Vakif_Katilim

09 Ocak 2021

Sarı gâvurdan bidon kafaya

Amerika rüyası gören ahmaklar bir uyansa artık diyorum. Dünyaya özgürlük(!) hak(!) hukuk(!) ve adalet(!) satan sahtekârların iç yüzünü görmek için daha başka ne gerek bilemiyorum. Kovboylardan bugüne mazlum milletlerin ve özellikle İslam ümmetinin başına bela olmanın bedeli ödenmeye başladı şükür.

Şükür diyorum. Çünkü tünelin ucundaki karartı görülen ışıkla aydınlandı. Elbette yaptıkları ve ettikleri yanlarına kar kalmayacak, kalmadı da zaten. Bundan sonra gerçekten hiç bir şey eskisi gibi olmayacak ve eski tas eski hamam devam etmeyecek.

Covid-19 ile birlikte başlayan yeni süreç dünya milletlerini uyandırmaya devam edecek. Uyanmayanların bir kısmı rüyalarında bol bol darı görmeye devam ededursunlar. Elbette bir günde her şey tozpembe olmayacak. Ancak perşembenin geleceğini çarşamba haber veriyor.

Geçenlerde muayenehaneme Suudi anne oğul geldi. Annesinin sağlık sorunları ile ilgili tedavisini düzenledikten sonra oğlu ile çat pat Türkçe, İngilizce konuşmaya çalıştım. Ülkemizde yazlığı olan ve yılın bir kısmını Sapanca’da geçiren kırklı yaşlarda olan Suudi vatandaşın korkarak konuştuğuna şahit oldum.

Ülkelerinin başındaki bedevilerin yedikleri herzelerden ve Amerika’nın peyki olduklarından bahsetmem pek hoşuna gitmedi gitmesine de, korku içerisinde olduğunu beden dili ile göstermesini engelleyemedi.

Kem küm Amerika ile ilişkilerin iyiliğinden, maslahattan vs... kısaca bizler kadar özgür olmadığını ima ederek susmayı tercih etti. Diktatöryal korku böyle bir şey olsa gerek. Bizim ülkemizde bile konuşamıyor.

Bize gelince; Durum böyle mi Allah aşkına.

Yakın tarihlerde üst üste yaşadığımız olayları unutmayalım ne olur. Çok geçmişe gitmeden sadece gezi olaylarında 15 Temmuzda neler yaşadık neler yaşatıldık. Üç beş ağacı bahane ederek günlerce film stüdyosu gibi kullanılan taksim meydanını bir düşünelim. !5 Temmuzunun müsebbibi yerli itlerin nasıl havlatıldıklarını ve ülkemiz insanını nelere layık gördüklerini de unutmayalım.

Amerika rüyasında olanlar bu yazdıklarımı elbette okumayacaklar ancak özellikle gençlerden uyanık olanlar lütfen hiç olmazsa yakın tarihlerde yaşadığımız travmaları hiç ama hiç unutmayın ve eften püften üfürmelerle hemen uçup fırsatçıların piyonu olmayın.

Fırsatçılar av peşinde iz sürüyor. Hafta başında Boğaziçi üniversitemizde yapmaya çalıştıkları gibi kalkışmaları bundan sonrada buldukları her fırsatta tekrarlayacaklar. Malum zihniyetin satılmış trollerinin desteği sürdükçe iç ve dış mihraklardan benzer kalkışmaların fitili ateşlenecek. Körpe beyinleri kullanmaktan zerre kadar sakınmaz bu alçakların büyük bir kısmının Amerika rüyası ile hayal içinde yaşadıklarını unutmayalım. Aklımızla duygularımızı kontrol altında tutmaya çalışarak kurda kuşa leş olmamak gerek.

Leş olanların hali ortada.

Amerika bundan böyle eskisi kadar bizim iç işlerimize müdahale edemez. Kendi derdi ile uğraşmaktan fırsat bulamaz ancak ‘su uyur düşman uyumaz’ sözünü kulaklarımızda küpe yapmamız menfaatimiz icabı.

Bidon kafaya umut bağlayıp onun ipi ile kuyuya inenlerin pişman olacağı yeni bir dönemde ve yeni Türkiye’de yaşadığımızı unutmazsak hem malum zihniyetin, hem onun yandaşı FETÖ köpeklerinin hem de bebek katili timsah gözyaşlı satılmışların dolduruşundan zarar görmeden cennet vatanımızı daha da cennet yaparak içinde yaşar gideriz.

Yeni Türkiye Covid sarmalından kurtulur kurtulmaz hem mazlum dünyanın hamisi olmaya hem de destanlar yazarak ümmete umut olmaya kaldığı yerden devam edecek. Bidon kafalıların tüm engelleme ve takoz olma gayretlerine rağmen kervan yürümeye devam edecek inşallah.

Sağlık ve mutluluk dileklerimle.