YAZARLAR

Tüm Yazıları Mustafa Tezcan

Kaybolan Değerler!

08.10.2019 00:01

Uzun telefon görüşmelerimin birini yapıyordum. Sabırla karşımdakini dinliyor,  başımı sallıyor, kısa cevaplar veriyordum. Cep telefonu vücudumun bir parçası olmuştu artık. Evden çıkarken aldığımız ilk eşyamız olmuştu. Olur ya telefonu yanlışlıkla evde unutursak kendimizi boşlukta hissediyoruz. İlk fırsatta gidip dolduruyoruz boşluğu.  İnsanlar, arabalarından koşarak çıkıp, muhabbet ederek binaya giriyor ama, karşılaştığı komşusuyla muhabbet edemeden asansöre giriyor. Telefon icat edildi, bina önlerindeki sohbetler tükendi. Komşumuzla face’de görüşür olduk.   Bu kadar konuşacak ne buluyoruz anlamıyorum. Bu bitmez sohbetlere ne zaman dayanıyor ne de şarj. Allah’tan yedek şarjlı kılıflar çıktı da rahatladık. Çinliler ona da çözüm bulmuşlar. Tak konuş, bas konuş.

Görüşme devam ederken arabadan inip, bir pastaneye girdim. Mesajla gelen ihtiyaç listesini tamamlıyordum. Alacağımı belirtmek için söze ne hacet, bir işaret yetti. Bu tarz hallere tezgahtar kızlarda alışkın. Konuşan kişinin telefon markasına göre ne alacağını da tahmin ediyorlar. İlginç değil mi. Değil bence. Tüketim çılgını olduk çıktık. Tükettikçe tükeniyoruz. İhtiyaç olmadan alıyoruz. Evin farklı yerlerinde inzivaya bıraktığımız çok eşya var. Cebimde bir titreşim hissediyorum. Gelen kutumda bir misafir vardı.” Suriye’deki kardeşlerimize yeni ve az kullanılmış giysi topluyoruz…”Biz de bu hafta Maskoyu (Mobilyacılar Sitesi) ziyaret ettik. Mevcut elbise dolabının daha büyüğünü bulmak için… 

Tezgahtar poşeti uzattı. Kaç para olduğunu sormadan, kartı verdim. Pazarlık sünnetti aslında, hangi sünneti uyguluyoruz ki sıra ona gelsin. Nasıl olsa cebimden para çıkmıyordu. Ne kadar olduğunun ne önemi var ki. Cırt çektir, cırt öde. Para kazanmak daha mı kolay eskiye göre. Kolay harcamamızın sebebi bu mu? Paranın değeri mi yok?

Her şeyin fiyatını bilir olduk ama değerini unutur olduk. 

Değerli olmak için değil beğenilmek için uğraşır olduk.

Azalan bizim değerlerimiz olmasın! 

Pastaneden çıkarken bir gencin kapının önünde beni beklediğini fark ettim. Görüşme bitse de bir an önce selam versem, arzusu her halinden belliydi. Heyecanlı bir duruşu vardı. Konuşmayı toparlayıp görüşmeyi keserken göz göze geldik, gülümsedik, bu arada ben de genci baştan ayağa süzüp kim olduğunu hatırlamaya çalışıyordum. Genç, yıllardır görmediği bir yakınının trenden inişini bekler gibi telefon görüşmemin bitmesini bekliyordu. İlk cümlesi ‘’Hocam beni tanıdınız mı?” oldu. Sima yabancı değildi ama isim henüz belirmemişti. Dersine girdiğim okulun ismini, 8.sınıf da ablasının olduğunu belirtince, gözlerindeki ışık daha da artmıştı. Dersine gireli tam on dört yıl olmuş, seneler ne çabuk geçmişti. Bıraktığım çocuğun yerinde yetişkin bir delikanlı almış. Sınıftaki halleri aklıma geldi. Sınıfın en küçüğü idi. Neşeli, matrak halini oturaklı ciddi bir duruş kaplamış. Ona  göre,  hiç değişmemiştim, en azından fiziki olarak. İnsan kendi yaşlandığını, yılların izini, aynadan değil de, etrafındaki gençlerin  büyümesinden   anlıyor.

Güzel bir muhabbetten sonra ayrıldık. Öğretmen olmamın en güzel yanlarından birini daha yaşamıştım. Yıllar önce kaybettiğim değerli bir eşyamı bulmuş olmanın sevinciyle pastaneden ayrıldım. Arabaya binerken yine telefon beni çağırmaya başladı…

 

Son Haberler

  • 1

    Kupada yarı final maçlarının programı belli oldu

  • 2

    Bu yıl ikna yöntemiyle 41 terörist teslim oldu

  • 3

    Ömer Faruk Kavurmacı'ya FETÖ'den hapis cezası

  • 4

    FETÖ'cü mahrem imamlar itirafçı oldu

  • 5

    Fenerbahçe Adil Rami ile yollarını ayırdı

Günün Manşetleri

BM Genel Sekreteri Guterres'ten İdlib için ateşkes çağrısı
Erdoğan Putin ile İdlib'i görüştü
İdlib'de stratejik önemdeki Neyrab köyünde çatışmalar sürüyor
Polislere müjde! Çalışma şartları iyileştirildi
Ceren Damar davasında karar
İran'la Kovid-19'la ilgili tedbirlerin acilen hayata geçirilmesi kararlaştırıldı
Karaköy saldırganına verilen ceza belli oldu!
Bakan Akar ve komutanlar Suriye sınırında
İran'dan sonra İsrail'de de koronavirüs görüldü
Bakanlık'tan Atakan Kayalar açıklaması