk'le, Türk'ün de Kürt'le birlikte hareket etmeleri ile bu coğrafyada ancak özgürce varlık kazanacaklarını tarih boyunca çok iyi biliyoruz.

Bu gerçekleri feraset sahibi her Müslüman görmekte ve bilmektedir. Asıl mesele şimdi bu yüzsüzlere karşı dik durup mücadeleye girmektir.

Bu haydutların tek yapmak istedikleri korku psikolojisini yaygınlaştırıp çirkin emellerine insanları kurban etmek. Bu oyuna kesinlikle gelinmemeli, özellikle de ilim dünyasında böylesi terör faaliyetlerine destek veren "aydın maskeli teröristlere" fırsat verilmemeli ve ellerindeki silahlar alınmalıdır.

Onların ellerindeki silahlar ise kendilerini dokunulmaz ve güçlü hissettiren ünvanları ve diplomalarıdır.

28 Şubatla birlikte nasıl ki devleti ve milleti için mücadele etme sevdasında olan müslüman aydınların silahları ellerinden alınıp etkisiz hale getirildi ise, bu terör yandaşlarının da ellerinden silahları alınmalıdır. Aksi halde devletin ve kurumlarının acziyet içinde olduğu sanılacaktır.

Sayın Cumhurbaşkanımızın da özellikle "Ekmeğini yedikleri yere ihanet edemezler, gereği yapılmalı" diye ifade ettiği gibi bu terör sevicilerinin dersleri verilmeli ve YÖK de üzerine düşen sorumluluğu acilen yerine getirmelidir.

Bu aydın müsveddeleri ancak kendilerinin anladığı dilden karşılık verilirse yola gelirler, aksi takdirde şımardıkça şımarırlar. Ateşe "su" yerine körükle gidilirse ateşin dehşetini artırmaktan, harlamasını büyütmekten başka işe yaramaz. Ateşe su dökmek lazım.

Bunun yanında, terör sevicilerine karşı devlet ve millet sevdalısı akademisyenlerin "Akademisyenler Teröre Karşı" kampanyasını başlatmaları güzel bir karşı duruş ifadesi. Bu kampanyaya destek veren aydınları da kutluyorum. "Bu Ülkenin Akademisyenleri Olarak Devletimizin ve Milletimizin Yanında Olacağız!" söylemi ile karşı atağa geçmeleri iyi olmuş.

Lakin adamakıllı bir çözümün gerçekleşebilmesi için terör sevicilerinin üzerine su dökmek lazımdır.

Bunların ateşi de çok güvendikleri ünvanları ve diplomalarıdır. Güçlü bir irade gösterilemezse, onlar gelir terör iradesini vahşetle gösterirler.

Ateşe acıyıp merhamet gösterenler, kül olup yok olmayı da baştan kabullenmek zorundadır.

İktidar vaktinde güçlü olduğunu hissettiremezse hainler güçlü oldukları vehmine kapılarak hem kendilerine hem de bu milletin asil insanlarına çok zarar verebilirler.

İşte bu sebeple devlet sarsılmaz bir irade ile her yönden bu arsızlara derslerini vermeli, burunlarını sürtmelidir.

Malum ocaklar karartan 28 Şubat ile on binlerce vatan ve millet sevdalısı Türk ve Kürt evlatlarının hayatları kararmıştı. Tek suçları vatanı ve milletinin kalkınması için yurt dışında dini temelli eğitim almaktı.

El-Ezher Üniversitesi mezunlarının diplomaları basit bir kurul kararı ile iptal edilmiş, görevde olanlar görevden uzaklaştırılmış, ünvanları ellerinden alınmıştı hatırlarsak...

Şimdi YÖK'ün asıl görevi başlıyor, bu akademisyen geçinen aydın müsveddelerine gerekli dersi vermek.

Çok adil ve barışçıl bir öneri ile bu teröre destek veren hainlerin ünvanları ellerinden alınsın, diplomaları da iptal edilsin! İşte o zaman görelim onların aydın hallerini, akademisyen tavırlarını.