28 Ağustos 2021

​Amerika Döndü

Her hangi bir olayın içinde şeytan (ABD) olma ihtimali varsa insanın konuyu enine boyuna düşündükten sonra karar vermesi lazım. Hele hele, bu büyük şeytan (Sam amca) 11 Eylül gibi bir senaryo ile 20 yıl işgal ettiği ülkeden askerini palas pandıras çektiyse bu sefer insan iki kez düşünmeli.

Hollywood’un ünlü yönetmeni Spike Lee, ikiz kulelerin uçak çarpması ile yerle bir olamayacağını, binalara önceden patlayıcı madde döşendiği için çöktüğüne inandığını söylüyor. 11 Eylül’ün faili ilan edilen El Kaide (Usame bin Laden)’in Afganistan’da bulunduğu, hükümetin Laden’i yakalayarak kendilerine teslim etmediği gerekçesiyle Afganistan işgal edilmişti. Yönetim’deki Taliban’a savaş açılmıştı. Usame bin Laden için bölgeyi ateşe verdi ABD. Türkiye’nin Irak’ın Kuzeyinde yuvalanan teröristleri Irak topraklarında barındırmayın talebine, biz o dağlık bölgeye hakim değiliz, siz kendiniz çıkartın cevabını verdiren ABD’nin niçin sadece Laden’in bulunduğu bölgeye operasyon yapmak yerine Taliban’ı hedef alarak bütün Afganistan’ı işgal ettiği sorusunu sormamız gerekiyor. Soruyu şu şekilde de sorabiliriz. Ana omurgası Laden gibi Suud istihbaratından olan bir örgüt için Suudi Arabistan’a yapılacak yaptırımlar tehdit unsuru olarak rafta bekletilirken ikincil, hatta üçüncül ülkelere niye operasyon düzenlenir.

Saddam ile El-Kaide ilişkisini hiçbir zaman ispat edemedikleri halde aynı gerekçelerle Irak’ı işgal eden ABD’nin, Zerkavi’yi 7 yardımcısı ile 2006 yılında Bağdat’ta öldürmesinin ardından, Irak İslam Devleti, Esed’i indirmekten vazgeçilerek Suriye’ye İran’dan sonra Rusya’nın da davet edilmesi üzerine de Irak Şam İslam Devleti (DEAŞ) kuruldu. Eski Başkan Trump, DEAŞ’ı Hilary Clinton ekibinin kurduğunu açık açık söylüyor.

Biden’in Başkan seçilmesi ile politikasını özetleyen slogan Amerika döndü oldu. Dönen bir Amerika’nın mağlubiyeti kabul ederek Taliban’la bizim askerlerimize ve destekçilerimizi öldürmemeniz karşılığında Afganistan’ı size bırakacağız mutabakatı olayın içinde başka şeytanlıkların da olduğuna işaret ediyor. Biden, biz artık Afganistan’la uğraşmıyoruz kendimizi dünyanın diğer bölgelerine (Körfez ve Akdeniz) odaklayacağız söylemleriyle Kabil’den 1109 numaralı uçakla algı fotoğrafı verdikten sonra Blackwater gibi özel güvenlik şirketlerinin para karşılığı tahliye vaadleriyle insanları havaalanı etrafında topladığı bir sırada DEAŞ’ın tekrar sahneye çıkması büyük oyunun bir parçası olsa gerek.

Biden demişken şunu da hatırlatalım. Ukrayna’da yolsuzluklarıyla meşhur oğul Hunter Biden’in 2009’da kurduğu Rosemont Senaca Partners isimli şirketiyle Rusya ve Çin ile derin ticaret bağları kurması da bugünü okumamızdaki önemi yadsınamaz. Yani, Rusya ve Çin’den nemalanan Biden takımının bu iki ülkeyi direk hedef alma olasılığı sıfırın altında.

ABD, Taliban’dan Afganistan’ı terketmek isteyenlere mani olmamasını şart koşuyor. Yüz bine yakın insan Kabil Havalimanı’ndan tahliye olurken onbinlercesini de Pakistan ve İran sınır kapılarına yığıyor. Yani açıkça bir göç dalgası ile hem Afganistan’da etnik yapı ile oynuyor hem de İran, Türkiye ve Pakistan’ı hedef ülke haline getirerek, global politikalarda ellerini ayaklarını bağlamak istiyor. Kabil Havalimanı’ndan Türk askerinin çekilme dayatması da Taliban’dan çok bir ABD fikri olduğundan emin olabilirsiniz.

