Ülkemizde 18–24 Mart tarihleri arası "Yaşlılara Saygı Haftası" olarak kutlanır.
Her insan için değişik mana ve önem ifade eden yaşlılık, hayatın çok özel bir dönemidir. Yaşlılık fizyolojik, biyolojik, sosyolojik açıdan farklı tanımlanır. Fiziksel, zihinsel, ruhsal gerilemenin yanı sıra 'Dünya Sağlık Örgütü' yaşlılığı kronolojik olarak 65 yaş ve üzeri olarak tanımlar.
Yaşlılık dönemi psiko-sosyal özellikleri
Yaşlılıkta insanların iyi ve kötü yönleri daha çok sivrilir. Ego bütünlüğüne ulaşmış yaşlı, iç huzur bulur ancak yaşamını anlamlı bulmayanlar bu dönemde pişmanlık duyar, kendini mutsuz hisseder, artık işe yaramadığını ve değersiz olduğunu düşünür.
Yaşlılar kendilerini yalnız, boşlukta, çaresiz hissedebilirler. Bedensel sağlıkları bozulabileceği gibi yakınlarına yük oldukları düşüncesine kapılarak içe kapanabilir veya öfkeli tutumlar sergileyebilirler. Yaşlılıkta eş kaybı önemli bir problemdir.
Araştırmalara göre genellikle erkekler daha erken vefat ederken, kadınlar yalnız kalır. Erkekler bu dönemde daha çok eşlerinin arkadaşlığına yaslanırken, kadınlar daha fazla arkadaşlarıyla ilişki kurar. Büyük annelik ve babalık önemli toplumsal rollerdir. Torunlarla kurulan olumlu ilişkiler yaşlıyı yaşama bağlar, sosyal gelişimlerine katkıda bulunur.
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), istatistiklerle yaşlılar 2015'i açıkladı.
Türkiye'de 65 ve daha yukarı yaş yaşlı nüfus 2015 yılında 6 milyon 495 bin 239 kişi olarak tespit edildi.
Sinop yaşlı nüfus oranın en yüksel olduğu il oldu.
Yaşlı nüfus oranının en yüksek olduğu il yüzde 18,1 ile Sinop oldu. Bu ili yüzde 16,8 ile Kastamonu ve yüzde 15,7 ile Çankırı izledi. Yaşlı nüfus oranının en düşük olduğu iller ise yüzde 3,1 ile Hakkari ve Şırnak oldu. Bu illeri yüzde 3,6 ile Van ve yüzde 3,7 ile Şanlıurfa izledi.
100 yaş ve üzerinde 5 bin 293 yaşlı var.
Yaşlı nüfusun yüzde 0,1'ini oluşturan 100 yaş ve üzerindeki yaşlı kişi sayısı 2015 yılında 5 bin 293 oldu.
Yaşlı yoksulluk oranı 2014 yılında yüzde 18,3 oldu.
Eşdeğer hane halkı kullanılabilir medyan gelirinin yüzde 60'ına göre hesaplanan yoksulluk oranı 2014 yılında Türkiye geneli için yüzde 21,8 iken bu oran yaşlı nüfus için yüzde 18,3 olarak gerçekleşti. Yaşlı nüfusun yoksulluğu cinsiyet bazında incelendiğinde, erkeklerde artış kadınlarda düşüş olduğu gözlendi.
Yaşam memnuniyeti araştırması sonuçlarına göre
Yaşlı bireylerin 2015 yılında en önemli mutluluk kaynağı yüzde 66,8 ile aileleri oldu. İkinci sırada gelen mutluluk kaynağı ise yüzde 16,5 ile çocukları oldu.
Yaşlılarla iletişimi etkileyen faktörler
Gençlerle yaşanan kuşak çatışması, toplumun gençliğe önem vermesi,
Sosyal yaşamdaki değişiklikler,
Biyolojik ve psikolojik hastalıklar,
Anlama, algılama ve değerlendirme güçlükleri,
Yaşlılarla iletişim becerileri
Emeklilik, çocukların evden ayrılması, yakınların ölümü, sosyal çevrenin değişmesiyle birlikte yaşlıların diğer insanlarla olan ilişkilerinin devam ettirilmesi için dikkat edilmesi gereken noktalar;
İlgi, öncelik vermek, saygı göstermek,
Eleştirmek, yargılamak ve suçlamaktan kaçınmak,
Empati'ye dayalı sohbet,
Duygularını ifade etmesine izin vermek, içini dökmesini sağlamak,
Anlayış ve hoş görüyle iletişim kurmak,
Yaşlıların kimseye muhtaç olmadan tercihlerine uygun güvenli bir çevrede, mümkün olduğunca uzun süre yaşadığı kendi evlerinde ya da aile ortamında yaşamasını sağlamalıyız. Yaşlılara daha kaliteli bir yaşam temennisiyle haftasını kutluyor, sağlıklı ve mutlu günler diliyorum.