Milat Web

27 Eylül 2021

Tüketiciler üreticiler ve öğrenciler

Geçenlerde Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde okuyan Ahmet ile konuşuyoruz. Günlüğü 150 lira olan bir otelde kaldığını söylüyor. Otel sadece sabah kahvaltısı veriyormuş.

Peki, ya özel yurtlar? “Hiç sormayın, otelden daha ucuz değiller” dedi. Ev kiraları? 1+1 daireler bile yıllığı 40 bin liraya geliyor ve bir yıl da peşin istiyorlar.

Musa Hoca da dertli…Çocuğu bu yıl İstanbul Üniversitesi’ne kazandı. “Artık aylık giderlerime 5500 lira daha ilave oldu” dedi. KYK çıkmadığı için özel yurtları aramışlar onlar da aylık 3000 liradan başlatıyor fiyatları. Çaresiz 2500 lira bir ev tutmuşlar.

Ahmet ve Musa Hoca sadece iki örnek. Onların da tanıdıkları var ve aynı dertten muztaripler.

Ne var ki Gençlik ve Spor Bakanı Mehmet Muharrem Kasapoğlu, aynı fikirde değil.“Yurt konusunda milletimizi kandırmaya çalışıyorlar” diyor.

Bakan Kasapoğlu, ayrıca, son 19 yılda, 2002-2021 yılları arasında 190'dan 768'e yükselen yurt sayısı ve 182 binden 720 bine yükselen bir kapasite olduğunu söylüyor. Bakıldığında 4 misline yakın bir artış gerçekleşmiş oluyor.

Buna en ufak bir itirazım yok. Hakkını teslim etmek lazım AK Parti gerek okul, derslik ve yurt sayılarını eskiye oranla bir hayli arttırdı.

Ancak ortada böyle bir sorun da var. Bazı belediyeler ve valiler bu konuda çağrı bile yaptı.Demek ki daha fazlasına ihtiyaç var. AK Partili siyasetçiler ve medya organları bu türden haberleri, sorunları ya CHP tiyatrosu olarak görüyor ya da üstünü örterek görmezden geliyor.

Geçenlerde Pir Sultan Abdal DerneğiDili, dini ırkı ne olursa olsun iyiler iyidir” diyerek ülke genelindeki tüm Cemevlerimizin kapılarını ön koşulsuz, şartsız ve ücretsiz tüm öğrencilerimize açıyoruz” açıklamasını yaptı. Tebrik ettim.

Ancak hemen ardından eleştiriler gelmeye başladı. “Eleştireceğinize siz de benzer bir çağrı yapın” dedim.

Ben bu tavrı çok yanlış buluyorum. Aynı tutum 2018 yılından beri fahiş fiyat artışlarında da gösterildi. Fiyat artışlarından rahatsız olan vatandaşlarımızı “açız, açız” diyen elitlere benzettiler.

Bereket versin Cumhurbaşkanı Erdoğan bu konuda hassasiyetini ortaya koydu da medyası haber yapmaya başladı.

Nedense kimse ne sorunlara yönelik eleştirel bir tavır ortaya koyabiliyor ne de bu konuda bir çözüm önerisi sunabiliyor.

Oysa bugün gündem; ne İmamoğlu’nun bozulan otobüsleri ne de millet ittifakının adayı. Milletin asıl gündemi, fiyat artışları, öğrencilerin barınma sorunu ve pandemi tedbirleri…

Yani sağlık, eğitim ve ekonomi. Yani toplumsal hayatın en önemli dinamikleri… Yani sorun AK Parti’nin en başarılı olduğu alanlardaciddi sorunlar yaşanması.

Anlayacağınız siyasetçilerinin ve medyanın gündemi bir türlü halkın gerçek gündemiyle örtüşmüyor.

Çok şükür fahiş fiyat artışının önüne geçilmesi için üreticiden tüketiciye ulaşım zincirini sağlayan Hal Yasası'nın çıkarılması gündeme geldi. Bu konu da epeydir milletimizin canını acıtan bir durum.

Hal Yasası ile yüksek fiyatların yansıdığı gıda fiyatlarında aracılık maliyetlerinin düşürülmesi hedefleniyor.

Peki, bu yeterli mi?

2018 yılından beri süregelen bir sorundan bahsediyoruz.

AK Parti kaynakları; “Üretici, tedarikçi ve perakendeci işletmelerin girdi maliyetlerindeki artış gibi haklı herhangi bir sebebe dayanmadan fahiş fiyat artışına gitmesi, serbest piyasa ekonomisi ile açıklanamaz” diyor.Haklılar.

Bu olanların serbest piyasa ile açıklanabilir bir durumu da kalmadı. Büyük firmaların belirli ürünleri stoklayarak, piyasayı speküle etmesinin önüne artık geçilmeli.

Dörtlü duru sabun bile 23 lira olmuş marketlerde. Bir şişe süt 12 lira, dar gelirli ailelerin en temel gıdalarından biri olan yumurta aldı başını gidiyor. Üreticiden bir lira alınan domates markette 5 lira 7 lira!

Üretici kazanmıyor, tüketici mağdur öğrenci barınma sorunu yaşıyor…Rekabet kanuna aykırı olarak kim ne iş çeviriyorsa tespit edilip gereği yapılmalıdır.

“Tohum, gübre, yem, ilaç ve mazot gibi girdi maliyetlerinin yanı sıra finansman yükünü hafifletici, teknoloji odaklı dönüşümü sağlayıcı programlar uygulamaya konulacak” diyor AK Parti. Erken Uyarı Sistemi’nden bahsediyor.

Yapılması gereken debudur. Korkmayın, nerede eksiklik, sorun varsa dillendirin, eleştirin ve çözüm önerileri sunun.

 
Advertisement
Advertisement Advertisement Advertisement Advertisement Advertisement Advertisement Advertisement