Bu hengamede Kabil’de 6 ayrı noktadaki patlamalarda şu ana kadar 170 kişi hayatını kaybetti çoğu ağır 150 kişi yaralandı. 13 ABD askeri ölürken 15 tanesi de yaralandı, 28 Taliban üyesi hayatını kaybetti. Saldırılar her nedense ABD ve İngiliz devletlerinin saldırı olacağı uyarısı üzerine geldi. Saldırı istihbaratı var ama siz havaalanı çevresindeki güvenlik zaafiyeti oluşturmak için her şeyi yapıyorsunuz. Yani bile bile lades detirtiyorsunuz.

Şimdi şu soruyu soruyoruz: Afganistan’da alan hakimiyetini kaybeden istihbarat servislerinin kontrolü dışına çıkamayan bir terör örgütünün Kabil’in göbeğinde dünyanın gözüne baka baka bir devlet istihbaratının yardımı olmadan böyle bir eylem yapma şansı var mı? Elbette ki yok! Peki bu örgüte eylem için istihbari bilgi veren hangi devlet dersiniz? Tabi ki tekfirci hilafet anlayışı ile İslam ümmetini bölmek için kurulmuş DEAŞ’ın itikaden bağlı olduğu(Muhammed Abduh/Selefi ideolojisi) İngiliz Sarayı. Yani gölge istihbarat MI6. Kraliçe hazretleri bir şeylerin dizaynından razı olmamış ki, “Benden izinsiz kimse pozisyon alamaz” diyor! Biden, eylemi kimin yaptığını netleştirememiş. Buckingham Sarayını arar, bağlılıklarını bildirirse eylemcileri tek tek öğrenebilir.

Patlamaların ardından Biden, ekrana çıkıyor, olayı üstlenen DEAŞ’ın Horosan kolu için intikam yemini ediyor. ABD, 1 Eylül itibarıyla Afganistan’dan askerini çekeceğine göre, yeni operasyon alanı olarak DEAŞ’ın konuşlandırıldığı Suriye, Irak, Mısır (Sina), Libya, Somali, Nijerya, Filipinler gibi ülkeleri hedef tahtasına oturtacaktır. Özellikle Suriye, Irak, Somali, Libya’da DEAŞ üzerinden ABD ve Türkiye menfaatleri çatışacaktır. Türkiye, Kandil, Sincar, Mahmur operasyonlarını bir an önce tamamlayıp, Suriye’de yeni bir operasyon alanı açmazsa, Afganistan’dan DEAŞ ile mücadele bahanesiyle nakledilecek paralı katillerin PKK/YPG elbisesi ile saldırılarına maruz kalacaktır. 

Gelelim Taliban-DEAŞ savaşına, Taliban-DEAŞ savaşının kızıştığı 2018 yılından itibaren ABD uçakları DEAŞ’e operasyon yapan Taliban mevzilerini vurdu. Suriye’den DEAŞ militanlarını Afganistan’a taşıyarak, DEAŞ’ın direncini artırmaya çalıştı. ABD’nin Taliban’a karşısında DEAŞ’ı kullanma politikası günümüze kadar sürdü.

Bugün ise, Sam amca 11 Eylül’ün intikamı için savaşa tutuştuğu Taliban ile kol kola girerek, alan açma aparatı DEAŞ bahanesi ile yeni bölgeleri karıştırmaya, buna da özgürlük ve demokrasi savaşı demeye devam ediyor. Kabil patlamalarının hezimet sonrasında vurulan darbe mi, yoksa kurulan yeni oyunun gerekçesi mi olduğunu ileriki yıllarda göreceğiz.

 Biden’in dediği gibi Amerika döndü ama nereye, evine mi yoksa karıştıracağı diğer bölgelere mi, hep beraber göreceğiz. Vesselam.

 

 
Advertisement
Advertisement Advertisement Advertisement Advertisement Advertisement Advertisement Advertisement