Dolar (USD)
17.9131
Euro (EUR)
18.2474
Gram Altın
1022.972
BIST 100
2750.49
02:17 İMSAK'A
KALAN SÜRE

26 Kasım 2013

BİR BAŞKA BAHARA MI KALDI?

12 milyon işçinin merakla beklediği kıdem tazminatı konusunda yine uzlaşma çıkmadı. Hükümetin kıdem tazminatını fona dönüştürme projesi kapsamında işçi ve işveren temsilcilerinin geçtiğimiz Pazartesi günü yaptıkları toplantıda da anlaşma sağlanamadı. Çalışma ve Sosyal Güvenlik BakanıFaruk Çelik, taraflar uzlaşamazlarsa düzenlemenin rafa kaldırılacağını söylemişti. Basına yansıyan haberlere göre devreye Başbakan Yardımcısı Ali Babacan girmiş.Hazırladığı formüle göre devlet fona katkıda bulunacak,bu suretle işverenlerin prim yükü yüzde 8,3'den yüzde 4,15'e indirilecek.Formül üzerinde ilgili birimler çalışmalarını sürdürüyorlar.Bakalım her kesimi tatmin edecek bir orta yol bulunabilecek mi? Bana sorarsanız,bu düzenleme başka bahara kalacak.Çünkü düzenleme sadece kıdem tazminatının fona dönüşmesini kapsamıyor,ayrıca özel istihdam bürolarına işçi kiralama yetkisi verilmesi,taşeron ve esnek çalışma konularında da yeni esaslar getiriyor ki Türk-İş ve DİSK bu konuları kesinlikle müzakere dahi etmeyeceklerini söylüyor.

MAKAS DEĞİŞİMİ ŞART

Türkiye'nin ezelden beri kurtulamadığı dertlerinin başında döviz kıtlığı gelir.Geçmişte yaşadığı irili ufaklı krizlerin kaynağı hep bu kıtlıktır.Döviz giderimiz daima gelirimizden fazla olduğundan bu sorunla boğuşuruz.Döviz açığını el parasıyla finanse ederiz.Çeşitli nedenlerle finansmanda bir sıkıntı yaşandığında ekonomi dar boğaza girer,fabrika bacaları tütmez,işyerleri kepenk indirir,işsizlik tavan yapar,büyüme durur.Neden ? Çünkü üretim yapımız büyük ölçüde ara malı ve yatırım malları ithalatına bağlıdır.Döviz olmayınca ithalat yapılamıyor,dolayısıyla da ekonominin çarkları dönmüyor.Şimdi can alıcı soruya geliyoruz:Döviz gelirimiz neden giderimizi karşılamıyor da sürekli cari açık veriyoruz ? İki kelimeyle cevaplayalım.İhracatımız yetersiz.Daha önemlisi katma değeri düşük mallar ihraç ediyoruz.Gelişmiş ülkeler yükte hafif pahada ağır mallar ihraç ederken bizde durum tam tersi. Neden ? Teknolojimiz geri de ondan.Yükseltmek için Ar-Ge ve İnovasyon desteğine ihtiyaç var.Ekonomi BakanıZafer Çağlayan geçen hafta katıldığı bir toplantıda ,Türk sanayinin yeni bir anlayışa ihtiyacı olduğunu söyledikten sonra ,''Bu dönemde,Ar-Ge,İnovasyon olmazsa olmazdır'' diyerek Türkiye'nin bir makas değişimine gitmesinin gerekliliğine işaret etti.Cari açık illetinden kurtulmak ve 2023 ihracat hedefini yakalamak için bu makas değişikliği bir an önce gerçekleştirilmelidir.

DÜNYANIN GÜÇ DENGESİ DEĞİŞİYOR

Cumhurbaşkanlığı himayesinde Uluslar arası İşbirliği Platformu (UİP) tarafından Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) ev sahipliğinde '' Sürdürülebilir Küresel Rekabette Ortadoğu ve Kuzey Afrika'' başlığıyla düzenlenen 4.Boğaziçi Zirvesi'nde konuşan Başbakan YardımcısıAli Babacan, Dünyanın tüm siyasi ve ekonomik güç dengelerinin yeniden oluştuğuna işaret ederek,''Dünyada artık ekonomik ağırlık yüzde 50-yüzde50 dengesini geçip gelişmekte olan ülkelerin toplamda daha fazla ağırlığa sahip olduğu bir döneme doğru gidiliyor. Bu ortamda her ülke bölgenin politikalarını oluşturması gerekiyor '' dedi.Babacan'ın üstü kapalı olarak parmak bastığı husus çok önemli.ABD ve AB dışında oluşan yeni odakların güç dengesini giderek lehlerine çevirdikleri olgusu karşısında, eskiye saplanıp kalmayıp ,yeni politikaların üretilmesi görüşü , son derece isabetli bir teşhistir.BaşbakanRecep Tayyip Erdoğan'ın Rusya ziyaretinde, Şanghay İşbirliği Teşkilatı'na üyelik talebini tekrarlaması, bu açıdan değerlendirilmelidir.