YAZARLAR

Tüm Yazıları Eyyup Azlal

Şikayet değil hikayet

06.10.2019 00:02

Öyle bir hale gelmişiz ki şikayet ettiğimiz öğrencilerin bu hale gelmesinde acaba biz mi sebep olduk diye düşünüyorum. Geçen hafta bu minvalde  Sabri Hoca ile dertleşmemizi anlatmıştım. Sabri Hoca da  önce dert sonra ders diyenlerden. Kendisi liselileri adam etmeden üniversiteye göndermem diyor. Doğrusu ondan çekinmeseydim “hocam bence liselileri adam ettikten sonra onları serbest bırak,  diyecektim.” Ama gel gör ki Sabri Hoca bu, kulak asmaz ki bana. Kendisi her ne kadar muhalif de olsa ceberrut bir zihniyetin elinde yetişmiş… Bu nedenle   düşüncemi Sabri Hocaya söyleyecek cesareti bulamadım.

Sabri Hocanın liselilerden muzdaripliği sanki  üniversite gençliğinde olmuyor mu? Bunu yine en iyi bilenlerden biridir hoca. Ona “hocam aslında üzerimize ölü toprağı serpilmiş, sen bizi bırak üniversitede derse girmelisin.” deniliyormuş. Sabri hoca, arkadaşlarından, çevresinden yeni nesil üniversiteli öğrencilerin de hal-i pür-melâlini biliyor tabi. Bilmez olur mu?

Şöyle cevap verirmiş:

“Evladım, siz yine şanslısınız, üzerinize serpilmiş bir ölü toprağı var, bu toprak temizlenebilir. Üniversitede okuyanların  ise  hali daha vahim. Onların çoğu toprak altında kalmış ölülerdir...

Neden böyle söyledin be hocam diye ona yüklendim. Üniversiteler bilim yuvası, geleceğimizin sigortasıdır, Bu kadar hoca var, dedim.

Sabri Hoca acı bir tebessümle

“Sende mi Brütüs?”

Yapmayın Hocam, ben sizden yanayım, ve size hiç ihanet etmedim, dediydim.

Tarih boyunca Brütüsler hep vardı ve bundan sonra da olacak. O zaman Brütüs değilsen can kulağıyla dinle beni, demişti. Belki o da biraz ağır konuştuğunun farkına varmıştı.

Sabri hocayı dinleme vakti... Cebinden bir mektup çıkardı ve mektubu bana okudu. Çok meşhur bir üniversitenin çok meşhur bir hocası ona mektup yazmıştı. Mektubu görünce Sabri Hocanın eline sarıldım. Hocam sen bu adamı nerden tanıyorsun dedim. Benim hocamdır kendisi, ama bana arkadaşı gibi davranır,  dedi. İçimden yahu bu hoca gerçekten buralarda harcanıyor, dedim.

 Mektubu okuduydu…

Pek aziz ve muhterem Kardeşim,

Zat-ı Alinizden  ufak bir bir hasbıhal şeklinde bir ricada bulunacağım. Başta söyleyeyim. Bu ricam asla hususi mahiyeti haiz değildir. Malumun, üniversiteden mezun olalı yıllar oldu. O vakitler bir makaleyi bir kitabı, nerede nasıl bulacağınız hususunda da sizlere bibliografya dersleri veriyordum. Sizleri çoğu zaman kütüphaneye götürüp orada makale ya da kitap nasıl bulunur konusunda yardımcı oluyordum. Sizden sonra ise birden nesil değişti.

Birkaç yıl önce, bir öğrenciden bir e-posta aldım:“Merhaba hocam rahatsız ediyorum daha önce de size e-posta  göndermiştim… Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü son sınıf öğrencisiyim. İsmim ... Hocam bitirme tezim var…

Sabri Hocaya mektup kısmını ve Şikayet Değil Hikayet meselesine devam edeceğiz.

Son Haberler

  • 1

    Kupada yarı final maçlarının programı belli oldu

  • 2

    Bu yıl ikna yöntemiyle 41 terörist teslim oldu

  • 3

    Ömer Faruk Kavurmacı'ya FETÖ'den hapis cezası

  • 4

    FETÖ'cü mahrem imamlar itirafçı oldu

  • 5

    Fenerbahçe Adil Rami ile yollarını ayırdı

Günün Manşetleri

Erdoğan Putin ile İdlib'i görüştü
İdlib'de stratejik önemdeki Neyrab köyünde çatışmalar sürüyor
Polislere müjde! Çalışma şartları iyileştirildi
Ceren Damar davasında karar
İran'la Kovid-19'la ilgili tedbirlerin acilen hayata geçirilmesi kararlaştırıldı
Karaköy saldırganına verilen ceza belli oldu!
Bakan Akar ve komutanlar Suriye sınırında
İran'dan sonra İsrail'de de koronavirüs görüldü
Bakanlık'tan Atakan Kayalar açıklaması
Yıldırım: Darbeyi aklından geçirenler ayağını denk alsın