TDV Kurban

10 May 2021

Ben doğmadan 37 yıl önce Osmanlı Devleti vardı

Size yakın tarih dersi verme niyetinde değilim.

Osmanlı Devleti’nin nasıl yıkıldığını,

Anlaşmalarına sadık kalmayan devletlerin bizi nasıl parçaladıklarını,

Savaş meydanında “Düşmanı denize döktük” desek demasadaOsmanlı Devleti’ni yıkıp topraklarını kendilerine uygun şekilde pay ettiler.

6 yılda 2 milyon kilometrekare, yani Türkiye'nin mevcut topraklarının 2,5 katı toprak kaybettik.

Şimdi;

Tam 100 yıl sonra Osmanlı bakiyesi devletin yeniden aynı güçler tarafından budanmak istendiğini fark ediyoruz. Doğrusu beklenmedik bir şey değildi lakin bu kadar sinsi ve bu denli alçak olabileceklerini tahmin etmemiştik.

Bakınız,

Ben dünyaya gelmeden sadece 37 yıl öncesine kadar da Osmanlı Devleti vardı.

Şimdi Türkiye Cumhuriyeti 98 yaşında.

Yani ben yeni cumhuriyetin 98 yılının 60 yılını yaşamış bulunuyorum.

Bugün doğan biri ile Türkiye Cumhuriyeti arasında 1 asır bile yoktur.

Demem o ki Osmanlı Devleti fi tarihinde yıkılmadı. Keza Türkiye Cumhuriyeti de asırlar önce kurulmadı.

El an hayatta olan ve aralarında tanıdıklarımızın da yer aldığı pek çok insan hem Osmanlı Devleti’nde yaşadı hem de Türkiye Cumhuriyeti’nde yaşamaya devam ediyor.

Demem o ki yıkılışlarımızı, kuruluşlarımızı bütün süreçleri ile bilmeli ve bu bilinçle hareket etmeliyiz.

1952’den beri NATO müttefikimiz, stratejik ortağımız ABD’nin yaptıklarına bakın, ne dediğimi anlarsınız.

Irak’ın Kuzey’inden sonra Kuzeydoğu Suriye’nin PKK/YPG kontrolündeki topraklarda üs kuran ve “DEAŞ ile mücadele(!)” bahanesiyle bölgeye binlerce TIR dolusu silah taşıyan ABD sizce ne yapmaya çalışıyor?

Yunanistan’ın Trakya’ya en yakın bölgesinde bu kadar üs kuran ABD’nin Ege’de balık avlamaya çıktığını sanmadığınızı da biliyorum…

O halde neden?

Nedenini merak ediyorsanız, ABD’nin Rusya’dan aldığımız S-400’lere neden karşı çıktığını da merak ediyorsunuz.

Geçen yıl yazmıştım, biz S-400’leri ABD’den korunmak için aldık.

Evet, en çok hatta sadece havadan gelecek ABD saldırılarından korunmak için S-400’leri satın aldık.

Şayet biz bugün NATO üyesi olmamış olsaydık ABD çoktan bize saldırmış ya da bir finosunu üstümüze saldıktan sonra NATO ve BM nezdinde hedefine ulaşmaya çalışacaktı.

Ama NATO işini bozuyor ABD’nin.

ABD'nin niyetini biliyoruz. 100 yıl önce İngilizlerle Fransızların niyeti ne idiyse bugün de ABD'nin niyeti aynı: Bu Türkiye daha da küçülmeli çünkü Tayyip Erdoğan ile birlikte Türkiye artık zapt edilemez hale geldi.

ABD Türkiye’den dolayı bölgede istediği plan ve projelerini gerçekleştiremiyor.

Mesela Suriye'de Akdeniz kıyılarına uzanan bir PKK devleti kuramıyor.

Mesela Azerbaycan ile Türkiye arasına kesin ve kalın bariyerlerle örülen bir Ermeni hattı kuramıyor.

Mesela Körfez ülkelerinin bütün varidatına el koyamıyor.

Mesela Akdeniz’de Yunanistan ve İsrail hâkimiyetini kurup Doğu Akdeniz’i Haçlılarla Siyonistlerin gölü haline getiremiyor.

Vebilhassa son 15 yıldır Türkiye’yi artık jandarması gibi kullanamıyor ABD.

Ermeni meselesinde Türkiye'nin bütün tezlerini görmezden geldi. Yıllardır Türkiye'nin “Gelin arşivlerimizi açalım” çağrısına Amerika da olumlu cevap vermedi lakin hiçbir gerekçesi olmadan hatta onların, İngilizlerin, Fransız ve Ermenistan’ın arşivlerinde bulunan ve o döneme ait Türkiye'nin tezlerini haklı gösteren belgeler olduğu halde Türkiye’yi “soykırım” yapmakla itham etti.

ABD düşmandan beter!

Düşmanın da haysiyetlisi vardır ama ABD kendi kurduğu terörist örgütleri palazlandırıp manivela gibi kullanmaktan utanmayacak kadar aşağılık bir müttefiktir!

Dünyanın en zalim devleti olan İsrail’in Filistin halkına reva gördüğü insanlık dışı zulmünü alkışlayan ABD, Filistin için “adalet” arayan Türkiye'nin yani bizim, hepimizin varlığından rahatsızdır.

Sözün özü;

Bizi geriyor ABD, sosyolojimizle oynuyor ABD!

Kürt der oynar, Alevi der oynar, 128 milyar dolar der, Kuytul der, içki yasağı der… velhasıl bizi saman gibi savurmak için şeytanın bile haya ettiği yöntemleri bir bir kullanarak bizi birbirimizden uzaklaştırmaya çalışıyor.

Unutmayın ki ABD'nin Türkiye şubesi siyasetçiler, aktivistler, gazeteciler, iş insanı gibi tetikçilerle sosyolojimizi bozmaya çalışıyor.
 
Advertisement Advertisement Advertisement Advertisement Advertisement Advertisement Advertisement Advertisement