16 Ekim 2021

Üç benzemez düşman: ABD, Rusya, İran

 

ABD, Kuzey Suriye’de bir Kürt devleti peşinde, Rusya ve İran ise Suriye’deki bir milyon Müslümanı katleden Esed’in yanında ve arkasında. Ancak son dönemde bölgede dikkat çeken gelişmeler var.

Ermenistan’a en fazla destek veren ülke İran. Azerbaycan sınırında ZengezurKoridoru’ndan geçecek yol yapılmasın diye bir tatbikat yaptı, Azerbaycan Devlet Başkanı İlham Aliyev’den fırçayı yedi. Şimdi ikinci tatbikata hazırlanıyor ancak ordusunun yarıdan fazlası Azerilerden oluşuyor. Suriye’de bulunan İran milislerini ise İsrail uçakları nokta atışları ile temizlemeye başladı.

Irak’ta 10 Ekim’de yapılan seçimlerde İran ve ABD karşıtı Şii Arap lider Mukteda es-Sadr hareketi73 sandalye ileönceki seçimlerde olduğu gibi yine birinci parti çıktı. 329 sandalyeli Irak meclisinde eski Meclis Başkanı Muhammed Halbusi’nin Sünni Takaddüm Partisi 38 sandalye ile ikinci, eski Başbakan Nuri Maliki ise 37 sandalye ile üçüncü oldu. Dikkat çeken durum ise seçimlere katılımın yüzde 41 gibi çok düşük bir düzeyde kalması. İran ve ABD, bütün tezgâhlarına rağmen Irak’ı adım adım kaybediyor. Fakirlikle boğuşan Irak insanının seçimlere yoğun katılımı durumunda İran ve ABD yanlılarının tamamen silinmesi işten bile değil.

***

Türkiye’nin elektronik harp kompleksi Koral, birkaç gün önce Halep’in kuzeyindeRusların çok amaçlı insansız keşif uçağı Orlan 10’u sistemlerini kilitleyerek düşürdü. Bu Ruslara bir ihtardı. Rusların kontrol ettiği Tel Rıfat, Münbiç ve Güney İdlib’den çok yoğun ve sistemli saldırılar var. Türkiye’nin normalleştirip Suriyelileri yerleştirdiği bölgelere yapılan bu saldırılar sivillerin de olduğu can kayıpları ile sonuçlanıyor. Bu saldırıları her ne kadar Esed rejimi ile PKK / YPG’liler yapıyor olsa da, perde gerisinde Rusya, İran ve ABD’nin desteğivar. Onlar göz yummamış olsa saldırıların olması mümkün değil. 

Türkiye’nin güvenli bölgeler oluşturup, göçmenleri oralara yerleştirmesini içlerine sindiremiyorlar. Öncelikli amaçları Türkiye ve Avrupa’ya yeni bir göç dalgasını tetiklemek. Hep birlikte buraların güvenli olmadığını ispatlamanın derdindeler. İkinci amaçları ise iç siyasette Türk hükümetinin elini zayıflatmak.

Kurmak istedikleri özerk bölgelerin alanını genişletme isteği de var. Türkiye’ye rağmen böyle bir şeyi yapamayacaklarının farkındalar ama yine de Sam Amca’nın koruyuculuğunda şanslarını denemek istiyorlar. Tabii, Sam Amcaları Afganistan’da olduğu gibi arkasına bakmadan tası tarağı toplayıp gitmezse…

Türkiye, tamamlayacağı Barış Pınarı Harekâtı ile Suriye ve Irak sınırı boyunca 30 kilometrelik bölgeyi kontrol altına alıp güvenliği sağlayarak Suriyeli göçmenleri bu şeride yerleştirme konusundaki kararlılığını sürdürüyor. Bunu yaptığı takdirde iç siyasette de eli oldukça güçlenecektir.

***

Türkiye, iki yıldır akıllı bir strateji ile PKK elebaşlarını yok etmek için insansız hava araçlarını kullanıyor. Teröristler artık Türkiye’nin güney sınırına yaklaşamıyor. Türk dron teknolojisi geliştikçe PKK da günden güne eriyor. Teröristlerin bile dağ keçisi gibi zar zor ulaştığı mağara barınaklar içindekilerle birlikte temizleniyor.

Kuzey Suriye’de DEAŞ diye bir tehlike kalmadı. Buna rağmen ABD, çöreklendiği petrol kuyularının başından ayrılmak istemiyor. Petrolü Esed’e satıp parasını da PKK / YPG ile paylaşıyorlar. Türkiye’ninakıllı bir strateji ile ABD’den istediği F16 paketi onaylanırsa,-ki gelen duyumlar bu teklife sıcak bakıldığı yönünde-ABD Kuzey Suriye’yi boşaltıp çekilebilir.

Türkiye, Suriye’nin kuzeyi ile ilgili tüm diplomatik yolları kullandı ve bitirdi. Şimdi gündemde askeri operasyon var. Durdurulmuş olan Barış Pınarı Harekâtı her an devam ettirilebilir. Barış Pınarı’nın yanı sıra Sincar-Mahmur-Kandil üçgeninde de ikinci ve kapsamlı bir harekât bekleniyor. Suriye’nin kuzeyinde ABD’nin eğitip donattığı terörist unsurlar kumsalda yapılmış kumdan oyuncak gibi duruyor. Güçlü bir dalganın gelmesi hepsini silip temizlemek için yeterli olacaktır. Üstelik bu kez harekâtı 30 kilometre ile de sınırlamamak lazım.

 

 
Advertisement Advertisement Advertisement