YAZARLAR

Tüm Yazıları Prof. Dr. Bilal Sambur

İslam, Açiklik ve Özgürlük

13.05.2019 00:02

İnsanın en doğal ihtiyacı özgürlüktür. Özgür olan insanlar,  özgürce  nasıl  yaşayacaklarına dair seçimler yapabilirler,   yaşam tarzlarını oluşturabilirler, inanç, ideal ve arzularına göre yaşayabilirler. Özgürlük, her bireyin kendi hayatını kendi inşa etmesine imkan sağladığı gibi, her bireyin farklı oluşuna da saygı duymayı gerektirmektedir.

Özgürlüğün, olmazsa olmaz koşulu çoğulculuktur.  Biricik olan bireyler, özgünce ve özgürce  kendilerini gerçekleştirdiklerinde, kaçınılmaz olarak bireysel farklılıkların oluşturduğu insani çoğulculuk dediğimiz olgu karşımıza çıkacaktır. İnsan olgusunu anlamanın  yolu, insani özgürlüğü ve çoğulculuğu anlamaktan ve içselleştirmekten geçmektedir.

İslam,  özgürlük ve çoğulculuk arasında   sağlıklı, verimli ve  yapıcı ilişkiler, yorumlar ve yaklaşımlar şimdiye kadar sahici anlamda geliştirilmiş değildir. İslam’ı baskıcılıkla ve tekçilikle ilişkilendiren ve özdeşleştiren yaklaşımlar, değişik  şekillerde  ve dini kaynaklar referans kullanılarak sürekli kendilerini gündemde tutmaktadırlar. Din adına konuşmanın  kendilerini otomatik  olarak haklı ve  sorgulanmaz kıldığını düşünen kişi ve gruplar, kendi din anlayışlarını tek dini anlayış ve herkesin kendilerini  takip etmesinin tek yol olduğunu savunabilmektedirler.

Özgürlük ve çoğulculuk gerçeği, insan hayatında tek yol olarak ifade  edilen otoriter ve totaliter  yaklaşımları reddetmektedir. İnsan hayatının sağlıklı bir şekilde devamı ve gelişimi için, tek yola değil, sınırsız yollara ihtiyaç vardır. İnsan için tek yol yoktur, yollar vardır. Din, felsefe, sanat, bilim, edebiyat, iktisat ve siyaset alanları,  kendi içlerinde insani çoğulculuğun her çeşidini yansıtan insani tecrübe alanlarıdır. Tek yol olarak kendisini dayatan her türlü  ideoloji ve inanç,  aslında insanlığı  tek bir yanılsamaya mahkum etme yolu anlamına gelmektedir.

İslam, insani çoğulculuğu tanıyan ve tekçi omayan bir dindir. İslam’ın  insani özgürlüğü ortadan kaldıran,  dini tekçilikle bütün insanlığı  tek kalıba sokmaya çalıştığını söylemek hem İslam’ı, hem insanı tanımamak, hatta İslam’ı ve insanı birlikte inkar etmek demektir.

Müslüman düşüncesinin sahici anlamda gelişimi için, dini, tekçilik olarak  gören her türlü otoriter ve totaliter yaklaşımlara mahkum olmamak lazımdır. İslam’ın kendisinin tekçilikten özgürleştirilmesi gerekmektedir. Müslüman zihni, sahici anlamda kendisini dini tekçilik obsesyonundan kurtarmadığı sürece  sahih bir İslam düşüncesi oluşturmasının imkanı bulunmamaktadır.

