Dolar (USD)
17.9131
Euro (EUR)
18.2474
Gram Altın
1022.972
BIST 100
2750.49
02:17 İMSAK'A
KALAN SÜRE

15 Kasım 2013

KIDEM TAZMİNATININ GELECEĞİ

Hükümet, işveren ve işçi temsilcileri uzun süredir bu konuyu tartışıyor.

Hafta içinde Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik'in başkanlığında gerçekleşen son toplantıda yine bir anlaşma sağlanamadı, 10 gün içerisinde yeniden bir araya gelinmesi kararlaştırıldı.

Üzerinde uzlaşılamayan iki ana nokta şu:

u00b7 Kıdem tazminatının fona dönüştürülmesi,

u00b7 İşverenlerin bu fona yapacakları ödemelerde uygulanacak kesinti oranı.

Kıdem tazminatı nedir?

Konuya geçmeden önce bu soruyu cevaplayalım.

İşveren, çalışanını işten çıkardığı takdirde ödemek zorunda olduğu paraya deniliyor.

Kıdem tazminatının ödenmesi için çalışanın o iş yerinde en az 1 yıl çalışması gerekiyor.

Çalışan kendi isteğiyle işten ayrılırsa, herhangi bir ödeme söz konusu değil.

Keza, iş ahlakına uymayan hareketler nedeniyle işten çıkarmalarda da kıdem tazminatı ödenmiyor.

Buna karşılık işçi kendiliğinden işten ayrılsa bile;

u00b7 Çalışan emekliliği hak etmiş ise,

u00b7 İş sözleşmesi işçi tarafından askerlik nedeniyle feshedilmiş ise,

u00b7 Çalışan kadınlar evlendikten itibaren 1 yıl içinde işten ayrılır ise,

kıdem tazminatına hak kazanıyor.

Nasıl hesaplanıyor?

İşe başlama tarihinden itibaren her geçen tam yıl için,30 günlük brüt ücret esas alınarak hesaplanıyor.

Bu ücrete devamlılık arz eden her türlü menfaat dahil ediliyor.

Bir örnekle anlatırsak;

Bir iş yerinde 10 yıldır çalışan ve en son aldığı brüt ücret 1.500 lira olan bir çalışanın alacağı kıdem tazminatı (1.500x10) 15.000 liradır.

Ancak kıdem tazminatında bir üst sınır mevcut. Bu üst sınır aşılamıyor.

Her sene değişen bu sınır 2013'ün ikinci yarısında işten ayrılmalarda aylık 3 bin 254 lira olarak belirlenmiş.

Bir çalışanın aylık brüt ücreti 4.000 lira olduğunu varsayarsak ,kıdem tazminatı (4.000x10) 40.000 lira olarak hesaplansa dahi, alacağı tazminat tutarı (3.254x10) 32.540 lirayı geçemez.

Kıdem tazminatı üzerinden sadece damga vergisi kesiliyor, gelir vergisi veya başka bir vergiye tabi tutulmuyor.

Kıdem tazminatı fona dönüştürülüyor.

Şu andaki sistemde işverenler ileride ödeyecekleri kıdem tazminatı karşılıklarını şirket bünyelerinde tutuyorlar.

Düşünülen fon sisteminde ise, kıdem tazminatı karşılıklarının, işverenlerin inisiyatifinden çıkartılarak devletin güvencesi altında oluşturulacak bir fon hesabına yatırılması öngörülüyor.

İşveren temsilcileri TİSK ve TÜSİAD fonun kurulmasını ısrarla savunurken, HAK-İŞ dışındaki işçi temsilcileri TÜRK-İŞ ve DİSK karşı çıkıyor.

Hükümetise tavrını net belirlemiyor.

İşçi ve işverenlerin uzlaşmasından sonra yasayı meclise getireceklerini söylüyor.

İşçiler kıdem tazminatı fonu oluşturulmasına neden karşı?

İşverenin iflas etmesi veya ödeme zorluğu içine girmesi halinde işçinin mağdur olmaması için getirilmesi düşünülen fon sistemine işçi sendikalarının karşı çıkma nedeni; işten çıkarmaların kolaylaşacağı ve iş güvencesinin zayıflayacağı endişesi.

İşverenlerin ödeyeceği prim tutarı

İkinci ciddi anlaşmazlık konusu bu prim tutarıyla ilgili.

Şu andaki uygulamada aylık brüt ücretin yüzde 8,33'üne denk geliyor.

İşverenler bu oranın yüzde 3-4 olmasını talep ediyor.

Rafa kalkacak

Çeşitli sakıncalar barındıran mevcut sistemden vazgeçilerek çalışanın haklarını koruyacak ve işverenin yükünü hafifletecek bir sistemin bir an önce kurulması, ülke ekonomisi ve çalışma barışı açısından son derece hayati bir mesele.

Ne var ki taraflar arasında mutabakatın sağlanması zor görünüyor.