Milat Web

09 Ekim 2021

​Suçıktı Şiir Akşamları

Balıkesir’deyiz. Millî Mücadele’nin başladığı mübarek beldeler. Her caddesinde, sokağında o ruhu hissetmek mümkün. Şimdi bu beldelerde kültür ve sanat için atılan adımları konuşuyoruz.

Balıkesir Büyükşehir Belediyesi ve Dursunbey Belediyesi iş birliğince gerçekleştirilen Suçıktı Şiir Akşamları cuma günü panellerle başladı.

Bir şehri imar etmek sadece altyapı ile mümkün değil. Şehrin iç yapısını, insanını ruhen hesaba katmak gerek. Şehirleri birbirinden ayıran özellikler vardır. Dursunbey’de 1994’te başlatılan şiir şöleni bugün sadece kendi ilçesinin değil, aynı zamanda tüm Balıkesir’in bir marka değeri hâline gelmiştir.

Cuma sabahı Kent Konseyindeyiz. Burada “Şiir Festivalleri Nereye” konulu bir panel yapıldı. Panele Yakup Ömeroğlu başkanlık etti.

Türkiye Kent Konseyleri dönem başkanlığı da yapan Balıkesir Kent Konseyi Başkanı Mürsel Sabancı kısa bir açılış konuşması yaptı.

Sabancı, “500 kadar STK’den oluşuyor kent konseyleri. Böyle büyük bir yapıyız. Dursunbey Suçıktı Şiir Akşamları’na da destek oluyoruz.” dedi.

Panel katılımcıları arasında yazar-şair Ali Sali, Hazar Şiir Akşamları adına Şener Bulut, İstanbulensis adına Mehmet Mazak, Kahramanmaraş’taki kültür sanat faaliyetleri için de Duran Boz konuşma yaptılar. Konuşmacılardan

Mehmet Mazak, “İnsan olmak şehir demektir.” der Shakesper. Şiirin şehri dönüştüreceğine inandık. Bu sebeple İstanbulensis’i başlattık. 2011’de başlayan şiir festivalimiz İstanbul çiçeğinden alır adını. Geçen yıl 8. yıl oldu

25-28 Mayıs 2022’de 9. su gerçekleşecek.

Bütün festivallerimizin onur konuğu

Cemalettin Latiç’tir. Festivalin ilkine 19 ükeden 54 şair katıldı. Kanuni’ye soruyorlar, 46 yılda senin için ne önemlidir? ‘Baki gibi bir şairi himaye etmek.’ demiştir. Biz de 15 yıllık süreçte şiire, edebiyata ve şiir festivallerine sahip çıktık. Şiir her zaman var olmalı. Kültür sanattaki amiral gemimiz İstanbulensis’tir.”

Konya TYB Şubesi adına konuşan Vural Kaya, “Mevlana Şiir Şöleni ayrı bir havaya kavuştu. Salgın döneminde zorlu şartlara rağmen dijital olarak yapıldı. Özel çekimlerle yapıldı. İlk idi böyle bir şey. Bu sene ise şiir atölyeleri başlatıldı. Modern şiire ait bütün meseleler tartışıldı. Belediyeler çok önemli. TYB bünyesinde gerçekleşen Mevlana Şiir Şöleni akamete uğramaz. Belediyeler daha fazla sahiplenmeli. Şölenlere yeni şairler katılıyor.”

Hazar Şiir Akşamları adına Şener Bulut konuştu: “Elazığ, Harput şehrinin devamıdır. Diyarbakır gibi kültür merkezi var yakınında. Doğu Anadolu’nun kültür merkezi buralar.

Elazığ’ı 1085’te Çubuk Bey fethetmiş.

Türk kültürünün mayalandığı bir coğrafya

Elazığ. Her dönem İstanbul’u da örnek alarak gerçekten güzel hizmetler yapıldı. Ahmet Kabaklı gibi isimlerin memleketi. Hazar Şiir Akşamları nasıl oluştu? Faaliyetin sivil hikâyesi var. Elazığ’da 1972’de Musîkî Cemiyeti kuruldu. Devletle bütünleşen çalışmalar öyle bir boyuta geldi ki 1992’de şiir şölenleri başladı.1991’de SSCB dağıldı. Biz de Elazığ’da bu sevinci yaşadık. Ben 1992’de Kültür Bakanlığı Yayınevi sorumlusu idim. Şairler gelir, sohbet ederdi. Biz bunu salona taşımak istedik. İlk sahneye davet ettiğimiz şair Ali Akbaş idi. Sonraki yıllarda Fırat Şiir Akşamları 1995’te Hazar Gölü’nde yapılınca adı değişti ve Hazar Şiir Akşamları oldu. Türk dünyasını kuşatan büyük bir şölene dönüştü. Hazar Şiir Akşamları Elazığ’da şiir bayramıdır.”

