Uyuşturucu Belası

0

İnsanlığın geleceğini tehdit eden küresel bir sorunla karşı karşıyayız: "Uyuşturucu Kullanımı". Bugün için artık bir ülke, bölge, kültür meselesi olmaktan çıkan uyuşturucu bağımlılığı dünyanın tamamı için büyük tehlike oluşturuyor. Birleşmiş Milletler Dünya Uyuşturucu Raporuna göre 2013 yılında tüm dünyada 15-64 yaş arası nüfusta 246 milyon kişi yani her 20 kişiden biri uyuşturucu kullanıyor.

2016 Raporuna göre Kuzey Amerika'da 1998 yılında 7 milyon olan kokain kullanıcısı sayısı, 2014 yılında 5 milyona düşerken, Güney Amerika'da 1998'de 3 milyon olan kokain kullanıcısı sayısı 2014 yılında 5 milyona yaklaşmış. Avrupa'da ise bu sayılar 2 milyondan 4 milyona yükselmiş.

Ülkemizde ise 2011 yılında yapılan araştırmaya göre 15-64 yaş aralığında 1.350.000 kişinin uyuşturucu kullandığı tespit edilmiş. Bu rakam nüfusumuzun %2'sine tekabül ediyor. Dünya ortalamasının altında olmasına rağmen sorunun gerekli önlemler alınmadığında hızla yayılıp büyüyerek toplumsal yaralara yol açtığı göz önünde bulundurulduğunda ciddiyetle ele alınması gerekiyor.

Uyuşturucu kullanımının ülkemiz açısından şimdilik küçük bir sorunmuş gibi gözükmesi aldatıcıdır. Yetkililer de bunu görmüş olmalı ki "Ülkemiz için henüz kıvılcım boyutunda olan ve acil müdahale edilmemesi halinde büyük bir yangına dönüşerek birçok hayatı ve aileyi perişan edeceği" raporlanmış, 2014/19 sayılı Başbakanlık genelgesi ile de mücadele resmen başlamış. Adalet, Aile ve Sosyal Politikalar, Çalışma ve Sosyal Güvenlik, Gençlik ve Spor, Gümrük ve Ticaret, İç İşleri, Milli Eğitim ve Sağlık Bakanlarının katılımıyla Uyuşturucu ile Mücadele Yüksek Kurulu(UMYK) oluşturularak "Acil Eylem Planı" hazırlanmış.

Peki, "Uyuşturucu ile Mücadele Eylem Planında" neler var? Öncelikle uyuşturucuya ulaşılabilirliğin önlenmesi gerektiği belirtilerek İç işleri Bakanlığının sorumluluğunda faaliyetler belirlenmiş. Ardından, toplumun uyuşturucu ile mücadeleye katılımı, bağımlıların tedavisi, uyuşturucu ile mücadelede sosyal uyum ve iletişim gibi başlıklar altında izlenecek stratejiler ve yapılacak faaliyetler planlanarak sorumlu bakanlıklara görevler taksim edilmiş. Yani bu belanın evvela, bir suç teşkil eden ülkeye sokulması ve satışı, ikinci olarak uyuşturucuya müptela olmuş bağımlıların tedavisi, üçüncü olarak gerek tedavi olan bağımlıların sosyal rehabilitasyonu, gerekse de farkındalık ve bilincin artırılarak önleyici ve koruyucu olmak üzere üç temel ayağı bulunuyor.

Henüz kıvılcım halindeki bu ateş toplum olarak hepimizin sorumluluğundadır. Hiç kimse "Çok şükür benim ailemde böyle bir sorun yok" demesin. Bu bela hepimize sadece bir adım uzaklıkta. Devlet yetkililerinin yaptıkları planlamaların hayata ne ölçüde geçirildiğinin takibi de yine hepimizin sorumluluğundadır. Maalesef ülkemiz planlar yapmakta mahir ancak uygulama ve sürdürme konusunda malullüdür. Sorunu ve çözümü kendi meselemiz kabul edip her adımı takip etmek çocuklarımıza olan borcumuzdur.