“Yalan üzerine kurmuş olduğum bir hayatım var”

Hâkim cübbesiyle pozlar veren sahte hakim Kubilay Akyol böyle itiraf etti. Ele geçirilenler; 1 adet hâkim cübbesi, 1 milyon Euro değerinde senet, 285 gram külçe altın, döviz, borç protokolleri… Bu münferit sayılabilecek, küçük organize dolandırıcılık…

Yalan, küfürdür. Yalanla iman bir arada olmaz… Alemlere rahmet olarak gönderilen Peygamber Efendimiz (Sallallahu aleyhi ve sellem) buyuruyor: "Mümin hırsızlık yapabilir, zina edebilir; ama yalan söylemez. Yalanı ancak iman etmeyen kimse uydurur." Çünkü mümin, emin kişidir. İhanet etmez. Emaneti muhafaza eder, yerine ulaştırır.

Bir elinde rakı, bir elinde Kur’an… “Mübarek” mezecileri/mücahitleri”, ırkçı hümanistleri, soykırımcı demokratları, sokaklara dökülerek yargıyı sindireceğini zanneden müptezel müttefikleri var.

Dolandırıcılıkta sınır tanımaz… Milyon dolarlar, milyarlık hırsızlık/ dolandırıcılıkla yargılanıyorlar. Bunların da üstünde, anayasa yapan çeteler var… Takiyyeciler… Uluslararasılar… Anayasayı koruma, ülkeye saygınlık kazandırma bahanesiyle anayasayı ortadan kaldıran çete. Ülkenin yöneticilerini, hafızasını yok ettiler. Siyonist-Emperyalistlere alan açtılar. 60,80,71,97 ve 15 Temmuz’da tetikçilik yaptılar, yapmaya devam ediyorlar. Acımasızlar… Tıpkı ağababaları İsrail gibi…

Darbeyle ülkeye itibar kazandıracaklarını iddia ediyorlar… Yurtta Sulh Konseyi: “Bu metnin, Tüm Türkiye Cumhuriyeti kanallarında yayınlanması Türk Silahlı Kuvvetleri’nin bir isteği ve emridir. Türkiye Cumhuriyeti’nin değerli vatandaşları, “…Bu ahval ve şerait altında, yüce Atatürk’ün önderliğinde milletimizin olağanüstü fedakarlıklarla kurduğu ve bugünlere getirdiği cumhuriyetimizin koruyucusu olan Türk Silahlı Kuvvetleri, “yurtta sulh, cihanda sulh” ilkesinden hareketle; Vatanın bölünmez bütünlüğünü, milletin ve devletin bekasını devam ettirmek, Cumhuriyetimizin kazanımlarının karşı karşıya kaldığı tehlikeleri bertaraf etmek, Hukuk devleti önündeki fiili engelleri ortadan kaldırmak, Milli güvenlik tehdidi haline gelmiş olan yolsuzluğu engellemek, Terörizm ve terörün her türlüsü ile etkin mücadele yolunu açmak, Temel evrensel insan haklarını, mezhep ve etnisite ayrımı gözetmeksizin tüm vatandaşlarımız için geçerli kılmak, Laik, demokratik, sosyal ve hukuk devleti ilkesi üzerine oturan anayasal düzeni yeniden tesis etmek, Devletimizin ve milletimizin kaybedilen uluslararası itibarını yeniden kazanmak, Uluslararası ortamda barış, istikrar ve huzurun temini için daha güçlü bir ilişki ve işbirliğini tesis etmek maksadıyla yönetime el koymuştur. Devletin yönetimi teşkil edilen Yurtta Sulh Konseyi tarafından deruhte edilecektir.”

Halkını katleden ve buna “tiyatro” diyerek “Laik, demokratik, sosyal ve hukuk devleti ilkesi” diyerek destek verenler var. Hüküm kesinleşmiş olsa bile çete tutuklularını serbest bırakacağını vadeden siyasi bir yapılanmadan söz ediyoruz. “Gaflet ve dalalet ve hatta hıyanet içerisinde olan”, “Bu ahval ve şerait” benzeri ifadeler, Atatürk’ün Gençliğe Hitabesi’ni de çeteleşmeye alet ettiklerini ortaya koyuyor. Her şeyden önce çetenin adı, Atatürk’ün Yurtta Sulh, Cihanda Sulh” sözünden alıntı.

Atatürk’ü istismar ediyor. Bu milletin evlatlarından oluşan kahraman Türk Silahlı Kuvvetleri’ni de istismar ediyor. Yalan ve istismarda sınır tanımaz. Üst akıl Siyonistlerdir. Ülkeyi, bölgeyi, dünyayı Gazzeleştirme girişimi… İşgal, soykırım ve köleleştirme… Darbeleri, terörü, Hürmüz’ü, Doğu Akdenizi, Rusya- Ukrayna savaşını böyle okumak gerekiyor.

“Yeni çirkine mahkum eskisi güzellerin Allah kuluna hakim kulları heykellerin”