Gündem

Yargı Taslağındaki değişiklik gündem oldu! Aile yapısı hedefte

Barolar, Tabip Odaları ve Sağlık Derneklerinden LGBT’ye Tam Destek: Sapkın LGBT faaliyetlerine yönelik kısıtlamaların 12. yargı paketi taslağından çıkarılması ise LGBT destekçilerini daha da yüreklendirdi.


HABER: ÖZLEM DOĞAN

Türkiye’de kamu kurumu niteliğindeki bazı meslek örgütleri, barolar ve sağlık derneklerinin küresel terör örgütü LGBT’nin faaliyetlerine ve sözde Onur Yürüyüşlerine verdikleri kurumsal destek, toplumsal tabanda büyük tepki çekmeye devam ediyor. Başta Türk Tabipleri Birliği (TTB), Türkiye Psikiyatri Derneği (TPD), Türk Psikologlar Derneği (TPD) ve İstanbul, Ankara, İzmir gibi büyük şehirlerin baroları olmak üzere birçok yapı, cinsel yönelim adı altında yürütülen bu faaliyetlerin adeta savunuculuğunu üstlenmiş durumda.
Milli ve manevi değerleri, geleneksel aile yapısını açıkça hedef alan meslek örgütleri devlete ve aile kurumuna açıkça meydan okuyor.

LGBT SEVDALARI BİTMİYOR

Türkiye’de faaliyet gösteren LGBT derneklerinin çok büyük bir kısmının Batı merkezli vakıflar, büyükelçilikler ve uluslararası fon kuruluşları tarafından desteklendiği biliniyor. Kendilerine kanunla verilen mesleki görev alanlarıyla ilgilenmek yerine LGBT gibi sapkın oluşumlara destek veren sağlık örgütleri küresel lobilerin ajandasına hizmet etmekte yarışıyor. Bilimsel ve hukuki tarafsızlığını kaybeden bu yapılar, her fırsatta küresel LGBT propagandasına kurumsal kalkan oluyor.

HEDEF DOĞRUDAN AİLE KURUMU

Her yıl Haziran ayında sözde onur haftası adı altında düzenlenen gayriresmi yürüyüşlerde ve etkinliklerde atılan sloganlar, açılan pankartlarda geleneksel aile yapısının hedef alınması, anne ve babalık rollerinin itibarsızlaştırılmaya çalışılması LGBT destekçilerinin taşıdığı kötü niyeti gözler önüne seriyor. Meslek örgütleri ve bazı barolar ise, aileyi doğrudan hedef alan bu yürüyüşlerde yaşanan gözaltı ve müdahalelerde derhal devreye girerek eylemcilere koruma sağlıyor.

ÜNİVERSİTELERDE ZİHİN BULANDIRIYORLAR

Tehlikenin bir diğer boyutu ise üniversite kampüslerinde yaşanıyor. Birçok köklü üniversitede yasal veya yasa dışı yollarla kurulan LGBT kulüpleri ve öğrenci toplulukları, gençlerin zihinlerini bulandırmaya yönelik yoğun bir propaganda faaliyeti yürütüyor. Bahsi geçen sağlık dernekleri ve psikiyatri oluşumları, bilimsellik kılıfı altında hazırladıkları rapor ve broşürlerle bu topluluklara çanak tutuyor. Henüz kimlik gelişimini tamamlamamış üniversite gençliği, meslek örgütlerinin de referans gösterilmesiyle bu ideolojik akımların girdabına çekiliyor.

TASLAKTAN ÇIKARILMASI YÜREKLENDİRDİ

Kamuoyunda uzun süredir beklenen ve LGBT derneklerinin faaliyetlerine, cinsiyet iptali ameliyatlarına kısıtlama getirmesi öngörülen düzenlemelerin 12. Yargı Paketi taslağından çıkarılması, LGBT misyonerlerini cesaretlendirdi. Yasal bir yaptırımla karşılaşmayacaklarını düşünen ve arkalarına aldıkları barolarla tabip odaları sayesinde faaliyet alanlarını genişleten LGBT yapılarının önünde yasal bir kısıtlama söz konusu değil! 12. yargı paketinden LGBT’nin zararlı faaliyetlerin kısıtlanmasına yönelik maddelerin çıkarılması, tıp dünyasındaki ideolojik yapılanmayı daha da pervasızlaştırdı. Herhangi bir hukuki denetim veya cezai yaptırımla karşılaşmayacaklarından emin olan TTB, TPD ve diğer sağlık oluşumları, genç yaşta cinsiyet ameliyatlarının önünü açan raporları savunmaya ve yönlendirmeye devam ediyor. Sivil toplum ve hak örgütü adı altında sapkın faaliyetlere arka çıkan dernekler, STK’lar, LGBT’ye kısıtlama içeren maddelerin yargı paketinden çıkarılmasını ‘biz istedik, baskı yaptık, geri adım attılar’ şeklinde sözlerle kutluyorlar. LGBT sapkınlığına DEM Parti, CHP, TİP gibi partilerin siyasetçileri de destek veriyor.