10 Nisan 2021

TÜFE-ÜFE Arasındaki Makas Giderek Açılıyor

 

Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK) verilerine göre; yurt içi üretici fiyat endeksi (Yİ-ÜFE) Mart ayında bir önceki aya göre yüzde 4,13, bir önceki yılın Aralık ayına göre yüzde 8,21, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 31,20 ve on iki aylık ortalamalara göre yüzde 17,04 arttı.

Sanayinin dört sektöründen imalatta ise yıllık yüzde 33,96, aylık 4,33 oranında artış gerçekleşti.

Ana sanayi gruplarının yıllık değişim oranları incelendiğinde;

Ara malında yüzde 37,72, dayanıklı tüketim malında yüzde 29,68, dayanıksız tüketim malında yüzde 23,98, enerjide yüzde 23,27, sermaye malında yüzde 27,31 artış gerçekleşti. Aylık ise; ara malı yüzde 5,05, dayanıklı tüketim malı yüzde 1,66, dayanıksız tüketim malı yüzde 2,73, enerji yüzde 5,93, sermaye malı yüzde 2,62 oranında arttı.

Tüketici fiyat endeksindeki değişim ise Mart ayında aylık yüzde 1,08, yıllık yüzde 16,19 olarak gerçekleşmişti. Yaklaşık bir hesap yapıldığında, üretici fiyatlarındaki artışın yıllık bazda TÜFE’nin 2 katı, aylık ise 4 katı olduğu görülüyor.

2020 Ağustos ayında ÜFE yıllık 11,53 iken TÜFE 11,77 olarak açıklanmıştı. Aradaki farkın çok cüzi olduğu bu durum son yedi aydır ÜFE aleyhine değişti. Eylül ayında 2,58’e olan fark, her ay giderek açıldı ve son veride görüldüğü üzere 15,01’e kadar çıktı.

Açılan bu makas pandemi sürecinde azalan talep nedeniyle üreticilerin, fiyatları TÜFE’deki artışa yakın bir oranda arttıramadıklarından kaynaklanıyor. Ancak üreticiler maliyetlerdeki bu artışı koşullar iyileştiğinde kademeli de olsa mutlaka tüketici fiyatlarına yansıtacaktır. Bu durum da önümüzdeki dönemde enflasyon için ciddi bir risk oluşturmaktadır.

Bazı kalemlerden örnek vermek gerekirse; ÜFE’de gıda ürünleri yıllık yüzde 29,26, tekstil ürünleri yüzde 27,61 oranında artarken ilgili grupların tüketici fiyatlarında yaklaşık 10-20 puan daha düşük bir artış gerçekleşti. Salgın döneminde talebi düşen hazır giyim sektöründe kullanılan ham madde fiyatlarında da gözle görülür bir artış yaşanıyor.

Bunun yanı sıra yükselen döviz kurlarını da üretici fiyatlarını arttıran diğer bir unsur olarak sayabiliriz. Sektör ne kadar çok ithal girdi kullanıyorsa kur artışından da o ölçüde etkileniyor. Örneğin dayanıklı tüketim mallarındaki artış büyük ölçüde döviz kurlarındaki değişimden kaynaklanıyor.

Bunların dışında üreticileri sıkıntıya sokan bir diğer konunun da salgından kaynaklanan lojistik ve tedarik sorunu olduğunu söyleyebiliriz.

ÜFE’yi olumsuz etkileyen nedenlerden biri de küresel çapta emtia fiyatlarındaki artış. Vaka sayıları artsa bile tüm dünyada aşılama ile birlikte iyimser bir hava hâkim. Bazı ülkeler büyüme tahminlerini yukarı yönlü revize etmeye başladılar. IMF de küresel ekonomiye ait yüzde 5,5’lik büyüme tahminini yüzde 6’ya çıkardı.

Bu durum önümüzdeki dönemde üretimin güçlü bir şekilde artacağına işaret ediyor. Ara mal ve ham maddeye olan talebin artması da bu kalemlerde dikkat çeken bir fiyat artışına neden olabilir.

 
Advertisement Advertisement Advertisement