28 Eylül 2021

Din emniyeti

İnsanoğlu; iman, ahlak ve beden açısından sağlıklı bir toplumun meydana gelmesi için çalışmalıdır. Bunun için İslam dini insanoğlunun bir takım değerlerini muhafaza altına almıştır. Bu değerlere zarar verecek tüm şeyleri de onlar için yasaklamıştır. Bu değerler din emniyeti, can emniyeti, nesil emniyeti, akıl emniyeti ve mal emniyetidir.

 

İslam’da bu beş esasa zarar verecek her şey haram kılınmıştır. Meselâ can emniyeti açısından adam öldürmeyi, akıl emniyeti açısından içkiyi, mal emniyeti açısından hırsızlık ve gaspı, nesil emniyeti bakımından fuhuş ve zinayı, din emniyeti açısından cennetten mahrum edecek amelleri haram kılmıştır.

 

İnsanın din emniyetini ise küfür, şirk, nifak, zındıklık, irtidat/dinden dönme ortadan kaldırır.

 

1-Küfür: Sözlükte “örtmek”, “gizlemek” ve “setretmek” demektir. Tohumu toprakla örttüğü için Arap dilinde çiftçiye lügat bakımından “kâfir” denmiştir. Istılahta ise küfür, imanın zıttıdır. Allah’ın ayetlerini ve nimetlerini örtbas ederek inkâr etmektir.

 “Biz, gökleri, yeri ve ikisi arasında bulunanları hak ve hikmete uygun olarak ve belirli bir süre için yarattık. İnkâr edenler ise, uyarıldıkları şeylerden yüz çevirmektedirler.” (Ahkâf/3)

 

2- Şirk: Sözlükte “ortak olma”, “denk tutma”, “eşit kabul etme” anlamındadır. Istılahta ise: “Allah’a ait olan özelliklerden her hangi birisini bir başkasına vermek” demektir. Veya ibadetlerden herhangi birisini bir başka varlığa sunmak, anlamındadır.

“Artık kim Rabbine kavuşmayı ümit ediyorsa sâlih amel işlesin ve Rabbine ibadette hiç kimseyi ortak koşmasın.” (Kehf/110)

 

Dünya ve ahirette ki sıkıntıların en büyük sebebi olan şirk; kişinin kan ve mal dokunulmazlığın ortadan kaldırdığı gibi bütün iyi amelleri de yok eder. Kıyamette kişiye cenneti haram kılar ve cehennemi gerekli kılar. Dünyada güzel ahlâkı yok ettiği gibi izzet-i nefsi de ortadan kaldırır.

 

3-Nifak: Sözlükte, tarla faresinin (köstebek) deliğine girip çıkması ve yeraltındaki gizli yolun bir ucundan diğer ucuna geçmesi anlamına gelir. Istılahta ise, “kalbinde küfür olduğu halde, dışa İslam görüntüsü vermek” manasındadır. Ya da “kalben kâfir olmasına rağmen görünüşte iman ediyormuş gibi gözükmek” demektir. Böyle birisine de “münafık” ismi kullanılır.

“Allah erkek münafıklara da kadın münafıklara da kâfirlere de içinde ebedi kalacakları cehennem ateşini vaat etti. O onlara yeter. Allah onlara lanet etmiştir. Onlar için devamlı bir azap vardır.” (Tevbe/68)

 

4- Zındık:  Arapçaya Farsçadan geçmiş bir kavram olup nifak ile hemen hemen aynı anlamda kullanılmıştır. Münafık, içinde küfür inancını gizlerken, dışarı İslam görüntüsü verir ve korkusundan dolayı küfrünü izhar edemez. Zındık ise aynı şekilde küfür itikadını kalbinde gizler ama fırsat buldukça onu açığa çıkarır ve ona davet eder.

“Allah’a ve Resûlüne savaş açanların ve yeryüzünde bozgunculuk çıkarmaya çalışanların cezası; ancak öldürülmeleri, yahut asılmaları veya ellerinin ve ayaklarının çaprazlama kesilmesi, yahut o yerden sürülmeleridir. Bu cezalar onlar için dünyadaki bir rezilliktir. Ahirette de onlara büyük bir azap vardır.” (Maide 34)

 

5-İrtidat: Lügatte “bir şeyi bırakıp başka bir şeye dönüş yapmak” demektir. Istılahta ise; “gerek niyet gerek küfre götüren bir fiil ile ya da bir sözle (ister bu sözü alay ederek, ister inat ederek, isterse inanarak söylesin fark etmez) İslam dininden çıkıp küfre dönmek” demektir.

“Ey iman edenler! Sizden kim dininden dönerse, (bilin ki) Allah onların yerine öyle bir topluluk getirir ki, Allah onları sever, onlar da Allah'ı severler. Onlar mü'minlere karşı alçak gönüllü, kâfirlere karşı güçlü ve onurludurlar. Allah yolunda cihad ederler. (Bu yolda) hiçbir kınayıcının kınamasından da korkmazlar. İşte bu, Allah’ın bir lütfudur. Onu dilediğine verir. Allah lütfu geniş olandır, hakkıyla bilendir.” Mâide Sûresi  (54 - 54)

 

Allah’ım! Bilerek şirk koşmaktan sana sığınır, bilmediğimiz şeyler hususunda da Senden bağışlanma dileriz. Amin.

 

 
Advertisement Advertisement Advertisement