Dolar (USD)
33.02
Euro (EUR)
35.95
Gram Altın
2548.70
BIST 100
11156.2
02:17 İMSAK'A
KALAN SÜRE

23 Aralık 2020

Türkiye Sincar'a girecek

Geçen yazımızda Sincar’da “resmileşen” PKK ile Haşdi Şabi arasındaki ittifakı anlatmıştık: iki örgüt de birbirinin varlığına muhtaç çünkü İran ve HAŞ için PKK demek, içe kapanmış, bölge ile ilgilenemeyen Türkiye demektir.

Irak’ta ama husûsen Kürdistan bölgesindeki temel stratejisi rakip güçleri dengelemek olan İran’ın KBY’de güç devşirmesini kolaylaştıran önemli bir faktör de Talabani ile GORAN Hareketi’ni barıştırarak ikisinden de payını almayı başarmasıdır.

Biz, fi tarihinden beri “Aşiret Reisleri” şarkısını ağzımızda pelesenk edip ezerken, İran stratejik hamlelerle Kürt grupları yanına çekmeyi başarıyordu. Ak Parti iktidara geldikten sonra Türkiye'nin Irak denklemi içinde yer alma çabaları, yine aynı “Aşiret” vokalistleri engeline maruz kalıyordu.

İran, Irak’ta güç devşiriyor

2010’da Obama ABD askerini Irak’tan çekince oluşan boşluğu büyük oranda İran doldurdu. Sınırındaki bölgeyi yöneten Celal Talabani liderliğindeki KYB’yi avuçlarına alan İran, zaman zaman ilişkilerini geliştirdiği Barzani liderliğindeki KDP’yi de KYB’ye karşı dengelemeyi ihmal etmiyor/du. İran bir yandan 2015’teki başkanlık krizinde olduğu gibi KDP lideri Mesut Barazi’nin Başkanlığını desteklerken, öbür yandan da bunu dengelemek için 2016’da Goran ile Talabani’yi nasıl bir ittifakla yeniden önemli bir güç haline getirdiği hafızalarda duruyor. Kürdistan’daki güç unsurlarını kontrol etmek için birini diğerine karşı destekleyerek hem dengeleme hem de o bölgede nüfuzunu arttırma girişimleri bilhassa son 30 yıldır İran’a Irak’ta ciddi kazanımlar sağladı.

Şehirlerde İran ve ABD kaosu

Bugün ise bölgeye Haşdi Şabi gibi örgütleri sokan İran’ın bozguncu tutumlarından dolayı KBY ile Irak Merkezi hükumetinin Şengal’de yönetimi ellerinde bulunduran PKK ve HAŞ’ı buradan çıkarıp şehri bölge halkına teslim etme girişimleri karşılık bulmuyor. Bu, önemli ölçüde İran ve ABD gibi harici güçlerin kaos stratejilerinden kaynaklanıyor çünkü Irak Federal hükumeti ile KBY’nin uzlaşması, birlik olması bölge üzerinde hesabı olan İran’ın da ABD’nin de işine gelmiyor.

Bu yüzden,

Süleymaniye, Dohuk ve Halepçe kentlerinde günlerdir süren gösteriler gittikçe büyüyor. “Maaş alamıyoruz” diye başlayan gösterilerde 14 kişinin öldüğü haberleri, meselenin maaştan öte bir önem arz ettiğini gösteriyor. Görgü tanıklarının, “Gösterilerde aktif rol alan çok sayıda yabancı var” ifadelerine bakılırsa sorunun maaş olmadığı anlaşılıyor. İran gibi ABD gibi KBY ile Bağdat’ın barışık olmasını istemeyenlerin ve bu amaçları uğruna KBY’de şehirleri ateşe verenlerin önümüzdeki günler için hangi planlara sahip olduklarını merak etmemek mümkün mü?

KBY Başbakanı Mesrur Barzani, PKK ile Haşdi Şabi’nin Sincar’da nasıl bir oyun oynadıklarını açıkladı: PKK çekilmedi, bazı unsurları bir günlüğüne çekildi ama bir gün sonra geri döndü, üstelik PKK Suriye’den ilave silahlı güçler de getirdi. PKK, kankası HAŞ’ın Irak Ordusuna ait kıyafetlerini giyerek bir gün önce terk ettiği Şengal’e, Suriye’deki silahlı YPG/PKK’lıları yanına alarak ABD’nin kontrol ettiği hattan geri döndüler.

Türkiye operasyona katılabilir mi?

Irak Merkezi Yönetimin Başbakanı Mustafa Kazımi, KBY Başkanı Neçirvan Barzani, Başbakanı Mesrur Barzani çok iyi biliyorlar ki İran’ın asıl gayesi Sincar’ı Bağdat yönetimine bağlamak. Ezidileri KBY’nden koparmayı başaran bir İran, bölgenin Suriye ve Türkiye ile sınırlarını rahatlıkla kontrol ederek Şii hilalini buradan Suriye’ye geçireceğini düşünüyor.

Şimdi asıl soru şu:

İran ve ABD’nin bu oyununa karşı Türkiye’nin planı ne? Türkiye sınırlarını tehdit eden hiçbir oldu-bittiye müsamaha göstermemeye kararlı. Bunu hem komşu devletler hem de bu örgütleri besleyen devletler biliyor. Bu yüzden Bağdat ve Erbil sıkışır ve Türkiye’den yardım talebinde bulunur ise Türkiye’nin bu talebi kabul etmemesi düşünülemez.

Talep gelmesi halinde meşru yöntemlerle Sincar ve belki ilave bölgelerde Türkiye-KBY-Irak Merkezi hükumetinin ortak operasyonlarını duyabiliriz.

Mustafa Kazımi’nin Ankara ziyaretine bir de bu açıdan bakmamız önümüzdeki günlerde yaşanacak gelişmelere projeksiyon tutmamıza sağlayacaktır.

Bu konuya ilerde devam edeceğiz…

 
VF kat sağ