02 Kasım 2020

Sesimi duyan var mı?!..

İnsanlık ağır bir imtihandan geçiyor; âdeta küçük kıyamet yaşanıyor. Koronavirüs (Kovid-19) salgınıyla 1 milyon 201 bin kişinin vefatıyla ölüm tarlasına dönüşen dünyada; savaşların, katliamların, felâketlerin ardı arkası kesilmiyor.

Öyle bir süreç yaşıyoruz ki, insanlık ancak ölündüğü zaman kıymete biniyor. Daha dün Doğu Akdeniz’de, Ege’de bizi bir kaşık suda boğmaya kalkanlar başımıza gelen felâket sonrası timsah gözyaşlarıyla mâtemimize ortak oluyor. İnsan kalabilmek için illa sarsılmak, illa felâkete maruz kalmak, illa ölmek mi gerekiyor?..

Sonu ölüm olan bu dünyada insanca yaşamak varken, bunca azgınlık neden?!..

***

30 Ekim 2020 Cuma günü saatler 14.51’i gösterirken Türkiye deprem gerçeğiyle bir kez daha yüzleşti.

Adapazarı’nda, Gölcük’te, Yalova’da, İstanbul’da, Van’da, Elazığ’da, Malatya’da yaşanan görüntülerin bir benzeri bu sefer İzmir’de tekerrür etti.

Merkez üssü Ege Denizi’nin Seferihisar açıklarında olan ve İzmir’i 6.6 şiddetinde sallayan sarsıntı Bayraklı’yı, Bornova’yı toz bulutuna boğarken, Seferihisar’ı tsunami gerçeğiyle yüzleştirdi. Türkiye’de ilk defa Fatma Erçetin isimli bir canını tsunamiye kurban verdi. Yükselen dalgalarla sahilden 500 metre içeriye savrulan deniz canlıları telef oldu. 19 tekne battı.

6 bin 49 kişilik arama ve kurtarma ekibi bir taraftan zamanla yarışırken, diğer taraftan “sesimi duyan var mı?..” çığlıklarına nefes verebilmek için tırnaklarıyla enkazları kazdı. Kahramanlar ordusu 108 canı enkazın altından sağ çıkarmayı başardı.

Çöken binaların altında kalan Günay Işık, Buse Hasyılmaz, İnci Okan, Fadime Tolu, Gülçin Aykut Soydan, Hülya Özmet, Seher Dereli Perinçek ve 3 çocuğu(biri hayatını kaybetti), Halim Sarı, Ahmet Çitim (33 saat), İdil Şirin (58 saat), Ares isimli köpek (65 saat), Elif Perinçek (65 saat) sonra mucizevi bir şekilde enkazdan çıkarılırken, bilanço çok ağır oldu; 79 ÖLÜ, 962 YARALI.

Milletçe bir kez daha sözün bittiği yerdeyiz. Her zaman olduğu gibi devlet, millet el ele vererek acıları paylaşıp, yaraları saracağız.

Allah böyle yıkım ve acıları bizlere bir daha yaşatmasın. Milletçe başımız sağ olsun.

***

Unutmayalık ki, Emrah ve Barış Sitesi’nin, Rızabey, Doğanlar, Emrah, Yağcıoğlu, Yılmaz Erberk Apartmanları’nın enkazı altında sadece orada yaşayanlar değil, tüm Türkiye kaldı.

Gün “Deprem değil, tedbirsizlik öldür” gerçeğini slogan olmaktan çıkarıp, kişi ve kurumlar bazında hayata geçirme günüdür.

Gün suçlu arama değil, deprem yönetmeliğine aykırı yapıları yıkma günüdür.

***

YER SARSILDIĞINDA...

Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın adıyla

“Yer o yaman sarsıntı ile sarsıldığı, 

Yer, içindeki ağırlıkları çıkarıp dışarı attığı,

Ve insan: ‘Ona ne oluyor?’ dediği zaman.

O gün yer, bütün haberlerini anlatır.

Çünkü Rabbin ona vahyetmiştir.

O gün insanlar, amellerinin karşılığı kendilerine gösterilmek üzere bölük bölük çıkacaklardır.

Her kim zerre kadar hayır işlemişse onu görecektir.

Her kim zerre kadar şer işlemişse onu görecektir.”

(Zilzâl Sûresi, 99 /1-8)

 
Advertisement
Advertisement Advertisement Advertisement Advertisement