Vakif_Katilim

13 Ocak 2021

Sorumludur!

Her çoban güttüğü koyundan mes’uldür. Teşbihte hata olmaz, her idareci de emri altındakilerden sorumludur. Bir yöneticinin emri altında bulunanlar rüşvet yiyorlarsa onları idare eden yönetici, “ben bundan sorumlu değilim diyemez”!

Her âmir memurundan sorumludur. Âmire bağlı memur uyuşturucu satıyor, kadın pazarlıyor, rüşvet alıyorsa başındaki âmir o memur hakkında gereğini yapmadıkça hem dini hem de dünyevi mesuliyetten kurtulamaz! 

Her kamu yöneticisi, emri altında bulunan ve kamuya hizmet etmekle mükellef bulunan kamu çalışanlarından sorumludur. Hizmet alanı ne olursa olsun orada eğer görevi suiistimal varsa, haksız kazanç elde ediliyorsa, kamu malı israf ediliyorsa kamu yöneticisi de çalışanları da bu durumdan müştereken sorumludur! 

Her başkan emri altındaki “yardımcılarından” sorumludur! Başkana rağmen, “başkancıklar(!)” yetim malı yiyorsa, tüyü bitmemişin hakkını gasp ediyorsa, başkan da, yardımcıları da bundan müştereken mes’uldür! 

Her müdür emri altında bulunan şeflerden sorumludur, her daire başkanı emri altında bulunan müdürlerden, her genel müdür de emri altında bulunan daire başkanlarından sorumludur. Her müsteşar da kendisine bağlı genel müdürlerden sorumludur! Sorumluluk hem aşağıdan yukarıya, hem de yukarıdan aşağıya doğru hareket eder. Herkes hem yukarıya karşı hem de aşağıya karşı sorumluluğunu yerine getirmek zorundadır! 

Her reis emri altındakilerden sorumludur. Hem onların sağlığını, varlığını, bekasını, hem dünyasını, hem ahiretini düşünmekle mes’uldür! İnsan etrafındakilerden sorumludur…

Her lider, liderlik ettiği insanlardan sorumludur. Sadece doğru insanı doğru yere getirmekle sorumluluktan kurtulamaz. O insanların tâkibinden ve icraatlarından da sorumludur! Yanlış ve gayr-ı ahlâki, gayr-ı hukuki icraatların günahı sadece fiili işleyenin boynuna değil ondan mes’ul olanın da boynuna yazılır! 

Her aile babası ailesinden, her öğretmen sınıfından, her muhtar mahallesinden, her mühendis, ekibindeki çalışanlardan, her müdür bankasından, her kasap dükkanından, her şoför otobüsünden, her çiftçi tarlasından takınından, her antrenör sporcusundan sorumludur! 

Her kaptan gemisinden ve tayfasından, her terzi diktiği takım elbiseden, her memur önüne konulan sümenden, her tamirci değiştiği parçadan, yaptığı onarımdan sorumludur! 

Her gazeteci yaptığı haberden, her ekonomist aldığı karardan, her akademisyen yazdığı metinden, her doktor hastasından, her postacı postasından, her pastane ustası pastasından, her müteahhit yaptığı inşaattan sorumludur. 

Her pilot kabin personelinden ve yolcularından, her orman muhafaza memuru koruduğu alandan, her imam cemaatinden, her balıkçı oltasından sorumludur. 

Her abi kardeşinden, her baba oğlundan, her berber çırağından, her pazarcı sattığı sebze meyveden sorumludur! 

Her devlet adamı ülkesinden, her vali yönettiği vilayetten, her kaymakam ilçesinden sorumludur. “Kenar-ı Dicle’de bir kurt kapsa koyunu, adli İlahi Ömer’den sorar ancak onu!”

Ve hepimiz kendi ellerimizle işlediklerimizden sorumluyuz. Her amelimiz bir yerlere not ediliyor, bir deftere yazılıyor, zamanında açılmak üzere! İnsanlar, polisten, askerden, zabıtadan, devletten, kanundan, nizamdan korkmuyorlar! İnsanoğlunu yanlıştan döndürecek yegâne korku Allah korkusudur. Manevi mes’uliyet, maddi mes’uliyetten her zaman daha güçlü ve daha caydırıcıdır. Allah’tan korkmayan insanlardan her şey beklenir!