18 Ekim 2020

Korkma, korktukça sıra sana gelecek!

Korkakların sayısı cesurların sayısına yaklaşmaya meyyal göründüğü gün kazanacağız! Bırakınız aynı olmasını yaklaşmaya başladığında çıkacağız düzlüğe! Ne kadar çok korkak var

Düzgün görünümlü, iyi yaşantılı, pozitif bakışlı, milli ve yerli kisveli, yanlışa tevessül etmeyenlerin korkaklığını daha sık konuşmamız lazım! Öfkeden beslenenler, erdem ve etik bilmeyenler, kötülük ve yanlışta sınır çizmeyenlerin cesareti neyden/hangi unsurdan beslenir?

Ya da ters yolla iyiler, müspet görüşlüler, empatik yaşayanlar neden bu kadar Psiko-sosyal olayların tek neden üzerinden okumayacağı malumumuz da bu umarsızlık bu çaresizlik bu korkaklığın en azından birkaç ana sebebi olsa gerektir!

İyilik ve kötülük cephesi değil tartıştığımız mıntıka. İnsancıl yaklaşan, insanları siyasi ya da inançsal kodlarla etiketlemeden bir arada yaşayabilme muradında olanlar ve gücünü, yaşam kaynağını, hızını ötekileştirme ve nefretten/öfkeden alanlardan bahsediyorum.

Bu iki cephenin içerisine sizler karşılaştığınız, yolunuzun bir şekilde kesiştiği türlü çeşit insanı dahil edebilirsiniz. İnsancıl (hümanist değil, yanlış algılanmasın), insan merkezli olanlar ve ideolojik konumlandırma üzerinden öfke, nefret devşiren iki farklı taifeden bahsediyorum… Gün geçmesin ki herhangi bir olay, gündelik bir vaka/temas nedeniyle bunu tekrar tecrübe etmeyeyim!

Bu korkaklar cephesinde envai çeşit insan bulunmaktadır. “Gün değişir, devran dönerse bize bunun hesabını sorarlar!” Zihniyetini iliklerine kadar yerleştirmiş siyasi olarak arada/tarafsız görünen aslında dönmemiş devranın sahiplerine yakın duygular beslemelerine karşılık öteki tarafa meyledip, gelmesi ufukta bile sezilmemiş o günlerden korkup kendisini sağlama almaya çalışan demokrat, tarafsız, eleştirel görünenler Devrin iktidarının makam-mevki verip işlerin sorumluluğunu devretmesine karşılık üstlendiği gücün/yetkinin hakkını vermeyen, vermekten korkan, inisiyatif almaktan akrepten kaçar gibi uzaklaşan, görüntüde yetkili fiiliyatta yetkifobik türlerin sürdürücüleri olanlar…

“Ben zaten bu yolun yolcusuyum, herkes benim kim/ne olduğumu biliyor ama belli mi olur, çocuklarımı etliye sütlüye karıştırmadan yetiştireyim de ne olursa olsun fişlenmesin/kim oldukları bilinmesin!” Diyerek amaçsız, idealsiz, pragmatik bir muhafazakar gençlik kitlesi oluşmasına hatrı sayılır katkı sağlayan dünün hızlı mücahitleri, devrimcileri bugünün korkakları…

Davet edildiği entelektüel bir ortama ya da bilimsel/mesleksel sunuma ateşe çağrılmışlar gibi tepki gösterip “… kişi gelirse katılırım ancak!” Diye öteki mahallenin tescilli isimlerini sıralayıp uzmanlık alanlarında dahi paylaşım/sunum yapmaktan korkanlar… Hatta ve hatta düğün gibi sosyal bir törene katılımlarını dahi bu kritere endeksleyenler…

İktidara yakın görünen kişilere sosyal medyada geri takip yapmayı bırakınız beğenide bulunmayı dahi aşırı riskli bulup stalklamayı tercih eden, dışarıdan da umursamaz, önemsemez görünen ama içten içe deli gibi ciddiye alan, merak eden, beğenen tipler… Korkaklar cephesi o kadar farklı alanlarda mevcut ki onlarla her yerde karşılaşabilirsiniz. Sizlere acizane tavsiyem, bu korkaklara değer verip en azından kendinizi yok saydırmayın! Bunu yapmak en basit ifadeyle ülkemin cesur yüreklerine hakaret olur, cesur değilseniz bari cesurları alkışlayınız!