İnsanın insan üzerinde tahakküm kurmasını savunan totaliteryanizmin ürünü olan hurafeci ve fanatic yaklaşımlar,  özgürlüğün ve çoğulculuğun İslam’a aykırı olduğunu söylemekte, özgürlük ve çoğulculuğun Batıya ait İslam dışı değerler olduğu propagandasını yaparak, Müslüman dünyanın özgürlüğe ve çoğulculuğa yabancılaşmasını sağlamaya çalışmaktadır.Özgürlük ve çoğulculuk, İslam karşıtı ve Müslüman toplumlara zarar veren değerler değildirler. Özgürlük ve çoğulculuk, İslam’ın   benimsediği, Müslüman toplumların felahına, refahına ve selametine hizmet eden fıtri değerlerdir. Müslüman toplumlarda  özgürlük, barış ve çoğulculuk konularında ciddi bir entelektüel çalışmanın  yapılması ve birikimin oluşturulmasına ihtiyaç vardır. Dinin  değişik çıkarlara alet edilmesi için, özgürlük ve çoğulculuk karşıtı  dini popülizm ürünü söylemler, Müslüman toplumlarda  sayısız taassubun ortaya çıkmasına yol açmaktadır.

Özgürlük ve çoğulculuğu  önemsiz ve önceliksiz gören, bu değerlerle alay etmeyi ve küçümsemeyi  alışkanlık haline getirmiş    tutum ve davranışları her yerde görmek mümkündür. Özgürlük ve çoğulculuk, üzerlerine titrememiz gereken asli değerlerdir. Diğer insanlarla ilişkilerimiz, ancak  özgürlük ve çoğulculuğu ciddiye alan ve derinliğine özümseyen bir insani  bilinçle   normal bir şekilde gelişir ve olgunlaşır.  Özgürlük ve çoğulculuğun değersizleştiği bir yerde ırkçılık, cinsiyetçilik, mezhepçilik, dinbazlık, kabilecilik  ve fanatizm dahil olmak üzere her türlü insan karşıtı düşünce egemen olma imkanına kavuşur.

Özgürlük ve çoğulculuğa İslam adına  karşı çıkan ve bu değerleri önemsizleştiren yaklaşımların amacı, İslam’ı insanlığın    varoluş dünyasına anlamlı bir şekilde sunmak ve dahil etmek değildir. Din adına özgürlük ve çoğulculuğa karşı çıkan bir yaklaşım,  hurafeciliği ve fanatizmi egemen kılmak için çalışmaktadır. Özgürlük ve çoğulculukla çatışan, İslam değil, hurafecilik ve  fanatizmdir. Özgürlüğün ve  çoğulculuğun  olduğu bir yerde, fanatizm ve hurafecilik   yok olmak zorundadır. Özgürlük ve çoğulculuğun varlığı, hurafecilik ve fanatizmin yokluğunu gerektirmektedir. Hurafeciliğe ve fanatizme karşı, İslam, özgürlük ve çoğulculuğun birlikte insan hayatnda olmasına ihtiyaç vardır.

  

Son Haberler

  • 1

    İkna çalışmaları sonucu 5 terörist Şırnak'ta teslim oldu

  • 2

    Seul Belediye Başkanı ölü bulundu

  • 3

    Irak'ta 103 kişi hayatını kaybetti

  • 4

    Şırnak'ta 5 terörist teslim oldu

  • 5

    İngiltere'de ölü sayısı 44 bin 600'ü geçti

Kas seğirmesi neden olur?
Karın şişliğine ne iyi gelir?
Erkeğin altın takması neden haram?
Kabir azabından korunmak için okunacak dua ve sureler
Fatır suresi, Fatır suresinin okunuşu ve anlamı
Hac suresinin faziletleri ve faydaları
Hac suresinin nüzul sebebi...
Hac suresinin okunuşu nasıldır?
Gırtlak kanserinin belirtileri nelerdir?
Süt şerbetli ıslak kurabiye nasıl yapılır?
Esmaül Hüsna'dan El Basıt zikrinin faziletleri
Bugün hava nasıl olacak?
Altın fiyatlarında son durum...(09.07.2020)
Dolar ne kadar? 09.07.2020
Ayakkabı kokusu nasıl geçer?
Mide bulantısına ne iyi gelir?
Gözde kızarıklık neden olur?
İçki ve kumar neden haram?
Sadaka yerine geçen dua
Yasin suresi, Yasin suresinin okunuşu ve anlamı
Müminun suresinin faziletleri ve faydaları
Müminun suresinin nüzul sebebi...
Müminun suresinin okunuşu nasıldır?
Ağız kanserinin belirtileri nelerdir?