22 Kasım 2020

Paylaşarak kötülüğü çoğaltmayalım!

Gün geçmiyor ki sosyal medyadan evlerimize yeni şiddet ve vahşet görüntüleri boca edilmesin! Tekme tokat dövüşenler, cinayetler, hayvanlara yönelik zalimce muameleler! Bu gözler sosyal medya üzerinden ağaca, bitkiye bile şiddeti görmüşken hala neden şaşırıyoruz bilmem ki!

Tüm bu görüntüler yeni bir haber gündeme tırmanıncaya kadar dolaşımda kaldıktan sonra medyanın dipsiz, zemheri kuyusunda kaybolup gidiyor! Gittiğinden emin miyiz? Tekrar tekrar gözlerimize sokulan vahşet tablolarını, kan revan dolu görüntüleri, saldırı videolarını belleğimizden silip yok saymak medyanın kara deliğine atıp yok etmek gibi kolay mı?

Bu tür vakalar istenmez ve arzu edilmez olsa da bir kısmı haber değeri taşıdığından medyada yer alması, duyurulması tabii bir sonuç olsa da şiddetin hikayeleştirilerek, vahşet görüntüleriyle pekiştirilerek verilmesi insanın duygu ve düşünce dünyası için bir yıkımdan başka sonuca yol açmaz!

***

Kimilerinin bilinçli bir şekilde ve bu şekilde gündeme getirdiği bu haberlerin arka planının sadece bir habercilik anlayış ve hassasiyetinin sonucu olduğunu söyleyemeyiz. Şiddet vakalarını özellikle piyasaya sürüp kaotik ve huzursuz bir toplum algısı oluşturmak isteyen bir odağın varlığı şüphe götürmez.

Tüm medya kanalları vasıtasıyla toplumun üzerine boca edilen bu tablolar ile insanların güven duyguları iyice sarsılırken başta insanlar olmak üzere, devlete, kurumlara, adalet organlarına güvenlerini sorgulamaya yol açmaktadır. İşte bu sorgulama ve güvensizlik, oyun kurucuların istediği sonuç olup bunun üzerine yeni operasyon öğelerini kolaylıkla ekleyebilmektedirler.

Bu tür yayınlar sadece huzursuz bir toplum algısı oluşturmakla sınırlı kalmayacaklarıgibi kötülük yüklü insanları cesaretlendirmeye de yol açabilmektedir. Hastalıklı zihniyetlerin belki akıllarından geçirdikleri ancak gerçekleştirmeye cesaret edemedikleri pek çok kötülük, bu tür yayınların etkisiyle açığa çıkıp uygulama alanı bulabilmektedir.

En ince detaylara kadar verilen, bir polisiye romanı işçiliğinde hazırlanmış metinlere eşlik eden, insanın tüm fizyolojisini alt üst eden fotoğraflar insanın görsel ve zihinsel dünyasında silinmez izler bırakmaktadır!

***

Basında cinayet görüntüleri artık yayınlanmasa da söz konusu hayvanlar olduğunda kimsede hassasiyet gözükmez. Parçalanmış hayvan bedenleri, hiçbir sansüre, kısıtlanmaya tabi tutulmadan her haber meninde yer alır.

Ayakları, bacakları kesilmiş masum hayvanlar, araç altında parçalanan hayvanlar, öldüren köpekler ve daha fazlası medyada rahatça sergilenir. Daha iki gün önce Samsun’da iki ön bacağı diri diri kesilmiş bir zavallı köpeğin görüntüleri sosyal medyada o kadar çok karşıma çıktı ki içimde oluşan kusma arzusunu zor bastırdım! İçime akan gözyaşlarımı zor zapt etmiş olsam da bu görüntüler gece uykuya dalmamı engelleyen tablolar olarak gözlerimin önünde dönüp durdu! Her yerinden kanın çekildiği, acının her tonunun o masum, dilsiz yüzdeki ifade eminin yıllarca gözlerimin önünden geçeceği gibi bilinçaltıma silinmemek üzere yerleşmiş olmalı!

Hayatımda beddua kadar nefret ettiğim çok az şey bulunmasına rağmen bu yüzü, bu zavallı, masum hayvancağızı görünce tüm zerrelerimle “Allah yapanları kahretsin!” temennimin peş peşe çıkmasına mani olamadım! Habercilik daha fazla tıklanma uğruna bu tür görüntülerle bizleri perişan edip kötülerin sesini çoğaltmak değildir! O fotoğrafları paylaşmasanız da bu haberi yapabilirsiniz; yeter artık kötülüğün remini yaymayın, kötülüğü beslemeyin!

*Twitter.com/sabihadogann