Dolar (USD)
18.5444
Euro (EUR)
18.2956
Gram Altın
1013.55
BIST 100
3392.13
02:17 İMSAK'A
KALAN SÜRE

24 Haziran 2022

Üç Muhammed

Muhammed bin Selman, Muhammed bin Zayed, Muhammed Dahlan İsrail zulümlerinin İbrahim anlaşmaları kılıfıyla İslam alemine yutturulması için bir dönem Siyonizm tarafından el üstünde tutulan, ülkelerinde önleri açılan simge isimler.

Türkiye’nin BAE ile anlaşmalara imza atmasının ardından Suudi Arabistan Veliaht prensi bin Selman’ı üst düzey devlet töreniyle ağırlaması bölgedeki dengeleri değiştirecek refah çağının müjdecisi olarak değerlendirildi. Selman’dan sonra İngiltere Dışişleri Bakanı Liz Truss ve İsrail Dışişleri Bakanı Yair Lapid’i de ağırlayan Ankara, yeni dönemde dünya siyasetinin merkezi olacağının sinyallerini çaktı.

Selman ile Türkiye , Yemen savaşı, Katar’a konulan ambargo, Mısır’da Sisi’ye verilen destek, Libya’da Hafter’e destek konularıyla karşı karşıya gelmişti. Gazeteci Kaşıkçı’nın İstanbul başkonsolosluğunda öldürülmesi olayı iki ülke arasındaki ilişkileri çıkmaza soktu. Malum olduğu üzere Kaşıkçı hem Suud hem de Amerikan vatandaşı Washington Post’ta yazan birisiydi.

Kaşıkçı cinayetinde Türk istihbaratının başarısı uluslararası komployu alt üst etti. Cinayetle ilgili bütün delillerin talep eden ülkelere verilmesine rağmen ABD kendi vatandaşını bile çıkarları uğruna sattı. Selman’ın ‘Ya ben, ya da kaos’ formülü tuttu. ABD Başkanı demokrasiyi sömürü aracı olarak kullandığını, hiçbir ahlaki kaygı taşımadığını bir kez daha ispat ederek, Temmuz ayında Riyad’a gideceğini açıkladı. Biden’in Riyad ziyaretinin gerekçeleri arasında, Petrol fiyatlarındaki hızlı tırmanışı durdurmak, İsrail’in güvenliğini sağlamak ve İsrail’in Filistin topraklarını haksız işgalini normalleştirmek bulunuyor.

Türkiye’deki davanın Suudi Arabistan’a iade edilmesinden sonra Selman’ın başını ağrıtacak Democracyforthe Arab Word Now adlı grubun ABD federal mahkemesinde açılan bir dava bulunuyor. Amerikan mahkemesi yargı yetkisine sahip olup olmadığına henüz karar vermedi. Yetkisizlik kararı verirse bundan böyle kimse bin Selman’ı Kaşıkçı davasıyla ilişkilendiremeyecek.

ABD, Selman’ı istediği çizgiye getirebilmek için, siyasi mahkumların serbest bırakılması, insan hakları savunucusu kılığındaki ABD ajanların seyahat yasaklarının kaldırılması, gözaltına alınanların serbest bırakılması, erkek kadın ayrımcılığının sona erdirilerek kadın aktivistlerin reform isteklerinin dikkate alınması, idam cezaları ve infazların kaldırılması, Yemen’de ateşkesin sağlanması gibi konularda dosyaları açacak.

Suudi Arabistan ile Türkiye’nin yüz yıllar boyunca aynı dini, aynı vatanı paylaşmış toplumlar olarak çözülemeyecek sorunu olmasa gerek. Selman’ın Türkiye ziyareti Müslüman ülkelerde monarşik rejimlere nefes aldırarak demokrasi hayallerine son noktayı koydu. Bundan sonra yapılacak olan her iki devletin de batının çıkarları yerine kendi halklarının refahlarını gözetmeleri olmalıdır. Selman’ın ziyareti Doğu Akdeniz Enerji Formu’nda Türkiye’yi devre dışı bırakmak isteyen İsrail’e de net bir cevap olacaktır. Türkiye’nin bölge ülkeleriyle kuracağı yakın ilişki kaos alanı haline getirilen İslam coğrafyasına bir nebze de olsa nefes aldıracak, Yunanistan üzerinden Türkiye’yi sıkıştırma girişimleri de boşa çıkacaktır.

Muhalefetin, Mavi Marmara, Kaşıkçı gibi konulardaki eleştirilerini sözüm ona insan haklarının, demokrasinin koruyucu kurumlarına çevirmeden, BM’nin, İnsan Hakları Örgütlerinin, İnsan Hakları Mahkemeleri’nin tutumlarını göz ardı ederek yapılanlar veya yapılamayanlar üzerinden sadece Türkiye’yi sorumlu tutma kurnazlığı abesle iştigalden başka bir şey değildir. Muhammed Selman Suudi Arabistan’ın gelecek 50 yılına damgasını vuracaktır. Yeni dönem üç Muhammed ile çatışarak Müslümanların kaynaklarının batılılara peşkeş çekilmesi yerine, maddi ve manevi imkan ve potansiyelimizi birleştirerek emperyalizme kafa tutma dönemidir. (Ey mü'minler! Hem) Allah'a, (hem) O'nun Peygamberine itaat ediniz; birbirinizle uğraşıp çekişmeyiniz; sonra korkaklaşıp kuvvetten düşersiniz; ayeti kulaklarımıza küpe olsun.

Son olarak, İslam ve Kur’an eğitim içini ömrünü vakfeden, Mahmut Ustaosmanoğlu hocaefendiyi rahmetle anıyor, ‘alimin ölümü alemin ölümüdür’ hadisi şerefini hatırlatarak, rabbim bu milleti hakkı hak, batılı da batıl olarak anlatacak alimlerden mahrum etmesin duasına amin demenizi bekliyorum. Vesselam…

 
Advertisement Advertisement