Dolar (USD)
31.09
Euro (EUR)
33.72
Gram Altın
2027.25
BIST 100
9334.58
02:17 İMSAK'A
KALAN SÜRE

27 Kasım 2023

​Baş+arı...

Başarılı olduğunuz işlerde herkesin size alkışlamasını beklemeyin. Zira bazı eller ve diller o sırada sizin kuyunuzu kazmakla meşguldürler.

Başarının hazmı zordur, sizi seven veya sevmeyen herkesi size karşı düşman etme gücüne de sahiptir. Gelin isterseniz öncelikle başarı nedir? Bunu öğrenerek başlayalım.

Başarı nasıl tanımlanır?

Başarı: “Kişinin yetenek ve yetişmeye bağlı olarak gösterdiği ansal ya da eylemsel etkinliklerinin olumlu ürünü, bir işi istenilen biçimde bitirmek, elde etmek, istediğini bulmak.” olarak açıklanmaktadır.

Başarı ne ifade ediyor?

Başarıyı, genel olarak bir işi belirli bir süre içinde istenilen biçimde bitirmek, hedefe ulaşmak olarak tanımlayabiliriz. Diğer bir ifade ile bir dizi beklentiyi karşılama durumudur da diyebiliriz. Kimilerine göre başarı; para, şöhret, zenginlik, eğitim, güçlü ilişkiler kurabilmektir.

Başarının tanımı ve ifade ediliş şeklini yukarıda yazdık başarı öncelikle bir işi yapmayı istemekle başlar. Buna göre de yani istemek başarmanın yarısıdır diyebiliriz.

Ben çok başarılı bir öğrenci olacağım bunun için çaba sarf edeceğim. Ben çok güçlü bir iş kadını olacağım ya da iş adamı olacağım ve bu yolda kendimi geliştireceğim, yenilikler yapıp hem kendime hem topluma faydalı bir birey olacağım, başarılı işlere imza atacağım, şeklinde kendimize hedefler koymamız gerekiyor.

Başarı kelimesi “baş” ve “arı” hecelerinden oluşuyor. Bu sebeple de baş+arı olmak için arı gibi çalışmamız gerekiyor.

Hani gerçek dostumuz, zor günümüzde yanımızda olandır, deriz ya! Bende bunun tam tersi olduğunu düşünüyorum. Ben üzgünken, bir parkta ki banka oturup ağlarken, oradan geçen herkes durup bana yardım etmek ister. Ne olduğunu öğrenmek ister. Yardımcı olabileceğim bir şey var mı? Sorusunu yönelttir. Yanlış mı? Doğru! Tabi ki...

Oysa benim başarılı bir iş yapıp, ağzım kulaklarım da bankta oturduğumu gören kişi gelip bana "neden böyle gülüyorsun" demez, diyemez. Ben benim en mutlu, en başarılı, en zirve de olduğum zaman yanımda olanların gerçek dostum olduğunu düşünürüm. Kaç kişi başarılarımla gurur duyuyor. Yanımda duruyor. Benimle seviniyor ben bu kriterleri önemserim.

Mesela arkadaşım dediğim ve güvendiğim bir kişi beni üç kez sırtımdan vurdu. Bu kişi benim bir adım öteye gitmemi istemediği için önce kitap çıkarınca afişimi astırmadı! Ardından resmi bir kurumun sunuculuğu için adım geçince engel oldu ve son olarak ta, beş radyonun ortak yayınına katılacakken birinin yayından çekilmesini sağladı!

Sizce bu yukarıdaki saydığım olaylar sonrası bu kişiye arkadaşım, dostum ifadesi yakışır mı? Derdi neydi? Hazımsızlık, istememezlik, çekememezlik ve kabul edememek olarak sıralanabilir... Kısacası kendisi silik bir karakter olup, torpilinin gücü ile geldiği yeri kötüye kullandı da denilebilir.

Annem rahmetli bize öğüt verirken hep "hayır dile komşuna, hayır gelsin başına" yavrum derdi. Şimdilerde bu sözün değerini daha iyi kavraya biliyorum. Karşınızda ki insanın bir adım öteye gitmesini istemezseniz, başarısına destek olmak yerine, köstek olursanız, sizin işlerinizin de yolunda ilerleyeceğine ihtimal veremiyorum! Saygıyla...

Günün Sözü:

''Hayata tepeden bakarsan insanların sadece tepesini görürsün. Hayata daima insanlarla aynı mesafeden bak; O zaman insanların hem yüzünü hem kalbini görürsün. Mühim olan yükseklere çıkıp hayata tepeden bakmak değildir; Mühim olan ne kadar yükselsen de her şeye eşit mesafeden bakabilmektir. Şems-i Tebriz

 
teknofest
Teknofest