YAZARLAR

Tüm Yazıları Ufuk Coşkun

Kürtler Her Şeyin Farkında!

17.06.2019 09:50

Şah İsmail'in bölgede ciddi bir tehdit olmaya başladığı yıllar. Erciş, Elbistan, Ahlat ve Diyarbekir'i ele geçirmiş hatta Bağdat'taki Sünni din adamlarına ait türbeleri yıkmaya başlamıştır.

Böyle kritik bir dönemde Bitlisli Şeyh Hüsameddin'in oğlu İdris-i Bitlisi, 25 Kürt beyi adına Yavuz Sultan Selim’e bir mektup yazar:

 “Bilad-ı Ekrad denilen Diyarbekir ve civarındaki mazlum Müslümanlar, Devlet-i Aliye’nizin hizmetine taliptirler ve devlet ile din düşmanlarının şerlerinden sizin yardım ve merhametinizle masun olma ümidindedirler. Bilad-ı Ekrad’ın Osmanlı Devleti’ne iltihakı, İstanbul’un fethi zaferini tamamlayacak derecede ehemmiyetlidir.”

Yavuz Sultan Selim Han’ın mektuba cevabı: “Molla Hakimüddin İdris, yüce Allah senin olgunlarını sürdürekosun. Bu üstün padişahlık buyruğu sana ulaşacak bilesin ki şimdiki halde mutlu kapıma mektubun iletildi. Diyarbekir ilinin tümden ele girmesine neden olduğun bildirilmiş yüzün ağ olsun. İnşa’Allah öteki illerin alınışında da temel aracı sen olasın…”

Ve Çaldıran Savaşı ile tehdit bertaraf edildi. Sultan Selim, İstanbul’a dönerken 1515 yılında Amasya’da Kürt beyleri ile buluşarak bu birlikteliği resmiyete döktü.

Osmanlı İmparatorluğu, bir yabancı devletle savaştığında Kürt beyleri Osmanlı ordusuna katılarak savaşacaklar ve Osmanlı da Kürtleri düşmanlarına karşı koruyacaktı. Bu ittifak, batılılaşma yolunda önemli bir kırılma yaşatan 1839 Tanzimat Fermanı’na kadar sorunsuzca devam etti.

Ve Cumhuriyet…

Yıl, 1926. CHP’nin 3. kurultayında söz alan Çal delegesi, Dr. Sakir Turgut Bey, konuşmaya, T.C. toprakları dâhilinde yaşayıp da hâlâ Türkçe konuşmayan unsurların olduğuna dikkat çekerek başlar. Ve bunların ne zaman Türkleştirileceğini sorar. Çözümü de kendisi önerir.

“Türkiye’de Türkçe bildiği halde Kürtçe, Lazca, Arapça, Rumca, Arnavutça gibi dilleri konuşanların cezalandırılmalarına yönelik bir kanun hazırlanmasını teklif eder.”

 Aynı kurultayda en sert konuşmayı bu sefer Afyon delegesi İzzet Ulvi Bey yapar. Sonuç; Türkçe dışında başka bir dilde konuşanların 150-200 lira para cezasına çarptırılacağı ilan edilir, ihlali tekrar edenlerin ise cezası iki katına çıkarılacaktır.

Daha da vahimi olur. Şark İstiklal Mahkemesi Savcısı Ahmet Süreyya Özgeevren bir hatırasında şöyle der.

“…Bir gün mahkemeye karayağız bir Kürt genci getirdiler. Hâkimler sorguya çekti. Türkçe bilmediği anlaşılınca, hâkimler danıştılar ve delikanlının idamına karar verdiler.”

Gerekçeleri; Türkçe bilmeyen bir kimseden bu memlekete hayır gelmeyeceğinden idamına karar verildi. Hemen o gece götürüp astılar!

Tek parti döneminde sadece Kürtlerle değil tüm farklılıklarımızla olan bağımız kopartıldı. Tarihi hafızamız boşaltıldı. Dönemin partisi CHP, bin yıllık tarihimizle yakından ilgilendi. Tarihi şuurumuzu da gelecek idrakimize de ciddi darbe vurdular.

Bu yüzdendir ki bugün meselelere ciddi anlamda kültürel, tarihi ve vicdani bir perspektifle bakma imkânından yoksun bırakıldık.

Bakın ondan sonra Türkiye’de darbeler hep iki gerekçe/tehlike üzerinden yapılmıştır. Bunlardan ilki bölücülük diğeri ise irticadır. Her iki gerekçede asıl hedef; başta dindarlar ve Kürtler olmak üzere bu iki kadim dostu asla bir araya getirmemek ve birlikteliklerini engellemekti.

Türk solu, PKK’yı o yüzden başımıza bela etti. Ve CHP oldum olası bu iki kesimden asla haz etmedi. Tayyip Erdoğan, cumhuriyet tarihinde Kürtlere ilk kez kucak açan ve onların hak ve özgürlüklerine sahip çıkan ve Kürt illerine ciddi anlamda yatırım yapan tek lider oldu.

CHP ise Kürtçe TV Kanalı başta olmak üzere Kürtlere yönelik atılan her adımın karşısında oldu. Ne var ki bugün Kürtleri temsil ettiğini iddia eden HDP, “yeter ki AKP kaybetsin CHP kazansın” diyerek Kürtlerin de lideri olan Erdoğan’ı faşistlikle suçlayabiliyor.

Tam da bu noktada CHP adayı Ekrem İmamoğlu’nun Kürtlerin hak ve özgürlüklerine yönelik söyleyebileceği bir sözü yoktur. Nitekim söylemedi de. Kürtler her şeyin farkında.

Bir Türk olan Ömer Halisdemir ile Kürt olan Fethi Sekin bu toprakların çocuğuydu ve ikisi de aynı dava uğruna dünyalarından vazgeçmediler mi?

O yüzdendir ki ne yaparlarsa yapsınlar bu vatanın evlatlarını ayıramayacaklar. Kürt kardeşlerimiz geçmişini unutmaz. Dostunu da düşmanı da iyi tanır. Bugünlerde kuracağımız birliktelik İstanbul’un fethi zaferini tamamlayacak derecede ehemmiyetlidir.

Son Haberler

  • 1

    Fransa uyruklu terörist sınır dışı edildi

  • 2

    Eylül ayı işsizlik rakamları açıklandı

  • 3

    İşçileri taşıyan midibüs kaza yaptı! Yaralılar var

  • 4

    DSİ binasında korkutan yangın!

  • 5

    ÖSYM 12 uzman yardımcısı alacak

Günün Manşetleri

Rusya'dan dikkat çeken Türkiye ve NATO açıklaması
Türk donanmasına büyük talep!
Halife Hafter'e karşı seferberlik ilanı
Türkiye'den KKTC'ye giden ilk İHA iniş yaptı
Emperyalizm Ermeni silahı
Geleceği Olmayan Parti
Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan İncirlik ve Kürecik resti: Gerekirse kapatırız
Türkiye'den büyük başarı: 33. sıraya yükseldi
BM'den açıklama: Tarihi fırsat kaçtı
Cumhurbaşkanı Erdoğan: Mutabakat ile Sevr ters yüz edildi