YAZARLAR

Tüm Yazıları Serdar Arseven

Milli Eğitim Bakanı… “Büyük İnsan”ı Yetiştirmek!

11.09.2018 00:05

Yeni Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, iş başına geldiği günden bu yana “çarpıcı” konuşmalar yapıyor, “ezberleri” bozmaya çalışıyor.

Misâl, “mesaj” yüklü şu cümlesi:

“Doğru eğitimi büyük binalar değil, büyük insanlar verir!"

 “Büyük İnsan” nedir, “Büyük Öğretmenler” hangi iklimde yetişir?..

Vahşi Kapitalist modelde, “parası” ve özellikle de bir şeylere çevirecek “Dolar”ı “çok” olanlara “Büyük İnsan” diyorlar!..

Televizyonlardaki “muteber ekonomist” pozisyonundaki “Büyük İnsan”lar, bizlere “en yüksek faiz getirisine” yönelmemizi tavsiye ediyorlar!..

“Faizci kapitalist düzen” karşıtı “iktisatçılarımız” nerede?..

O “Büyük İnsan”lar yok mu, yoksa gösterilmiyor mu?..

“Büyük İnsan” nedir?..

 “Ünlü” olan mıdır, “varsıl” olan mıdır, “alkışlamak- yuhalamak” hallerinden birinde karar kılan mıdır?..

“Doğruya doğru, yanlışa yanlış” diyebilen mi, diyemeyen mi daha “Büyük İnsan”dır?..

“Büyük İnsan” diyebileceğimiz kaç akademisyenimiz, kaç öğretmenimiz, kaç siyasetçimiz, kaç sivil toplumcumuz, kaç gazetecimiz, vesairemiz vardır?..

Ve bunlar nerelerdedir?..

Sonra…

Bitmez bu fasıl: 

Kullandığımız kelimelerin “Büyük” olmaması, elde edilecek sonucun arzu ettiğimiz kadar “Büyük” olmamasına yol açmaz mı?..

Meselâ…

“Müsamaha” kelimesi…

Yeni nesil öğretmenlerin yüzde kaçı bunun “hakiki” mânâsını bilir?..

Bunu bilmemek “hoşgörücülerin” tuzaklarına düşmemizin sebeplerinden biri olabilir mi?..

 “İdrak”ın derinliğini yakalayabilecek bir başka kelimeniz var mı ve “tefekkür”ü kaybettiniz mi, “Büyük İnsan” olabilir misiniz?..

Niçin “Hasta-hane” diyoruz ısrarla?..

“Şifahane” desek olmaz mı?..

“Şifa” bulmak için mi başvuruyor vatandaş oralara, yoksa “hasta” olmak için mi?..

 “Doktor” demesek de “hekim” desek nasıl olur, “şifa”ya vesile olan kardeşlerimize?..

“Bütün hekimler doktordur ama bazı doktorlar hekim olamaz!” dediğimizde, kim ne mânâ çıkartır bundan?..

Hekim’deki “hikmet”e işaret ettiğimizi;  “hâkim”, “hakem”, “hüküm” kelimelerindeki mânânın “doktor”dan alınamadığını yazsak…

Bu “eğitim” mekanizmalarından geçirilmiş evlâtlarımızdan kaçı, ne kadarını anlayacak?..

Dersimiz “Milli Eğitim”.

Soralım:

Her “öğretmen”, “muallim” veya “muallime” olabilir mi?

“Öğretmen”lik ne kadar muteber günümüzde?..

Bir vakitler, “muallim, muallime” geçerken mahalleden,  cümle sâkin ayağa kalkarmış…

Şimdi nerelerde, o hürmet edenler ve edilenler?..

Birçok “talebe”ye sordum, “Talebe ne demek?” diye…

Bilen yüzde 1’de kaldı, yüzde 99 “öğrenci” çıktı!..

“Amaaan, Serdar, Dolar çıkmış kaç liraya, milletin gözü kurlarda ve faiz oranlarında… Sen de tutmuş, nelerden bahsediyorsun?” diyenlere de “selâm” olsun.

“Bugünkü hallerimizin temelinde bunlar var, bunları ihmal etmemiz var!” desem ve sebeplerini izaha meyletsem, “mahzen”e atılmış “hazine”lerimize müracaat etmem gerekecek.