Duran Boz: “Çok sayılarla sınırlandırmanın bir anlamı olmasa da Yedi Güzel Adam’ın memleketi Kahramanmaraş. Maraş’ta bir geleneğin olması 1950’lerden başlar. Sezai Karakoç, Nuri Pakdil, Alaeddin Özdenören Rasim Özdenören Maraş’ta bu geleneğin oluşmasında etkilidir. Nuri Pakdil, Hamle dergisiyle edebiyat sevgisinin yazma tutkusuna ve aşka dönüşmesinin tetikleyicisidir. 1958’de şiir şöleni yapmış ve bu şölende ilk kez Necip Fazıl’dan şiir okutmuşlardır. İsmail Kıllıoğlu, OsmanSarı gibi yazı erbabı yetişmiştir. Rahmetli Kamil Aydoğan, Ali Karaçalı ve ben 1978 dergi çıkardık. Bu süreç içinde bir yazı zemininin oluşması sağlandı. “İnsanı insana karşı savunma” zemini böylece gelecek yıllara sarktı.”

Panel Başkanı Yakupoğlu: “İlk metinlerimizin şiir türünde olduğuna dair görüşler var. Tonyukuk şiir türündedir, böyle bir görüş var şimdi. Bu şiir meclisleri ne kadar mühim. Güneyde Tebriz’de hâlâ şiir meclisleri var.

Ali Sali: “Dursunbey Suçıktı Şiir Akşamları adına Latiç Bey’in karşısında konuşmak dilimi bağlıyor. (Boşnakça yazdığı mevlit, Ebu Hanife üzerine yazdığı kitaptan dolayı.)

Dursunbey’i mayalayan Mehmet Ruhi Turan

Boşnak göçmenidir. Biz onu Sarı Hoca olarak biliriz. Sarı Hoca’nın babası, “Ben seni Anadolu’ya vakfettim.”demiştir. Hafızlığa onun önünde diz çöktüm. Kütahya, Dursunbey ve Balıkesir üç yerde de onun tesiri vardır.

Suçıktı’ya 1995’te Mehmet Doğan, Atilla Maraşlı geldi. Alaeddin Özdenören’i ziyaret ettiler. Dursunbey’e geçiyorlar. Burada şiir okumuşlar ve devamı öylece gelmiştir.

Ahmet Kot: “Şiir festivaliyle ilgilenmemizin sebebini Bosna’ya borçluyuz. 1988’de Aliya ile görüşmek üzere Bosna’ya gittiğimizde Makedonya’da şiir programına katıldım.

Uluslararası anlamda şairler nasıl buluşur? Bunu orada gördüm. İlk kez Cemalettin Latiç ile tanıştım. Sonra da Türkiye’de nasıl yapılır, diye düşündüm. Sonra İspanya’da katıldım.

1992’de TYB olarak ilkini Bursa’da

sonra Özbekistan’da yaptığımız şiir şölenleri oldu. Bu şekilde adım adım Türk dünyasını tanıdık. Hem şiir potansiyelini tanıdık

hem de kültür zenginliğini.”

Yakupoğlu:

“Struga Şiir Akşamlarını gözlemlemek lazım.

Ahmet Kot’un kültür hayatımıza çok katkısı vardır. Hakanlar şairleri korurdu. Belediyelerimiz kültür faaliyetlerine önem vermeli.”

Şiir festivallerinin nasıl yapılması gerektiği de tartışıldı.

Türkiye Şiir Derneği kurulmalı. Diğer tüm kamu kurumları da desteklemeli şeklinde bir görüş ortaya atıldı.

Vural Kaya, “Festivalleri önemsiyorum, bir çatı altında olmalı.” dedi.

Şener Bulut, “Herkesin katkı sağlaması lazım. Elazığ örneğini vermek isterdim. Türkiye’deki kültür hayatımızın olumsuz gösterilmesi doğru değil. Sivil boyut önemli.”

Program “Dünden Yarına Şiir” paneli ile devam edecek. Suçıktı Şiir Akşamları’na dair izlenimlerim devam edecek. Şimdiden heyecanı yüksek bir şölen var. Şiirin olduğu yerde şifa vardır, kültür ve medeniyet vardır.

 

 
Advertisement
Advertisement Advertisement Advertisement