Böyle yapacak olsam…

“Lügat”ı bırak “sözlük”ten bile uzaklaştırılmış “öğrenci” kardeşlerim, “Ne demek istiyor acaba?” bakışlarıyla, iyice “hüzün”lendirecek narin bünyemi.

“Tecessüs” nerede kaldı,vah!..

Sayın Milli Eğitim Bakanı’na “Muhterem Maarif Bakanı” diye hitap edebilmek ne güzel olurdu, “Maarif Vekili”nden geçtik…

Zihinlerin “Dolar, faiz, borsa” üçgenine…

 “Dolar, faiz, borsa, magazin” dörtgenine…

“Dolar, faiz, borsa, magazin, futbol” beşgenine “hapsolduğu” bu “hassas” dönemde…

“Büyük Adam, Kelimeler ve idrak” faslını uzatmak suretiyle  “müsamaha”nızı “istismar” ettiysem eğer.

“Af” edersiniz!..

BİTİRECEKTİM DE, BUNU “BOŞ GEÇMEK” OLMAZ

Demiş ki Sayın Bakanımız Ziya Selçuk:

“Biz, ilişkileriyle değil, yeteneğiyle, becerisiyle bir yere gelmiş insanlar öne çıksın istiyoruz.”

Sıradan bir cümleymiş gibi gelebilir ama değil.

En büyük “sıkıntılarımızdan”  birine işaret ediyor Sayın Bakan.

Bizde “ilişkiler” esastır, kişilerin nerelerde olacaklarını, ne gibi kazanımlar elde edeceklerini büyük ölçüde “ilişkiler” belirler.

Bu “ilişki”ler çok çeşitlidir, temelleri elbette maddidir ve bu “ilişki”lerin merkez üsleri dönemden döneme değişir…

Bir bakarsın “Yalı” olur, bir bakarsın “Conrad” olur veya…

Veya olur işte, olur da olur!..

“Ekip”ler vardır,  kimin nerede olacağını, neyin nasıl olacağını “ekipler” belirler.

O ekipler, “menfaatleri” öyle gerektiriyor diye yönetenleri de “yanlışlara” sürükler…

Gerçekten liyakat sahibi olan insanlar bu “ilişkilerin” içinde yer almazlar, bu tür muhabbetleri dinlemeyi bile “ayıp” sayarlar.

Sonra…

Sonra şey olur…

Şey işte!..

Şey, şey, şey!..

Hep aynı şey!..

Foto Galeri

15 Temmuz dijital ortama aktarıldı

15 Temmuz'un bilinmeyen kareleri

FETÖ'nün gerçek yüzü New York'ta anlatıldı

24 yıl sonra toprağa verilecekler

İhanet gecesinin yeni görüntüleri

Video

Boeing 727 tipi bir yolcu uçağının çarpışma testi

Üçüzleri olan aileler için tasarlanmış bebek arabası

Basit malzemelerle yapılan bir fare kapanı

Bilim insanları yapay akciğer dokusu üretmeyi başardı

Dünyanın gelmiş geçmiş en büyük canlısı

Günün Manşetleri

Son Haberler

  • 1

    DSÖ küresel acil durum ilan etti!

  • 2

    Varlık barışı yıl sonuna kadar uzatıldı

  • 3

    ABD ve İngiltere'den Erbil saldırısı açıklaması

  • 4

    TSK PKK'nın Irak'taki yayılmasını kesti

  • 5

    AYM'den emsal 'emekli maaşı' kararı

Emperyalizmin gönüllü cariyeleri!
Pentagon'dan flaş F-35 açıklaması: Askıya aldık!
Beyaz Saray'dan F-35 açıklaması: İmkansız kılıyor
Spor Toto Süper Lig'de yeni sezon fikstürü çekildi
Rum yönetiminden Türkiye çıkışı: Rakip değil ortak görmek isteriz
İstanbul için korkutan uyarı! 7.2'lik enerji birikmiş
Flaş açıklama! 'Gerekirse heyet göndeririz'
Hükümet harekete geçti! 2 bin aile taşınacak
Hrant Dink davasında 3 sanık hakkında karar
Türk konsolosluk çalışanlarına saldırı!
Atatürk Havalimanı'nı işgal davasında karar çıktı
HDP'li belediyenin astığı, terör suçlusunun adını taşıyan tabela indirildi
Trafikte yeni düzenlemeler planlandı
Sadakataşı Tanzanya'da 225 kişiye ışık oldu!
Brezilya'da sahte lüks araç üreten fabrikaya kilit